öğüt ile cümle

öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Pretože mne naozaj nestačí iba pomôcť tomu dievčaťu a poradiť mu.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Protože mně úplně nesedí pomoci té dívce jenom prostřednictvím konzultací a odkázáním na další služby.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Vì tôi không thấy hài lòng khi chỉ giúp cô gái ấy bằng việc tư vấn và giới thiệu trợ giúp.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Γιατί δεν νιώθω ικανοποίηση προσφέροντας βοήθεια σε αυτό το κορίτσι μόνο με συμβουλές και παραπομπές.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Ведь я не хочу просто проконсультировать ту девушку и направить её ещё к кому-либо.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Защото не се чувствам удовлетворена просто да помогна на това момиче със съвети и препоръки.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Мені замало допомогти тій дівчинці порадою чи скеруванням.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.מפני שלא ממש נוח לי רק לעזור לילדה ההיא עם יעוץ והפניה.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.لأنني لن أكون مرتاحة بمساعدة تلك الطفلة باستشارة أو إحالة لمختص فحسب.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.支援を与えるよりも そもそも 問題を未然に防ぎたいからです
Değerlerimizi göstermeliyiz. Neyi öğütleyeceğimize çalışmalıyız.Musimy pokazać nasze wartości i praktykować to co propagujemy.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.de deux femmes qui moudront à la meule, l`une sera prise et l`autre laissée.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Din două femei cari vor măcina la moară, una va fi luată şi alta va fi lăsată.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Dos mujeres estarán moliendo en un molino; la una será tomada, y la otra dejada
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Dua wanita sedang menggiling gandum: Seorang akan dibawa, dan seorang lagi ditinggalkan
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Due donne macineranno alla mola: una sarà presa e l'altra lasciata
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Dve bosta mleli na mlinu: ena bo vzeta in ena puščena.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Dvě budou ve mlýně při žernovu; jedna bude vzata, a druhá zanechána.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Dve budú mlieť vo mlyne; jedna bude vzatá a druhá zanechaná.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Dwie będą mleć we młynie; jedna będzie wzięta, a druga zostawiona;
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.estando duas mulheres a trabalhar no moinho, será levada uma e deixada a outra.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Kaksi naista on jauhamassa käsikivillä; toinen korjataan talteen, ja toinen jätetään.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Két asszony õröl a malomban; az egyik felvétetik, a másik ott hagyatik.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.두 여자가 매를 갈고 있으매 하나는 데려감을 당하고 하나는 버려둠을 당할 것이니라
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.To Kvinder skulle male på Kværnen; den ene tages med, og den anden lades tilbage.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.To kvinner skal male på kvernen; en blir tatt med, og en blir latt tilbake.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Två kvinnor skola mala på samma kvarn; en skall bliva upptagen, och en skall lämnas kvar.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Twee vrouwen zullen bezig zijn koren te malen. De een zal worden meegenomen, de ander achterblijven.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.và có hai người nữ đương xay cối , một người được đem đi , còn một người bi để lại .
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.và có hai người nữ đương xay cối, một người được đem đi, còn một người bi để lại.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Zwei werden mahlen auf der Mühle; eine wird angenommen, und die andere wird verlassen werden.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.δυο γυναικες θελουσιν αλεθει εν τω μυλω, μια παραλαμβανεται και μια αφινεται.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Две жени ще мелят на мелницата; едната се взема, а другата се оставя.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.две мелющие в жерновах: одна берется, а другая оставляется.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.Дві молоти муть на жорнах; одна візьметь ся, а одна зоставить ся.
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.שתים טוחנות ברחים אחת תאסף ואחת תעזב׃
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.اثنتان تطحنان على الرحى. تؤخذ الواحدة وتترك الآخرى
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.兩 個 女 人 推 磨 . 取 去 一 個 、 撇 下 一 個
Değirmende buğday öğüten iki kadından biri alınacak, biri bırakılacak.兩個 女人 推磨 . 取去 一 個 、 撇下 一 個
Dişleriniz öğütürken, tükürük de yiyeceği eritmeye başlıyor.La saliva comienza a disolver la comida mientras los dientes la muelen y la cortan.
Dişleriniz öğütürken, tükürük de yiyeceği eritmeye başlıyor.la saliva comincia a scomporlo insieme ai denti che lo tagliano e lo masticano.
Dişleriniz öğütürken, tükürük de yiyeceği eritmeye başlıyor.舌で喉に押し出され
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Az istenteleneknek beszédei leselkednek a vér után; az igazaknak pedig szája megszabadítja azokat.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.De gedachten van rechtvaardige mensen zijn goed, maar wat de goddelozen uitbroeden is bedrog.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.De rättfärdigas tankar gå ut på vad rätt är, men de ogudaktigas rådklokhet går ut på svek.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.De rettferdige tenker bare på det som rett er; de ugudeliges råd er svik.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Die Gedanken der Gerechten sind redlich; aber die Anschläge der Gottlosen sind Trügerei.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Gîndurile celor neprihăniţi nu sînt decît dreptate, dar sfaturile celor răi nu sînt decît înşelăciune. -
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.I pensieri dei giusti sono equità, i propositi degli empi sono frode
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.의인의 생각은 공직하여도 악인의 도모는 궤휼이니라
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Les pensées des justes ne sont qu`équité; Les desseins des méchants ne sont que fraude.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Los pensamientos de los justos son rectitud, pero las artimañas de los impíos son engaño
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Myšlení spravedlivých jsou pravá, rady pak bezbožných lstivé.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Myšlienky spravedlivých sú spravedlivým súdom; zúmysly bezbožníkov sú lesť.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Myśli sprawiedliwych są prawe: ale rady niepobożnych zdradliwe.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Orang jujur memikirkan hal-hal yang baik; orang jahat merencanakan tipu daya
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Os pensamentos do justo são retos; mas os conselhos do ímpio são falsos.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Pravičnih misli so pravične, sveti brezbožnih pa zvijačni.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Retfærdiges Tanker er Ret, gudløses Opspind er Svig.
Doğruların tasarıları adil, Kötülerin öğütleri aldatıcıdır.Tư tưởng người nghĩa chỉ là công bình; Song mưu luận kẻ ác đều là giả dối.

İlgili Sayfalar