öğüt ile cümle

öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.내가 이를 때까지 읽는 것과 권하는 것과 가르치는 것에 착념하라
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Legg vinn på oplesningen av Skriften, på formaningen, på læren, inntil jeg kommer!
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Lue, kehoita ja opeta ahkerasti, kunnes minä tulen.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Pînă voi veni, ia seama bine la citire, la îndemnare, şi la învăţătura pe care o dai altora.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Póki nie przyjdę, pilnuj czytania, napominania i nauki.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Var nitisk i att föreläsa skriften och i att förmana och undervisa, till dess jag kommer.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Εως να ελθω, καταγινου εις την αναγνωσιν, εις την προτροπην, εις την διδασκαλιαν
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Доки прийду, пильнуй читання, утїшення, науки.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Доколе не приду, занимайся чтением, наставлением, учением.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.но оная, която живее сладострастно, жива е умряла.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.והיה שקוד לקרות ולהוכיח ולהורת עד כי אבוא׃
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.الى ان اجيء اعكف على القراءة والوعظ والتعليم
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.你 要 以 宣 讀 、 勸 勉 、 教 導 為 念 、 直 等 到 我 來
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.你 要 以 宣讀 、 勸勉 、 教導 為念 、 直 等到 我來
Beraber evrimleştiğimiz yassı ufuk, sonsuz, sınırsız kaynaklar, ve limitsiz çöp öğütmenin bir metaforu oldu.풍부한 자원과 폐기물 처리를 위한 무제한의 수용력을 가진
Beraber evrimleştiğimiz yassı ufuk, sonsuz, sınırsız kaynaklar, ve limitsiz çöp öğütmenin bir metaforu oldu.הוא מטפורה למשאבים אין-סופיים, בלתי-מוגבלים ולקיבולת בלתי-מוגבלת
Beraber evrimleştiğimiz yassı ufuk, sonsuz, sınırsız kaynaklar, ve limitsiz çöp öğütmenin bir metaforu oldu.كان دومًا رمزًا للموارد غير المحدودة واللانهائية والسعة اللامحدودة
Beraber evrimleştiğimiz yassı ufuk, sonsuz, sınırsız kaynaklar, ve limitsiz çöp öğütmenin bir metaforu oldu.廃棄物の処理に対する 無制限の許容量といった 無限性を象徴するものでした
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Bei ihm ist Weisheit und Gewalt, Rat und Verstand.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Com Deus está a sabedoria e a força; ele tem conselho e entendimento.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Con Dios están la sabiduría y el poder; suyo es el consejo y el entendimiento
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Dopieroż u Pana jest mądrość, i siła, i rada, i umiejętność.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.En Dieu résident la sagesse et la puissance. Le conseil et l`intelligence lui appartiennent.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Hos ham er der Visdom og Vælde, hos ham er der Råd og Indsigt.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Hos ham er visdom og velde, ham hører råd og forstand til.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Hos Honom finnes vishet och makt, hos honom råd och förstånd.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.In lui risiede la sapienza e la forza, a lui appartiene il consiglio e la prudenza
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl."Jumalalla on viisaus ja voima, hänellä neuvo ja ymmärrys.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.지혜와 권능이 하나님께 있고 모략과 명철도 그에게 속하였나니
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.La Dumnezeu este înţelepciunea şi puterea; sfatul şi priceperea ale Lui sînt.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Nadto pak u Boha moudrost a síla, jehoť jest rada a rozumnost.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Nơi Ðức Chúa Trời có sự khôn ngoan và quyền năng; Mưu luận và thông minh điều thuộc về Ngài.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Nơi_Ðức_Chúa_Trời có sự khôn_ngoan và quyền_năng ; Mưu luận và thông_minh điều thuộc về Ngài .
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Õ nála van a bölcseség és hatalom, övé a tanács és az értelem.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Pri Njem je modrost in moč, Njegov je svet in razumnost!
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.U neho je múdrosť a hrdinská sila; jeho je rada a rozumnosť.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.Εν αυτω ειναι η σοφια και η δυναμις αυτος εχει βουλην και συνεσιν.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.А у Бога е мъдростта и силата; Той има разсъждение и разум.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.У Него премудрость и сила; Его совет и разум.
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.עמו חכמה וגבורה לו עצה ותבונה׃
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.عنده الحكمة والقدرة. له المشورة والفطنة
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.在 神 有 智 慧 和 能 力 . 他 有 謀 略 和 知 識
‹‹Bilgelik ve güç Tanrıya özgüdür, Ondadır öğüt ve akıl.在 神 有 智慧 和 能力 . 他 有 謀略 和 知識
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Alangkah baiknya nasihat dan ajaran itu yang telah kauberikan kepadaku, orang yang dungu
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Bezzeg jó tanácsot adtál a tudatlannak, és sok értelmet tanusítottál!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Ce bune sfaturi dai tu celui fără pricepere! Ce belşug de înţelepciune dai tu la iveală!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!como tens aconselhado ao que não tem sabedoria, e plenamente tens revelado o verdadeiro conhecimento!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Čo si poradil tomu, kto nemá múdrosti? A dal si hojne poznať pravú podstatu vecí!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Hvor du har gitt den uvise råd, og hvilket overmål av visdom du har lagt for dagen!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Hvor har du dog rådet ham, den uvise, kundgjort en Fylde af Visdom!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Jakążeś dał radę temu, co nie ma mądrości? Azaś go samej rzeczy gruntownie nie wyuczył?
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!kako si izvrstno svetoval njemu, ki nima modrosti, in temeljitega znanja obilo pokazal!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Khuyên luận kẻ vô tri, Và tỏ biết bao sự khôn sáng chơn thật!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Khuyên luận kẻ vô_tri , Và tỏ biết_bao sự khôn sáng chơn thật !
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!지혜 없는 자를 참 잘 가르쳤구나 큰 지식을 참 잘 나타내었구나
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Komu jsi rady udělil? Nemoudrému-li? Hned jsi základu dostatečně poučil?
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Kuinka oletkaan neuvonut taitamatonta ja ilmituonut paljon ymmärrystä!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Quanti buoni consigli hai dato all'ignorante e con quanta abbondanza hai manifestato la saggezza
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!¿Qué has aconsejado al que no tiene sabiduría? ¿Qué sano conocimiento has enseñado en plenitud
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Quels bons conseils tu donnes à celui qui manque d`intelligence! Quelle abondance de sagesse tu fais paraître!

İlgili Sayfalar