öğüt ile cümle

öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Kẻ bắt bớ và kẻ hà hiếp tôi thật nhiều lắm; Nhưng tôi không xây bỏ chứng cớ Chúa.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Kẻ bắt_bớ và kẻ hà_hiếp tôi thật nhiều lắm ; Nhưng tôi không xây bỏ chứng_cớ Chúa .
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.나를 핍박하는 자와 나의 대적이 많으나 나는 주의 증거에서 떠나지 아니하였나이다
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mange er mine forfølgere og mine motstandere; jeg er ikke avveket fra dine vidnesbyrd.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mange forfølger mig og er mig fjendske, fra dine Vidnesbyrd veg jeg ikke.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Meiner Verfolger und Widersacher sind viele; ich weiche aber nicht von deinen Zeugnissen.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mes persécuteurs et mes adversaires sont nombreux; Je ne m`écarte point de tes préceptes,
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mina förföljare och ovänner äro många, men jag viker icke ifrån dina vittnesbörd.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mnoho je mojich prenasledovníkov a protivníkov; ale neodklonil som sa od tvojich svedoctiev.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Monta on minulla vainoojaa ja vihamiestä, mutta sinun todistuksistasi minä en poikkea.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Muchos son mis perseguidores y mis enemigos, pero de tus testimonios no me he apartado
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Muitos são os meus perseguidores e os meus adversários, mas não me desvio dos teus testemunhos.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mulţi sînt prigonitorii şi protivnicii mei, dar nu mă depărtez de învăţăturile Tale.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Sono molti i persecutori che mi assalgono, ma io non abbandono le tue leggi
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Wieleć jest prześladowców moich i nieprzyjaciół moich; wszakże od świadectw twoich nie uchylam się.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Πολλοι ειναι οι καταδιωκοντες με και οι θλιβοντες με αλλ' απο των μαρτυριων σου δεν εξεκλινα.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Мнозина са моите гонители и противници; Но аз не се отклоних от свидетелствата Ти.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.רבים רדפי וצרי מעדותיך לא נטיתי׃
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.‎كثيرون مضطهديّ ومضايقيّ. اما شهاداتك فلم امل عنها‎.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.逼 迫 我 的 、 抵 擋 我 的 很 多 . 我 卻 沒 有 偏 離 你 的 法 度
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.逼迫 我 的 、 抵擋 我 的 很多 . 我 卻沒 有 偏離 你 的 法度
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.(118:125) Я раб Твой: вразуми меня, и познаю откровения Твои.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Aku hamba-Mu, buatlah aku mengerti, supaya aku memahami perintah-Mu
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Eu sînt robul tău; dă-mi pricepere, ca să cunosc învăţăturile Tale.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Hlapec sem tvoj, stori me razumnega, da spoznam pričevanja tvoja.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Ich bin dein Knecht; unterweise mich, daß ich erkenne deine Zeugnisse.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Ik ben Uw dienaar; maak mij verstandig, zodat ik Uw wetten kan begrijpen.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Io sono tuo servo, fammi comprendere e conoscerò i tuoi insegnamenti
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Jag är din tjänare; giv mig förstånd, så att jag kan känna dina vittnesbörd.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Jeg er din Tjener, giv mig Indsigt, at jeg må kende dine Vidnesbyrd!
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Jeg er din tjener; lær mig, så jeg kan kjenne dine vidnesbyrd!
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Je suis ton serviteur: donne-moi l`intelligence, Pour que je connaisse tes préceptes!
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.나는 주의 종이오니 깨닫게 하사 주의 증거를 알게 하소서
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Minä olen sinun palvelijasi, anna minulle ymmärrys, että minä sinun todistuksesi tuntisin.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Sługamci ja twój, dajże mi zrozumienie; abym umiał świadectwa twoje.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Služebník tvůj jsem já, dejž mi rozumnost, abych uměl svědectví tvá.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Som tvojím služobníkom; daj mi rozumieť, aby som znal tvoje svedoctvá.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Sou teu servo; dá-me entendimento, para que eu conheça os teus testemunhos.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Szolgád vagyok, oktass, hogy megismerjem a te bizonyságaidat!
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Tôi là kẻ tôi tớ Chúa; xin hãy ban cho tôi sự thông sáng, Ðể tôi hiểu biết các chứng cớ của Chúa.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Tôi là kẻ tôi_tớ Chúa ; xin hãy ban cho tôi sự thông sáng , Ðể tôi hiểu_biết các chứng_cớ của Chúa .
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Yo soy tu siervo; dame entendimiento, para que conozca tus testimonios
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Δουλος σου ειμαι εγω συνετισον με, και θελω γνωρισει τα μαρτυρια σου.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.Твой слуга съм аз; вразуми ме За да познавам Твоите свидетелства.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.עבדך אני הבינני ואדעה עדתיך׃
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.‎عبدك انا. فهمني فاعرف شهاداتك‎.
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.我 是 你 的 僕 人 . 求 你 賜 我 悟 性 、 使 我 得 知 你 的 法 度
Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, Öğütlerini anlayabileyim.我 是 你 的 僕人 . 求你 賜 我 悟性 、 使我 得知 你 的 法度
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.A míg oda megyek, legyen gondod a felolvasásra, az intésre és a tanításra.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.até que eu vá, aplica-te � leitura, � exortação, e ao ensino.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Dokiaľ neprijdem, buď bedlivý čítania, napomínania, učenia.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Dokler ne pridem, bodi priden v branju, opominjanju, poučevanju.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Dokudž k tobě nepřijdu, buďiž pilen čítání, a napomínání, i učení.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Entre tanto que voy, ocúpate en la lectura, en la exhortación y en la enseñanza
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Fino al mio arrivo, dèdicati alla lettura, all'esortazione e all'insegnamento
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Halte an mit Lesen, mit Ermahnen, mit Lehren, bis ich komme.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Hãy chăm chỉ đọc sách, khuyên bảo, dạy dỗ, cho đến chừng ta đến.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Hãy chăm_chỉ đọc sách , khuyên_bảo , dạy_dỗ , cho_đến chừng ta đến .
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Indtil jeg kommer, så giv Agt på Oplæsningen, Formaningen, Undervisningen.
Ben yanına gelinceye dek kendini topluluğa Kutsal Yazıları okumaya, öğüt vermeye, öğretmeye ada.Jusqu`à ce que je vienne, applique-toi à la lecture, à l`exhortation, à l`enseignement.

İlgili Sayfalar