öğüt ile cümle
öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Vilka råd har du ej givit den ovise, och vilket överflöd av klokhet har du ej lagt i dagen!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Wie gibst du Rat dem, der keine Weisheit hat, und tust kund Verstandes die Fülle!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Ποσον συνεβουλευσας τον ασοφον και εντελη συνεσιν εδειξας
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Какой совет подал ты немудрому и как во всей полноте объяснил дело!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!Как си съветвал оня, който няма милост! И какъв здрав разум си изсипал!
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!מה יעצת ללא חכמה ותושיה לרב הודעת׃
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!كيف اشرت على من لا حكمة له واظهرت الفهم بكثرة.
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!無 智 慧 的 人 、 蒙 你 何 等 的 指 教 . 你 向 他 多 顯 大 知 識
Bilge olmayana ne öğütler verdin! Sağlam bilgiyi pek güzel öğrettin!無智慧 的 人 、 蒙 你 何等 的 指教 . 你 向 他 多顯大 知識
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Chyť se žernovu, a mel mouku; odkrej kadeře své, obnaž nohy, odkrej hnáty, břeď přes řeky.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Hãy lấy cối xay và đi xay bột; hãy bỏ lúp, vén vạt áo đi, để trần chơn, đặng lội qua sông.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Hãy lấy cối_xay và đi xay bột ; hãy bỏ lúp , vén vạt áo đi , để trần chơn , đặng lội qua sông .
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.맷돌을 취하여 가루를 갈라 면박을 벗으며 치마를 걷어 다리를 드러내고 강을 건너라
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Len sa chyť žernova a meľ múku; odhrň svoj závoj, zodvihni vlečku, odkry svoje lýtka, broď sa cez rieky!
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Pak de handmolen en maal het koren; leg uw sluier maar af (A), schort uw jurk op en loop zo voor schut.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Ta fatt på kvernen og mal mel, slå op ditt slør, løft slepet op, gjør benet bart, vad over elver!
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Tag fat på Kværnen, mal Mel, læg Sløret bort, løft Slæbet, blot dine Ben og vad over Strømmen!
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Tag till kvarnen och mal mjöl, lägg av din slöja, lyft upp släpet, blotta benet, vada genom strömmarna.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Tartu käsikiviin ja jauha jauhoja, riisu huntusi, nosta helmuksesi, paljasta sääresi, kahlaa jokien poikki.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Toma el molino y muele harina. Quita tu velo, alza tu larga falda, descubre tus piernas, vadea los ríos
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Vzemi mlinske kamene in melji moko; odgrni zastor svoj, vzdigni vlečke, odkrij stegno, gazi skozi reke.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Weźmij żarna, a miel mąkę; odkryj warkocze swoje, obnaż nogi, odkryj golenie, brnij przez rzekę.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Возьми жернова и мели муку; сними покрывалотвое, подбери подол, открой голени, переходи через реки:
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.Хвани ръчната мелница та мели брашно! Махни булото си, дигни полите си , Открий пищялите си , мини реките.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.קחי רחים וטחני קמח גלי צמתך חשפי שבל גלי שוק עברי נהרות׃
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.خذي الرحى واطحني دقيقا. اكشفي نقابك شمري الذيل. اكشفي الساق. اعبري الانهار.
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.要 用 磨 磨 麵 . 揭 去 帕 子 、 脫 去 長 衣 、 露 腿 昋 河
Bir çift değirmen taşı al da un öğüt, Çıkar peçeni, kaldır eteğini. Baldırını aç, ırmaklardan geç.要 用 磨磨麵 . 揭去 帕子 、 脫去長衣 、 露 腿 昋河
Birine 'aklını kullan' dersen, onlara sahip olmadıkları aletleri kullanmayı öğütlüyorsun.Se dici"usa la testa" a una persona
Birine 'aklını kullan' dersen, onlara sahip olmadıkları aletleri kullanmayı öğütlüyorsun.Se dizem: use a cabeça... A pessoa ...esta dizendo para usar uma ferramenta que não tem
Birine 'aklını kullan' dersen, onlara sahip olmadıkları aletleri kullanmayı öğütlüyorsun.Ако кажете на някого: "Използвай главата си", вие му казвате да използва инструменти, които няма.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Apareceu na cidade, há vários anos, e fala-nos dos caminhos do Fundador.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.È comparso in città anni fa, parlando delle vie della Divinità.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Han kom her for nogle år siden - - og prædikede om den mægtige.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Han kom hit för några år sen- -och predikade om gudomen.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Hän tuli tänne vuosia sitten opettamaan meitä.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Llegó hace unos años a la ciudad y nos enseñó la palabra del Fundador.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Zjawił się w tym mieście kilka lat temu i głosi przesłanie.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Ήρθε στην πόλη πριν αρκετά χρόνια, και μας μίλησε για τον δρόμο του Ιδρυτή.
Birkaç yıl önce bu ,sehirde ortaya çıkıverdi ve bize Tanrı'nın yolunu ögütledi.Он появился в городе несколько лет назад и стал учить нас о том, как общаться с Ним.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››de deux femmes qui moudront ensemble, l`une sera prise et l`autre laissée.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dos mujeres estarán moliendo juntas; la una será tomada, y la otra dejada
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››două femei vor măcina împreună: una va fi luată, şi alta va fi lăsată.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Duas mulheres estarão juntas moendo; uma será tomada, e a outra será deixada.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dua wanita sedang menggiling gandum, seorang akan dibawa dan seorang lagi ditinggalkan
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››due donne staranno a macinare nello stesso luogo: l'una verrà presa e l'altra lasciata»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve bosta mleli skupaj: ena bo vzeta, a druga puščena.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dvě budou mleti spolu; jedna bude vzata, a druhá opuštěna.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve budú spolu mlieť; jedna bude vzatá a druhá zanechaná.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dwie będą mleć z sobą; jedna wzięta będzie, a druga zostawiona.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối , một người được rước đi , còn một bị để lại .
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối, một người được rước đi, còn một bị để lại.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Kaksi naista jauhaa yhdessä; toinen korjataan talteen, mutta toinen jätetään."
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Két asszony õröl együtt; az egyik felvétetik, és a másik elhagyatik.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››두 여자가 함께 매를 갈고 있으매 하나는 데려감을 당하고 하나는 버려둠을 당할 것이니라
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To Kvinder skulle male på samme Kværn; den ene skal tages med, og den anden skal lades tilbage.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To kvinner skal male på samme kvern; den ene skal tas med, og den andre skal lates tilbake.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Två kvinnor skola mala tillhopa; den ena skall bliva upptagen, den andra skall lämnas kvar.»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Zwei werden mahlen miteinander; eine wird angenommen, die andere wird verlassen werden.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››δυο γυναικες θελουσιν αλεθει ομου, η μια παραλαμβανεται και η αλλη αφινεται