öğüt ile cümle
öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Monda pedig Absolon Akhitófelnek: Adjatok tanácsot, mit cselekedjünk?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Och Absalom sade till Ahitofel: »Given nu ett råd om vad vi skola göra.»
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Potom povedal Absalom Achitofelovi: Nože poraďte, čo máme robiť!
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Řekl pak Absolon Achitofelovi: Raďtež, co máme činiti?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Rzekł potem Absalom do Achitofela: Radźcież, co mam czynić?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Så sa Absalom til Akitofel: Gi nu I et råd og si hvad vi skal gjøre!
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Sitten Absalom sanoi Ahitofelille: "Antakaa nyt neuvo, mitä meidän on tehtävä".
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Und Absalom sprach zu Ahithophel: Ratet zu, was sollen wir tun?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Τοτε ειπεν ο Αβεσσαλωμ προς τον Αχιτοφελ, Συμβουλευθητε μεταξυ σας τι θελομεν καμει.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.И сказал Авессалом Ахитофелу: дайте совет, что нам делать.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Тогава Авесалом каза на Ахитофела: Дайте си съвета какво да правим.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.ויאמר אבשלום אל אחיתפל הבו לכם עצה מה נעשה׃
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.وقال ابشالوم لاخيتوفل اعطوا مشورة ماذا نفعل.
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.押 沙 龍 對 亞 希 多 弗 說 、 你 們 出 個 主 意 、 我 們 怎 樣 行 纔 好
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.押 沙龍對亞 希 多 弗說 、 你 們出個 主意 、 我們怎樣 行 纔好
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.És néztem és nem volt senki, ezek közül nem volt tanácsadó, hogy megkérdezzem õket és feleljenek nékem.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Geen van de afgoden heeft u dit verteld. Geen van hen gaf antwoord toen Ik het hun vroeg.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Jeg ser mig om der er ingen, ingen af dem ved Råd, så de svarer mig på mit Spørgsmål.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Jeg ser mig om, men der er ingen, og ingen av dem kan gi råd, så jeg kunde spørre dem, og de gi mig svar.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.내가 본즉 한 사람도 없으며 내가 물어도 그들 가운데 한 말도 능히 대답할 모사가 없도다
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Nebo vidím, že není žádného,není žádného mezi nimi rozumného; ač se jich otazuji, však neodpovídají slova.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Waktu Kucari di antara dewa-dewa, tak satu pun dapat memberi petunjuk, tak ada yang dapat menjawab
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.Итак Я смотрел, и не было никого, и между ними не нашлось советника, чтоб Я мог спросить их, и они дали ответ.
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.וארא ואין איש ומאלה ואין יועץ ואשאלם וישיבו דבר׃
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.ونظرت فليس انسان ومن هؤلاء فليس مشير حتى اسألهم فيردون كلمة
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.我 看 的 時 候 並 沒 有 人 、 我 問 的 時 候 他 們 中 間 也 沒 有 謀 士 、 可 以 回 答 一 句
Bakıyorum, aralarında öğüt verebilecek kimse yok ki, Onlara danışayım, onlar da yanıtlasınlar.我 看的 時候並沒 有 人 、 我問 的 時候 他 們中間 也 沒 有 謀士 、 可以 回答 一 句
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.(118:79) Да обратятся ко мне боящиеся Тебя и знающие откровения Твои.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Ach daß sich müßten zu mir halten, die dich fürchten und deine Zeugnisse kennen!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Forduljanak hozzám, a kik téged félnek, és ismerik a te bizonyságaidat!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Kääntykööt minun puolelleni ne, jotka sinua pelkäävät ja jotka sinun todistuksesi tuntevat.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.주를 경외하는 자로 내게 돌아오게 하소서 그리하시면 저희가 주의 증거를 알리이다
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Lad dem, der frygter dig, vende sig til mig, de, der kender dine Vidnesbyrd.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.La dem vende tilbake til mig, de som frykter dig og kjenner dine vidnesbyrd!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Nech sa navrátia ku mne tí, ktorí sa ťa boja a ktorí znajú tvoje svedoctvá.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Nguyện những kẻ kính sợ Chúa Trở lại cùng tôi, thì họ sẽ biết chứng cớ của Chúa.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Nguyện những kẻ kính sợ Chúa_Trở lại cùng tôi , thì họ sẽ biết chứng_cớ của Chúa .
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Niech się obrócą do mnie, którzy się ciebie boją, i którzy znają świadectwa twoje.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Obraťtež se ke mně, kteříž se bojí tebe, a kteříž znají svědectví tvá.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Povrnejo se naj k meni, ki se boje tebe, in tisti, ki poznajo pričevanja tvoja.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Qu`ils reviennent à moi, ceux qui te craignent, Et ceux qui connaissent tes préceptes!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Să se întoarcă la mine, cei ce se tem de Tine, şi cei ce cunosc învăţăturile Tale!
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Semoga orang takwa datang kepadaku, semua yang mengenal peraturan-peraturan-Mu
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Si volgano a me i tuoi fedeli e quelli che conoscono i tuoi insegnamenti
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Till mig må de vända sig, som frukta dig, och de om känna dina vittnesbörd.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Voltem-se para mim os que te temem, para que conheçam os teus testemunhos.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Vuélvanse a mí los que te temen y conocen tus testimonios
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Wilt U mensen, die diep ontzag voor U koesteren en Uw wet kennen, naar mij toe sturen?
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Ας επιστρεψωσιν εις εμε οι φοβουμενοι σε, και οι γνωριζοντες τα μαρτυρια σου
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.Нека се обърнат към мене ония, които Ти се боят, А именно ония, които познават Твоите свидетелства.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.ישובו לי יראיך וידעו עדתיך׃
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.ليرجع اليّ متقوك وعارفو شهاداتك.
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.願 敬 畏 你 的 人 歸 向 我 、 他 們 就 知 道 你 的 法 度
Bana dönsün senden korkanlar, Öğütlerini bilenler.願 敬畏 你 的 人 歸 向 我 、 他 們 就 知道 你 的 法度
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.(118:157) Много у меня гонителей и врагов, но от откровений Твоих я не удаляюсь.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Banyak orang memusuhi dan mengejar aku, tapi aku tidak mengabaikan peraturan-Mu
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Dasi je mnogo preganjalcev in stiskalcev mojih, od pričevanj tvojih ne krenem.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Het aantal vijanden dat mij achtervolgt, is groot; toch zal ik niet van Uw woorden afwijken.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Jakžkoli jsou mnozí protivníci moji a nepřátelé moji, však od svědectví tvých se neuchyluji.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.kan vannak az én háborgatóim és üldözõim, [de] nem térek el a te bizonyságaidtól.