"Çuval Adam" öcü benzeri bir yaratıktır.«El judío» aparece ahora como una criatura.
Tank çuvala sığmaz.Placa de Tanques sin N° .
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.15 июня Даттуса зашили в мешок с петухом, обезьяной и змеёй и бросили в море.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Эта вражда не замедлит себя проявить, если у них будет возможность взять над ними верх.
Bunların hemen sağ tarafında ise bir tahıl çuvalı bulunur.عظام الورك اليمنى واليسرى. اليسرى اليمنى عظمة الورك اليمنى -عن قرب- متحرك.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.ألقي القبض عليه وبتاريخ 15 يونيو 1021 وضع في كيس مع قرد وديك وأفعى وألقي في البحر.
Böylece artık B'nin içinde bulunduğu çuvalı üvendirenin eriminde bırakmış olur.Por causa disso, ele acaba ficando na Classe B bem mais do que deveria.
Tank çuvala sığmaz.Niet de tanks.
O bir çuval paraya mal oldu.Dat heeft een hoop geld gekost.
Bunların hemen sağ tarafında ise bir tahıl çuvalı bulunur.Posiada jeden (prawy) dopływ spod przełęczy Ždiarske sedlo.
Ardından kendi çuvalına geri girer.Skacz do mego worka!
Ardından kendi çuvalına geri girer.Han vände då tillbaka till sitt stift.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Чому ж їх не покарали, а дали їм спокій (і навіть нагородили)?
Tank çuvala sığmaz.Нове сміттєзвалище не задіяне.
Tank çuvala sığmaz.Nezničí tank hráče.
Yaramaz çocukları sırtında taşıdığı bir çuvalın içine atarak kaçan bir adam olarak tasvir edilir .Egy ismeretlen foglyot visznek akinek zsák van a fején.
Ardından kendi çuvalına geri girer.Samalla hän itse hyppää mukaan laatikkoon.
Kaba tuz ise 100 kg’lık çuvallarla mutfak tuzu olarak satılır.Keittoja myydään kilon pakkauksissa.
Ardından kendi çuvalına geri girer.Han trak sig derefter tilbage til sit gods.
Eski kaşar ise yapıldıktan sonra altı ay buzhanede çuvalda bekletilirek eskitilir.Ung målræv glæder sig til halvår i Kjellerup.
Böylece Ballas iyice çuvallamaya başladı.Som et resultat av dette begynte Blas forsiktig å svekkes.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Bagaimana mereka itu satu, jika di dalam mereka tidak diam suatu kesempurnaan kesatuan abadi Keilahian?"
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.1021年6月15日にダットは捕虜となり大袋の中にサルや雄鶏やヘビと一緒に入れられて海に放棄された。
Bunların hemen sağ tarafında ise bir tahıl çuvalı bulunur.納経所は石段を背にして右手にある。
Ardından kendi çuvalına geri girer.その後義手を装着して復帰。
Erişim tarihi: March 15, 2015. ^ "'Çuvalcı general' istifa etti!".2015年03月11日 - MASTER PEACE'15 2015年03月13日 - FACE IT!
Gelin çeyizinde; göynek, çember (başa bağlanan yazma), çul, çuval (un koymak için) heybe getirirdi.대촌면은 대지면(大支面)과 계촌면(桂村面), 칠석면(漆石面), 유등곡면(柳等谷面)의 합면이다.
Ardından kendi çuvalına geri girer.Тя му изпраща обратно сандъчето.
Kurutulan fıstıktan çıkan fıstıklar çuvallanıp satışa hazır hale getirilir.Готовите колбаси се варят и са готови за консумация.
Ardından kendi çuvalına geri girer.Nakon toga dobije svoju bilježnicu natrag.
Böylece Ballas iyice çuvallamaya başladı.Peru pradėti pinti krepšiai.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.Ta püüti kinni ja pandi 15. juunil 1021 koos ahvi, kuke ja maoga kotti ning visati merre.
Böylece Ballas iyice çuvallamaya başladı.Kas ballast oli korralikult paigutatud?
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.(125:6) С плачем несущий семена возвратится с радостью, неся снопы свои.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.A ki vetõmagját sírva emelve megy tova, vígadozással jõ elõ, kévéit emelve.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Cel ce umblă plîngînd, cînd aruncă sămînţa, se întoarce cu veselie, cînd îşi strînge snopii.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Celui qui marche en pleurant, quand il porte la semence, Revient avec allégresse, quand il porte ses gerbes.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.De gå åstad gråtande och bära sitt utsäde; de komma åter med jubel och bära sina kärvar.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.de går deres Gang med Gråd, når de udstrør Sæden, med Frydesang kommer de hjem, bærende deres Neg.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.De går gråtende og bærer den de strør ut; de kommer hjem fryderop og bærer sine kornbånd.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.El que va llorando, llevando la bolsa de semilla, volverá con regocijo, trayendo sus gavillas
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.He menevät itkien, kun kylvösiemenen vievät; he palajavat riemuiten, kun lyhteensä tuovat.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Kdorkoli hodi semtertja z jokom, noseč seme za setev, vrne se domov z glasnim petjem, noseč snope svoje.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.울며 씨를 뿌리러 나가는 자는 정녕 기쁨으로 그 단을 가지고 돌아 오리로다
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Người nào vừa đi vừa khóc đem giống ra rải , Aét sẽ trở_về cách vui_mừng , mang bó lúa mình .
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Người nào vừa đi vừa khóc đem giống ra rải, Aét sẽ trở về cách vui mừng, mang bó lúa mình.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Sem i tam chodící lid s pláčem rozsívá drahé símě, ale potom přijda, s plésáním snášeti bude snopy své.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Sie gehen hin und weinen und tragen edlen Samen und kommen mit Freuden und bringen ihre Garben.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Ta ide pomaly a plače ten, kto rozsieva semeno, ale potom istotne prijde s plesaním nesúc svoje snopy.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.Оня, който излиза с плач, Когато носи мярата семе, Той непременно с радост ще се върне. Носейки снопите си.
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.הלוך ילך ובכה נשא משך הזרע בא יבוא ברנה נשא אלמתיו׃
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.الذاهب ذهابا بالبكاء حاملا مبذر الزرع مجيئا يجيء بالترنم حاملا حزمه
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.那 帶 種 流 淚 出 去 的 、 必 要 歡 歡 樂 樂 的 帶 禾 捆 回 來
Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.那 帶種 流淚 出去 的 、 必要 歡歡樂樂 的 帶禾捆 回來
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Aber trotzdem, während ich mich wundere, ich geh nicht unter.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Ale kiedy tak wędrowałem nie ugiąłem się.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Dar chiar dacă mă mir, îmi voi asuma.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?의아하게 생각하면서도, 굴복하지는 않을 것이다
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Ma ancora mi chiedo, non scenderò più in basso.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Maar tot mijn verbazing blijf ik in leven.