Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Mas enquanto penso, não me vou afundar.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Nhưng tôi vẫn tự nhủ, tôi sẽ không đầu hàng.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Ok, je m'en étonne, mais j'vais pas me laisser aller.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Pero aunque me pregunto, aún así no me hundo.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum? Silahlar şimşek ve gök gürültüsü gibi patlıyordu.És miért, miért van az, hogy amíg a többi gyermek írni és olvasni tanult, én harcolni tanultam.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Но все пак се питам, дали няма да пропадна.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?Но я не сомневаюсь, что выдержу.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?וגם בעודני תוהה איני נכנע.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?لكن تظل دهشتي، أنني لم أموت.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?稲妻のように鳴り響く銃声に囲まれた環境
Ancak her seferinde çuvalladık.И всеки път се проваляме.
Ben çuval ki, söyle banaKerro minulle, että saisin potkut
Ben çuval ki, söyle banaPovedzte mi, aby som sa vrece
Ben çuval ki, söyle banaŘekněte mi, abych se pytel
BİRALARI HÖPÜRDETİP, PİZZALARI YİYEN, BOK ÇUVALLARI SİZİ!!BUVEURS DE BIERRE, MANGEURS DE PIZZA, SACS A MERDE !!!
BİRALARI HÖPÜRDETİP, PİZZALARI YİYEN, BOK ÇUVALLARI SİZİ!!Ihr versoffenen Pizza Fresser! Ihr Stück Scheisse!
BİRALARI HÖPÜRDETİP, PİZZALARI YİYEN, BOK ÇUVALLARI SİZİ!!TRACANNATORI DI BIRRA, INGORDI DI PIZZA, SACCHI DI MERDA!!
BİRALARI HÖPÜRDETİP, PİZZALARI YİYEN, BOK ÇUVALLARI SİZİ!!ΜΠΥΡΟΚΟΙΛΙΕΣ, ΠΙΤΣΟ-ΦΑΓΑΝΕΣ, ΣΑΚΙΑ ΜΕ ΣΚΑΤΑ!!
BİRALARI HÖPÜRDETİP, PİZZALARI YİYEN, BOK ÇUVALLARI SİZİ!!手をついて腕立て20!
Bir çuval inciri berbat etmiştim.E io sapevo che avevo rovinato tutto.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ich wusste, ich hatte das total versaut.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ik wist dat ik de hele zaak had verpest.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.I wiedziałem, że totalnie schrzaniłem wszystko.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.저는 완전히 일이 잘못되어가고 있다는걸 알았죠.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Me dí cuenta que lo había echado todo a perder.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Și am știut că am dat-o rău de tot în bară.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Tôi biết tôi đã làm hỏng mọi chuyện.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Une fois de plus, j'essayais de comprendre ce qu'il fallait faire.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ήξερα πως τα είχα χαλάσει όλα.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Знаех, че тотално съм провалил нещата.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Я знал, что все испортил.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.וידעתי שהרסתי לגמרי את הכל.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.و أدركت أنني قد أفسدت الأمر برمته تماما.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.どうすれば良いか考えました
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.그래서 그는 우리에게 길이가 10피트정도 되는 둥근 면포대 한자루씩을 줬고, 무명을 따기 시작했어요.
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.3メートルはある こんな大きな袋だ 綿花は柔らかいけれど 外側の殻はトゲだらけだ
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.Así que nos dio una bolsa a cada uno, de unos 3 metros de largo, así de ancho, y empezamos a recoger algodón.
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.Hij gaf ons elk een katoenzak, ongeveer 3 meter lang, ongeveer zo groot en wij begonnen te plukken.
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.Thế là ông ta đưa mỗi đứa 1 bao đựng dài khoảng 3m, to cỡ này, rồi chúng tôi đi hái
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.Więc dał nam po worku na bawełnę, długi na 3 metry, mniej więcej taki w obwodzie i zaczęliśmy zbierać.
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.Он дал каждому по хлопковому мешку длиной в 3 метра, примерно такой величины, и мы стали собирать.
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.אז הוא נתן לכל אחד מאיתנו שק כותנה, באורך 3 מטר, בגודל כזה, והתחלנו לקטוף.
Bize birer pamuk çuvalı verdi adam, 3 metre uzunluğunda, şu kadar geniş, ve başladık toplamaya.وقد أعطت كل منا كيساً للقطن وهو عبارة عن كيس طوله 10 أقدام ..إنه بهذا الكبر .. وقد بدأنا بالقطف
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Astronauci szkolą się latami.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Astronauţii americani se antrenează ani de zile.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Az űrhajósok évekig tanulnak.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Les astronautes s'entraînent pendant des années.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Los astronautas de EE.UU. se entrenan durante años.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Os astronautas americanos treinam durante anos.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız. Birleşik Devletler'in astronotları, yıllarca eğitim görür.Астронавтите се обучават с години.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız.-jotta ette sekoaisi siellä asteroidilla.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız.- så I ikke flipper ud deroppe.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız.Zodat je niet door 't lint gaat.
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız.זו הקבוצה הכי עלובה .שראיתי בכל הקריירה הצבאית שלי
Böylece göktaşındayken çuvallamayacaksınız.حتى لا تخاف من النيازك
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Dan zou je gezien zijn, omdat je zou weten wat te wensen, en daarmee zou je wens zijn opgebruikt.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Ei bine, atunci ai încurcat-o, pentru că acum știi ce să îți dorești, dar deja ți-ai folosit dorința.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.정확히 알 수 있는 지혜를 갖고 싶어요." 그리고 여러분은 자신이 뭘 원하는지 알기 때문에 아마 소원을 다 써버리고 말았을 껍니다.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Pak byste byli ale nahraní, protože byste věděli, co si přát, a přitom už využili své přání.
Böylelikle çuvallamış olurdunuz çünkü ne dileyeceğinizi bilirdiniz ama dilek hakkınızı tüketmiş olurdunuz.Pues entonces estarías jodido pues sabrias qué desear pero ya habrías usado tu deseo.