Ana içeriğe geç
Sözlük

çuval ile cümle

çuval kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boş bir çuvalın dik durması zordur.It is hard for an empty sack to stand straight.
Çuvalla para kazanıyor.She's making money hand over fist.
Çuvallamazsam, bu yıl ehliyetimi alabilirim.If I don't fail, then I can get my driving license this year.
Tom'da para vardı, çuvalla hem de.Tom had money, a lot of it.
Ben de çuvalı kaldıramam.I can't lift the sack either.
Tom çuvala uzandı ve biraz madeni para çıkardı.Tom reached into the sack and pulled out some coins.
Bir çuval patates istiyorum.I want a sack of potatoes.
Fena çuvalladım.I messed up big time.
Tom çuvalla para kazanıyor.Tom is making money hand over fist.
Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
Tom fena çuvalladı.Tom screwed up big-time.
Leyla öldürüldü ve bir çuvalın içine dolduruldu.Layla was killed and stuffed inside a sack.
Leyla öldürüldü ve bir çuvalın içine konuldu.Layla was killed and stuffed inside a sack.
Leyla çuvalı boşalttı.Layla emptied the sack.
Tom çuvalı boşalttı.Tom emptied the sack.
Leyla parayı çuvala koydu.Layla put the money in the sack.
Tom parayı çuvala koydu.Tom put the money in the sack.
Benjamin'in bir çuval patatesi var.Benjamin has a sack of potatoes.
Un çuvalı!You fatso!
Çuvallasan bile vazgeçme.Even if you mess up, don't give up.
Çuvalladım ve bunun farkındayım.I screwed up, and I know it.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?And if they eat his flesh, is it not within them?"
"Çuval Adam" öcü benzeri bir yaratıktır.It resembles a giant beetle-like creature.
İşte bu cesaret ister, ve, kahretsin, arada bir çuvallarsınız.That takes a little bit of nerve, and, darn it, once in a while, you fail.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.And I knew I had totally blown this whole thing.
Evet, organize olmaya çalıştık. Ancak her seferinde çuvalladık.Yeah, we tried to get organized, but we failed every single time.
Sevgilim sen, üstüne çuval bile geçirsen, buradaki herkesten çok daha güzelsin.Darling if you wear a sack, you can be the best beautiful girl here.
Bütün hayallerin çuvalladýđýndaWhen your dreams all fail
BİRALARI HÖPÜRDETİP, PİZZALARI YİYEN, BOK ÇUVALLARI SİZİ!!BEER GUZZLlNG, PlZZA EATlNG, SACKS OF CRAP!!
"Herhalde çuvalladın, yoksa tüm gazetelerde yazardı."Well, no, they're not gonna say anything in the press.
Sonunda, günün bitiminde, ikimiz de çeyrek çuval kadar pamuk toplamıştık.Finally, by the end of the day, we'd each picked about a quarter of a bag of cotton.
Siz, bir grup kötü kalpli b*k çuvalından başka bir şey değilsiniz.You fucking evil scumbags!
Hadi oradan! Onu da yapmıyorum, sizi b*k çuvalları!God damm it I'm not doing that, you scum-bags!
Bu anatomisinin ne aşağılık parçası my name tekke kimdir? Ben çuval ki, söyle banaIn what vile part of this anatomy Doth my name lodge? tell me, that I may sack
Kahretsin, seni b.k çuvalı. S.ktiğimin .bnesi! Benim amatör olduğumu mu sandın?I'll see it to the end...
Hep burada çuvallıyor.He always fumbled up here.
Ama hala çuvallayacak mıyım diye merak ediyorum?But still as I wonder, I won't go under.
Kimin kýçý olabilir bu. Adamým, bu kömür çuvalý.Não creio que encontre anjos aqui, padre... ... ou você procura o diabo?
O çuval bana ait...- Não. Procuro os pais de Nini. - Nini, a puta?
Bir somun ekmek 60 kuruţ ve bir çuval kömür 1.50 frankken mi?Por que não? Eles gastam tudo com bebida.
Çünkü çuvallamadı.Because it worked.
Çuval BeziBurlap
'Dhoma' yerine, Arnavutça'da "pislik" veya "pislik çuvalı" anlamına gelebilen 'Ioma' yazılmış."Instead of 'dhoma' … he or she wrote "loma" which in Albanian can mean "dirt" or 'dirtbag'.
İkinci durumda bunlar genellikle kumaş çuvallara konulur ve yaşlanan şaraba yerleştirilir.In the latter case, they are generally placed into fabric sacks and placed into the aging wine.
Deri Çuval Cezası'na çarptırılmış bir kişinin bir fıçıya konuluşunu gösteren 1560 tarihli çizim"Ertränken im Fass oder Sack", a 1560 sketch showing capital punishment
François öykündüğü Amerikalılar gibi davranırken hep çuvallar.U.S. Bill zeigt sich als der Idiot, der er immer war.
Tank çuvala sığmaz.Der Panzerturm hat keinen Ausgang.
Şaka çuvalladı.La blague est tombée à plat.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?Ne sont-ils pas obligés d'enlever les bois qui obstruent les passages, les chemins ? ».
Kömür Çuvalı Bulutsusu (veya sade olarak Kömür Çuvalı), gökyüzündeki en ünlü karanlık bulutsudur.Le Sac de Charbon, ou Sac à Charbon, est la région la plus sombre de la Voie lactée.
Şaşırır; çuvalı açar ve ağır yaralı ama daha ölmemiş olan kızını görür.Surprise et furieuse, elle poignarda la malheureuse qui succomba à ses blessures.
Tom çuvala uzandı ve biraz madeni para çıkardı.Tomás alcanzó el saco y sacó unas monedas.
Ben de çuvalı kaldıramam.Yo tampoco puedo levantar el saco.
Bir çuval patates istiyorum.Quiero un saco de patatas.
Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.A fin de hacer una cama para la acampada, llenamos de paja un saco.
Tom çuvalla para kazanıyor.Tomás está ganando dinero a espuertas.
Boş bir çuvalın dik durması zordur.Es difícil que un saco vacío se quede de pie.
Leyla çuvalı boşalttı.Leila vació el saco.
Mızrak çuvala sığmaz.Una lanza no cabe en un saco.
Bunların hemen sağ tarafında ise bir tahıl çuvalı bulunur.En el reverso, un jinete con palma, cabalgando a derecha.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod