Ana içeriğe geç
Sözlük

çukur ile cümle

çukur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uluğ Kayın'ın dibindeki bir çukurdan kaynaklanır.Une source coule au fond de la grotte.
Yılan çukuru tarihi bir idam yöntemidir.L'église de Pouillé est classée monument historique.
Çukurun açılması 1 saat kazı gerektirir.La descente jusqu'au refuge de la Carança nécessite une heure.
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Mais le gouffre est bien trop profond pour y descendre.
Kömür Çukuru Hatay ilinin Belen ilçesine bağlı bir |mahalledir.La place dite du charbon est le point de départ.
Ama Memluklular Osmanlıların Çukurova bölgesindeki varlıklarından hoşnut değillerdi.Néanmoins, la population Ombrienne ne semble pas avoir été éradiquée dans les districts conquis.
Çukurova Barış.La Coexistence pacifique.
Jim o çukurları neden kazdığını açıklayamaz ancak onları sadece gördüğü bir rüya sebebiyle kazdığını söyler.Jim no puede explicar por qué él está cavando, pero dice que fue a causa de un sueño que tuvo.
Sinekleri çekmemek için çukura ışık girmesi önlenmelidir.Se debe impedir que la luz entre en el hoyo para evitar que entren también las moscas.
Adana-Mersin Metropol Alanı Çukurova'nın iş ve kültür merkezidir.El Área Metropolitana de Adana-Mersin es el centro comercial y cultural de Çukurova.
Çukurlar farklı çap ve derinliktedir.Estos túmulos son diferentes en tamaño y profundidad.
Çukurova Barış.Soy pro-paz.
Gözler derin oyulmuş çizgilerle belirtilmiş yuvarlak çukurlar halindedir.Y les daremos por esposas a huríes de grandes ojos.
Ayrıca orkestra çukuru da yapılmamaıştır.Tampoco era precisa la existencia de foso orquestal.
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.(¡Mierda!) cuando algo malo (sin importar la magnitud) le ocurre.
Büyük mavi çukur, Belize açıklarında bulunan büyük sualtı obruğu veya deniz çukuru.El Gran Agujero Azul es un gran sumidero o "agujero azul" de la costa de Belice.
Çukurdan çıktığı zaman elinde bir mızrağın uç tarafı bulunmaktaydı.Cuando fue recuperado tenía en un ángulo la huella de un talón.
İlk antretörlüğe Çukurovaspor'da başladı.El Primer Levantamiento Serbio comenzó en el Sanjacado.
İblisleri halleden Ash çukurdan çıkar.El enigmático recoger la antorcha de los muertos.
Çukurca ilçesindeki vergi dairesinde arazilerin vergilerini çağlayan köylülerince verilmektedir.Edificio donde los lugareños pagaban los impuestos en especie.
Küçük çocukları çukurluklara adeta fırlattılar.Los cuerpos de los niños simplemente fueron arrojados en los hoyos de desperdicios.
Halk " Çukur" olarak anar.La cripta se conoce popularmente como "la cueva".
Çukurlar derin olmalıdır.Las hojas están serradas profundamente.
Daha sonra Perjuret Pass'da çukurun içine yuvarlandı ve bir daha bisikletine tekrar asla binemedi.Se había bajado de la bicicleta para no volver más.
Her evin kendine ait lağım çukurları vardır.Cada casa tiene su pequeño huerto.
Özelikle Çukurovalı âşıklar arasında büyük saygınlığı bulunmaktadır.Tiene un modo Deathmatch para los amantes de la partidas muy largas.
Mahallenin ismi 'Çerkez Çukurhisar' olarak anılmaktadır.Popularmente se denomina El Barrio entre los habitantes de Sebúlcor.
Yağmurdan hemen sonra killi toprakta hayvanların otlatılması, toprakta derin çukurlar oluşturur.En ocasiones, la lluvia es tan violenta, que los animales acaban destrozados en el suelo.
Hemotiksinler genellikle çukur engerekler gibi zehirli hayvanlar tarafından kullanılır.Las hemotoxinas las emplean frecuentemente los animales venenosos, incluyendo las serpientes.
Çukurca'da 1 er hayatını kaybetti.Un millón en la basura.
Çukurören halkı bu bölgeye 1530 yılından çok daha önce gelip yerleşmişlerdir.Los primeros grupos de estos verdaderos colonos comenzó a llegar sólo después de 1530.
İçbükümlü olan herhangi bir oluşum dışbükey olamaz, örneğin bir çukur tabak.Sin embargo, cualquier sustancia puede actuar como placebo, incluso un vaso de agua.
Daha sonra değişerek Çukurören olmuştur.Por eso volvió a cambiar de bando.
Yine de Kilikya (Çukurova) bölgesine ulaşıp bu bölgede Ermeni krallığını kurdu.Dopo che la regalità calò dal cielo, il regno ebbe dimora in Eridu.
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.(EN) When Soul Meets Soul, su Silent Era.
Jim daha sonra rüyasını ve çukurları neden kazdığını hatırlar: Ölüleri gömmek için.Jim allora si ricorda il suo sogno ed afferma che stava scavando delle fosse – per seppellire i morti.
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.Compiono i loro riti in caverne o in case abbandonate.
Göl kapalı bir çukurda olup, suları tuzludur.Il lago è in una fossa chiusa e le sue acque sono salate.
Taranto limanına 1943'te bırakılan mayın çukur açmıştır.Fu affondata da una mina nel porto di Taranto nel 1943.
Diğer adları: Çukur engerekler, yeni dünya engerekleri.Chiara Cavelli, Nuove imprese per il nuovo mondo.
Ferhat Oktay (Çukurova), Coşkun Özsoy (Nasaş).(EN) Boncompagno da Signa, Rota Veneris.
Derken Çukurova Radyosu'nda sanatçı oldum".Vogliamo diventare i nuovi Radiohead".
Kaşlar, alın kemiğinin göz çukurunu sınırlayan tümsekleri üzerinde bulunan özelleşmiş kıllardır.Kuma (クマ) - Un gatto dal pelo fulgido che fa apparire il suo volto enorme.
Bu noktada kendi kazdığı çukura düştü.Infatti la sua tomba è collocata nel punto esatto in cui cadde.
Kilbourne Çukuru ve Hunt Çukuru maarları Amerikan Teksas'taki El Paso köyüne yakındır.I detriti della Roccia dell'Eternità caddero su El Paso, Texas.
Çukurova 16 bölgeden oluşur.Soconusco è composto da 16 municipalità.
"Çukurova Dalyanları".Sorgenti "Le Pantane".
Jim o çukurları neden kazdığını açıklayamaz ancak onları sadece gördüğü bir rüya sebebiyle kazdığını söyler.Jim non è in grado di spiegare il motivo delle sue azioni ma dice di aver fatto un sogno.
Buradaki bir çukurda yaban öküzü ve yabani at kemikleri bulunmuştur.Al suo risveglio trova un lupo in carne e ossa nelle vicinanze.
Çukurambar günümüzde popüler bir mekan olmuştur.Il ponte oggi è caratterizzato da un fenomeno popolare.
Çanağın en çukur yeri deniz seviyesinden 28 m daha aşağıda yer alır .Il punto più profondo del bacino si trova a 28 m sotto il livello del mare.
Bu çukurluk Filipin Denizi'nde bulunmaktadır.Questo uccello vive nelle Filippine.
Temel çukurunun hafriyat çalışmaları devam etmektedir.La Casa degli Studi del Sacro Cuore funzionava ancora.
Omuzun alt tarafında kalan çukurluğa ise Axiller Çukur (koltuk altı) denir.Il punto in cui il picciolo è attaccato al fusto è denominato ascella della foglia.
Daha sonra yere kazılan çukura yerleştirilir.Si dirigono poi a terra in direzione di un recinto fortificato abbandonato.
Koca Halil ise sığındığı köyle birlikte Çukurova'ya inmiştir.Egli sbarca nel Lazio insieme a Cunaro, da lui associato nel regno.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Ed un pilota da caccia, per avere successo, ha bisogno di entrambe".
Göz çukuru önündeki mesafe, göz çapından en az iki kat daha uzundur.La distanza degli occhi è inferiore ai due terzi della lunghezza del muso.
Muhacirlerin terk ettikleri gibi Ulu çukurlular da adeta geri dönmemek üzere gitmişlerdir.Terminato però il racconto, anche i topi si allontanano senza più ritornare.
Onlar çukur kazıyor.Они роют яму.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod