Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Se on vangin asenne, joka odottaa tulevansa ammutuksi takaraivoon.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Είναι σαν την στάση ενός καταδικασμένου που περιμένει να το εκτελέσουν.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.هذا تصرف سجين يريد أن يتم سحبه للخندق وإطلاق النار على مؤخرة رأسه.
Biri çukur kazmış.Cineva a sapat o groapa.
Biri çukur kazmış.Jemand hate ein loch gegraben.
Biri çukur kazmış.Ktoś wykopał dziurę.
Biri çukur kazmış.Mengapa kamu tetap didalam situ? itu...
Biri çukur kazmış.Qualcuno ha scavato una fossa.
Biri çukur kazmış.Quelqu'un a creusé un trou.
Biri çukur kazmış.Κάποιος είχε σκάψει μια τρύπα.
Biri çukur kazmış.Кто-то вырыл здесь яму
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Deci, ca sa salvezi pisica, ai coborat in groapa de buna voie, intr-o padure unde nu sunt oameni?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Donc, pour sauver un chat, tu es volontairement descendue dans un trou, dans un bois où il n'y a personne ?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Jadi, untuk menyelamatkan kucing kamu turun ke lubang dengan sukarela di hutan yang tidak ada orang?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Quindi, sei finita volontariamente in una fossa senza niente, per salvare un gatto?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Zatem, żeby uratować kota, weszłaś dobrowolnie w dziurę, gdzie w pobliżu nawet nie ma ludzi?
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?Τότε, για να σώσεις μια γάτα, έπεσες οικειοθελώς σε μια τρύπα στο δάσος όπου δεν υπάρχουν άνθρωποι.
Bir kediyi kurtarmak için, kimsenin olmadığı ormanlık bir yerde, çukura mı iniyorsun?То есть чтобы спасти кота, ты добровольно лезешь в дыру в лесу, где нет людей ?
Bir timsaha çukuruna atýlmýţ olduđumu sanýrken, benim salyalarým aktýJe salive rien qu"à l'idée d"être jeté avec les alligators
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Först kör du fast och sen krockar du. Du är en usel förare!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Først kører du fast, og siden kolliderer du. Du er en elendig bilist!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Mandaste-nos para uma valeta, fomos contra um candeeiro... És um péssimo condutor, ó esquisitinho!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Nos quedamos tirados en una cuneta, luego nos damos contra una farola... ¡Eres un conductor pésimo, bigotudo!
Bizi çukura soktun, sonra lamba direğine çarptın... rezil bir sürücüsün, komik dudak!Prima finisci nel fosso, poi sbatti contro un lampione. Come autista fai proprio schifo, baffetto!
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.A diferencia de nosotros, no caerán por el acantilado.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Contrairement à nous, ils ne tomberont pas d'une falaise.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Contrariamente a noi, non cadranno giù dal dirupo.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.De le sem vetik magukat.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Im Gegensatz zu uns fallen sie nicht von der Klippe.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Khác với chúng ta, chúng sẽ không rơi xuống vực.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.우리와 달리 절벽에서 떨어지는 일이 없답니다.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Nie spadają w przepaść, tak jak my.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Spre deosebire de noi, ei nu vor cădea de pe marginea prăpastiei.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Ze vallen niet naar beneden, zoals wij.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.Αντίθετα με μας, δεν θα πέσουν από τον γκρεμό.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.В отличии от нас, они не упадут с обрыва.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.За разлика от нас, те няма да паднат от зъбера.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.שלא כמונו, הם לא ייפלו מהצוק.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.على خلافنا؛ لن تسقط من على الجرف.
Bizim tersimize, cukurlara dusmezler.何かがエネルギーを吸収したら電子は移動できるのです
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Deixai-os; são guias cegos; ora, se um cego guiar outro cego, ambos cairão no barranco.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Dejadlos. Son ciegos guías de ciegos. Pero si el ciego guía al ciego, ambos caerán en el hoyo
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Frågen icke efter dem. De äro blinda ledare; och om en blind leder en blind, så falla de båda i gropen.»
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Hagyjátok õket; vakoknak vak vezetõi õk: ha pedig vak vezeti a vakot, mind a ketten a verembe esnek.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Hãy để vậy : đó là những kẻ mù làm người dẫn đưa ; nếu kẻ mù dẫn đưa kẻ mù , thì cả hai sẽ cùng té xuống hố .
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Hãy để vậy: đó là những kẻ mù làm người dẫn đưa; nếu kẻ mù dẫn đưa kẻ mù, thì cả hai sẽ cùng té xuống hố.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››그냥 두어라 저희는 소경이되어 소경을 인도하는 자로다 만일 소경이 소경을 인도하면 둘이 다 구덩이에 빠지리라 하신대
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››La dem fare! de er blinde veiledere for blinde; men når en blind leder en blind, faller de begge i grøften.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lader dem fare, det er blinde Vejledere for blinde; men når en blind leder en blind, falde de begge i Graven."
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Lăsaţi -i: sînt nişte călăuze oarbe; şi cînd un orb călăuzeşte pe un alt orb, vor cădea amîndoi în groapă.``
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechajte ich; sú slepými vodcami slepých. A keď slepý povedie slepého, obidvaja padnú do jamy.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Nechte jich, vůdcovéť jsou slepí slepých, a povede-li slepý slepého, oba v jámu upadnou.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Pustite jih! Oni so slepcem slepi vodniki. Če pa slepec slepca vodi, padeta oba v jamo.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Zaniechajcie ich; ślepi są wodzowie ślepych, a ślepy jeźliby ślepego prowadził, obadwa w dół wpadną.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Αφησατε αυτους ειναι οδηγοι τυφλοι τυφλων τυφλος δε τυφλον εαν οδηγη, αμφοτεροι εις βοθρον θελουσι πεσει.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Не вважайте на них: проводирі вони слїпі слїпих. А коли слїпий веде слїпого, обидва впадуть у яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››Оставете ги; те са слепи водачи; а слепец слепеца ако води, и двамата ще паднат в ямата.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››оставьте их: они - слепые вожди слепых; а если слепой ведет слепого, то оба упадут в яму.
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››הניחו אותם מנהלים עורים המה לעורים וכי יוליך עור את העור ונפלו שניהם בתוך הבור׃
Bırakın onları; onlar körlerin kör kılavuzlarıdır. Eğer kör köre kılavuzluk ederse, ikisi de çukura düşer.››اتركوهم. هم عميان قادة عميان. وان كان اعمى يقود اعمى يسقطان كلاهما في حفرة.