Akşam Çorba, güzel Çorbası!저녁의 수프, 아름다운 수프!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Leves az este, szép leves!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Polévka z večera, krásné polévka!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Polievka z večera, krásne polievka!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Soep van de avond, mooie Soup!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Sopa da noite, bela sopa!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Sopa de la noche, sopa hermoso!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Soppa på kvällen, vackra soppa!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Soup buổi tối, Soup đẹp!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Soupe du soir, soupe belle!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Supa de seara, supa de frumos!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Sup malam itu, Sup yang indah!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Suppe af aftenen, smukke Soup!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Suppe des Abends schöne Suppe!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Zupa wieczór, piękny Soup!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Zuppa della serata, Zuppa bella!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Σούπα της βραδιάς, όμορφη σούπα!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Супа на вечер, красива супа!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Суп ввечері, гарний суп!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!Суп вечером, красивый суп!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!מרק הערב, מרק יפה!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!حساء من المساء ، شوربة جميلة!
Akşam Çorba, güzel Çorbası!ボー - ootiful壽 - OOP!ボー - ootiful壽 - OOP!
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Aber es gibt Tomaten, die in einer Suppe enden.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Ale niektóre pomidory trafiają do zupy.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Ale sú tu paradajky, ktoré skončia v polievke.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Dar există şi roşii care ajung în supă.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.De vannak paradicsomok, amik levesbe kerülnek.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.하지만 결국 스프가 되는 토마토들이 있습니다.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Ma alcuni pomodori finiscono in una zuppa.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Maar dit zijn de tomaten die in soep belanden.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Mais il y a des tomates qui finissent en soupe.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Men det finns tomater som hamnar i soppa, och så länge de uppfyller
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Nhưng cũng có cà chua được làm súp.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Pero hay tomates que terminan en una sopa.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Tapi tetap ada tomat yang dibuat menjadi sup tomat.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Αλλά υπάρχουν ντομάτες που καταλήγουν να γίνουν σούπα.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Но есть и помидоры, которые идут на суп,
Ama domates çorbası olan domatesler de var.Но има и домати, които стават на супа.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.אבל ישנן עגבניות שמגיעות במרק.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.ولكن هناك من الطماطم التي ينتهي بها المطاف لأن تكون حساءاً.
Ama domates çorbası olan domatesler de var.食品衛生局の基準を
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, pro tebe máme speciální menu, Dnes bude polévka.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, un meniu special pentru tine, astazi vom avea supa.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.André, un menu spécial pour toi: aujourd'hui il y a de la soupe!
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Andre, σπέσιαλ μενού για σας, σήμερα θα έχουμε σούπα.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Có thực đơn đặc biệt dành cho anh đây. Hôm nay có... ...món súp. Được làm rất tâm huyết đấy.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Ein besonderes Menü für dich: Suppe!
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak. Sevgi ile yapılmıştır!André, ez különleges menü számodra, ma leves lesz, szeretettel készítve.
Andre, sizin için özel bir menü, Bugün orada çorba olacak.Андре, для тебя особое меню, сегодня будет суп.
Andy Warhol'un 1962 yılında yaptığı .'Campbell'in Çorba Konserveleri' serisinden bir resme bakmaktayız.Jedna z najdôležitejších otázok, ktorá sa vynorí, hlavne pri modernom umení je: Prečo je toto umenie?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De fapt, de ce-am pune chiftelele astea în supă, atâta timp cât oricum conţine carne?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?De hecho, ¿por qué ponemos esas bolas en la sopa? ¿no hay carne allí de todos modos?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Difatti, perché mettere le polpette di carne nella zuppa, se c"è già della carne lì dentro?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?En fait, pourquoi mettrions-nous ces boulettes dans la soupe, il y a de la viande là-dedans de toute façon?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Itse asiassa, miksi laittaa näitä palloja keittoon, onhan siinä lihaa joka tapauksessa?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?사실, 왜 우리가 이 미트볼을 스프안에 넣을까요? 어쨌든 그 안에는 고기가 있는데요.
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Mengapa kita menaruh bakso daging ini di dalam sup, bila di sana sudah ada dagingnya (serangga)?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Minek is rakjuk bele azokat a gombócokat, ha már úgyis van benne hús?
Aslında, bu topları neden çorbanın içine koyuyoruz, içlerinde zaten et yok mu?Pensando bem, porque é que acrescentamos almôndegas à sopa, quando já lá há carne?