Şüphesiz o zulmedenlere ondan başka da azab vardır. Fakat çokları bilmezler.And there surely awaits the evildoers a chastisement beyond even that, but most of them know it not.
Fakat çokları bu gerçeği bilmezler.Nay, but most of them do not know.
Gerçekten çokları bilmiyor.Nay, but the most of them have no knowledge.
Ancak çokları bilmez.Nay, but most of them do not know.
Zulmedenlere bunun dışında bir ceza daha vardır, fakat çokları bilmezler.And there surely awaits the evildoers a chastisement beyond even that, but most of them know it not.
Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler.Thereafter Allah relented toward them, then they again blinded and deafened themselves.
Ağızlarıyla sizi razı ederler, fakat kalbleri (sizi) istemez. Çokları da yoldan çıkmışlardır.They please you with their mouth, the while their hearts refuse; and most of them are Ungodly.
Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar.They please you with their mouth, the while their hearts refuse; and most of them are Ungodly.
Fakat çokları bunu bilmezler.Yet most of them know not.
Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler. Allah yaptıklarını görüyor.And Allah is the All-Seer of what they do.
Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çokları onlara inanıyorlardı."Nay, but they used to worship the jinns; most of them were believers in them."
O, bununla çoklarını şaşırtıp azdırır, çoklarını da doğru yola getirir.By it He misleads many, and many He guides thereby.
Fakat insanların çokları şükretmezler.Truly, Allah is full of Bounty to mankind, but most men thank not.
Onların uğursuzluk kuşu, Allah katındadır, fakat çokları bilmiyorlar.Verily, their evil omens are with Allah but most of them know not.
Bunların çokları bilmiyorlar.Nay, but most of them know not.
Fakat insanların pek çokları şükretmezler.Truly, Allah is full of Bounty to mankind, but most men thank not.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Onlardan inananlar da var, ama çokları yoldan çıkmışlardır.Among them are the believers, but most of them are sinners.
Ama onların çokları yoldan sapmışlardır.But many of them are immoral.
"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."They have misled many, so do not increase the wrongdoers except in confusion.”
Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı. Çokları onlara inanıyordu."In fact, they used to worship the jinn, and most of them had faith in them.”
Ne var ki, çokları cehalet sergiliyorlar.Most of them behave in utter ignorance.
Fakat insanların çokları bilmiyorlar."But most people do not know this.
Ne var ki insanların çokları bilmiyorlar.But most people do not know.
Fakat insanların çokları inanmazlar.Yet most people do not believe.
Çokları inanmaz.Scarcely do they believe.
Böylece çoklarını şükreder bulmayacaksın."And You will not find most of them thankful.'
Aralarından inananlara ödüllerini verdik; ancak çokları yoldan çıkmışlardı.But many of them are wicked.
Sonra yine çokları kör, sağır kesildiler.Now (even after that) are many of them wilfully blind and deaf.
Çokları da yoldan çıkmışlardır.And most of them are wrongdoers.
Fakat çokları bilmiyorlar."But most of them know not.
Ne var ki, insanların çokları iman etmezler.That which is revealed unto thee from thy Lord is the Truth, but most of mankind believe not.
Bu bir imtihandır, ama çokları bunu anlamazlar.Nay, but it is a test.
Ancak çokları bilmezler.But most of them knew not.
Çokları yoldan çıkmıştır.And most of them are wrongdoers.
Ama insanların çokları şükretmiyorlar."Yet most people do not give thanks.
Ama çokları iman etmiş değillerdir.Yet most of them do not believe.
"Hamd Allah'a layıktır" de. Hayır, çokları bilmezler.Say, "[All] praise is [due] to Allah "; but most of them do not know.
De ki: "Hamt Allah'adır. Fakat onların çokları akletmiyorlar."Say, "Praise to Allah "; but most of them do not reason.
De ki: "Hamt Allah'adır!" Ama onların çokları bilmiyorlar.Say, "[All] praise is [due] to Allah "; but most of them do not know.
De ki: (Öyleyse) hamd de Allah'a mahsustur. Fakat çokları akıllarını kullanmazlar.Say, "Praise to Allah "; but most of them do not reason.
De ki, "Övgü ALLAH'a aittir." Ancak çokları anlamaz.Say, "Praise to Allah "; but most of them do not reason.
De ki, "Övgü ALLAH'adır." Ne var ki çokları bilmiyor.Say, "[All] praise is [due] to Allah "; but most of them do not know.
Ama çokları inanacak değildir.But most of them have no faith.
De ki, "Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın." Çokları ortak koşanlardı.Say: Travel in the land, then see how was the end of those before; most of them were polytheists.
Fakat pek çoklarına göre afet yaşandıktan sonra yapılan yardım yeterli bir çözüm değil.But relief in the wake of disaster is not enough, many say.
Pek çokları da merhum Cumhurbaşkanı İbrahim Rugova'nın oğlu Uke Rugova'nın peşinden gidecek.Many will be watching the trajectory of Uke Rugova, son of the late President Ibrahim Rugova.
Pek çoklarına göre ülkenin daha etkin bir tanıtım yapması gerekiyor.Most would agree that the country has yet to promote itself effectively.
O ve pek çokları, darbe anayasasının tamamen değişmesini istiyor:He and many others want to see the coup-era constitution ditched altogether.
Dizdar ve Stolac forumu isimli grubu pek çoklarının rahatını kaçırdı.Dizdar and his group, the Stolac forum, have ruffled many feathers.
Fakat pek çokları, seçime katılan partilerden hiçbirini desteklemediklerini söylüyor.But many say they do not favour any of the parties running.
Pek çokları ona hayran.Viele bewundern sie.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.Die meisten von ihnen sind nur abends und nachts geöffnet, einige aber auch tagsüber.
Bir çokları Baphomet adlı bir puta taptıklarını da itiraf ettiler.Certains y voient l'image d'un Baphomet.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.На многие даты выпадали по нескольку разных имён, по числу поминаемых в этот день святых.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.Muitos versículos do Alcorão contêm o motivo da eminência do Dia da Ressurreição.
Bir çoklarınca Britanya tarafından yapılan en iyi tank tasarımı olduğu savunulur.Operasi ini merupakan pertempuran tank paling besar yang pernah dialami Britania Raya.
Pek çokları için bu dinlenme ve Diriliş Günü’nün anısına toplu ibadet günüdür.及日治時期結束,絕大部份的城壁皆已消失。
Ekonomik sorunlar, nüfusun yoksulluğu da bir çoklarının dini propagandalara uymaya mecbur ediyordu.Нищетата и мизерията принуждават много жени да се занимават с проституция.
Bir çokları Baphomet adlı bir puta taptıklarını da itiraf ettiler.V nekaterih delih se je podpisal kot Baptist.