çokça ile cümle

çokça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra ressam Avrupa'yı çokça gezmiş, özellikle İtalya'da bulunmuştur.Художник багато мандрував Європою, особливо по Італії.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Хоча книга Маккея є класикою, нині її твердження піддають сумніву.
Nakış çokça giysi için kullanıldı.Використовувалося для пошиття одягу.
Daha sonra ressam Avrupa'yı çokça gezmiş, özellikle İtalya'da bulunmuştur.Stále cestoval po různých evropských sanatoriích, zdržoval se zejména v Itálii.
Öğretmenleri ondan çokça bahsetmişler ve kendisini çok çalışkan ve düzenli bir öğrenci olarak görüyorlardı.Mnoho učitelů na něj vzpomínalo jako na problémového žáka.
Sonraki araştırmacılar ve öğrenciler Agricola'nın listesini tarihi bir kaynak olarak çokça alıntıladı.Badatelé vytvořili řadu hypotéz pro vysvětlení historického původu zemědělství.
Bu sebebple iki şehir arasında çokça yolculuk yapmıştır.El a umblat între cele două orașe.
Ayrıca Şehir dışında çalışan çokça insan bulunmaktadır.Există însă și unele companii care activează chiar în oraș.
Çapullardan çokça köle ele geçiriliyordu.Mulți alții au fost luați ca sclavi.
Bu şehri savunanları çokça etkiler.Viața în acest mare oraș va fi foarte grea pentru Pici.
Rus tarihi hakkında çokça kitap ve makale yayımladı.A scris și a făcut emisiuni radio numeroase despre istoria și politica Rusiei.
Çokça temiz hava ve fiziksel aktivite sana iyi gelecek.Mult aer proaspăt și exerciții fizice îți vor face bine.
Katawa Shoujo çokça olumlu eleştiri aldı.A Katawa Shoujo alapvetően pozitív fogadtatásra talált.
Günümüzde yaşam alanları çokça daralmıştır.Napjainkban élőhelyei nagymértékben megfogyatkoztak.
Gaga'nın performansı eleştiri yazılarında çokça geçti.Gaga előadását gyakran említették a kritikákban.
Afrika ve Kuzey Amerika'da fosilleri çokça bulunmaktadır.Európában és Észak-Amerikában gyakori fosszília.
Nakış çokça giysi için kullanıldı.Naamiointiin kiinnitettiin paljon huomiota.
Davut'un 6 Köşeli Yıldızıyla çokça karıştırılabilmektedir.Sellaisena sitä ei kuitenkaan tule sekoittaa kuusisakaraiseen Daavidin tähteen.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.Όταν ήταν στο Μόναχο, την έπαιρνε αρκετά συχνά τηλέφωνο και της έγραφε κάθε εβδομάδα.
Dışarıya son yıllarda çokça göç vermiştir.Τα επόμενα χρόνια είχε πολλά σκαμπανεβάσματα.
Rus tarihi hakkında çokça kitap ve makale yayımladı.Έγραψε και έκανε εκπομπές εκτεταμένα για την Ρωσική πολιτική και ιστορία.
Bölgesel farklılıklar çokça görülür.Regionale forskelle er betydelige.
Güney Amerika' da çokça tüketilmektedir.Den er udbredt i store dele af Sydamerika.
Pek çok Kolombiyalı Garavito'nun erken tahliye olasılığını çokça eleştirdi.Der var oprindeligt ingen mulighed i colombiansk lov for at forsinke Garavito's kommende løsladelse.
Hindistan'da yemeklerde çokça kullanılır.Ghi er mye brukt i indisk mat.
Molotof kokteyli ise özellikle Kış Savaşının ilk zamanlarında çokça kullanıldı.Molotovcocktails var mye anvendt under den andre verdenskrig.
Çokça küçük köy.En vanlig småby?
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Hamamların tasarımından Vitruvius'un De architectura'sında çokça söz edilmiştir.Rancangan-rancangan permandian didiskusikan oleh Vitruvius dalam De Architectura.
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.Sewaktu di Medan, kerabat dan ayahnya berkali-kali berkirim surat memintanya pulang.
Çokçapınar Köyü Resmi Web Sitesi YerelnetKantor Yayasan LKiS Diserbu Sekelompok Orang Situs web resmi
Wheeler'ın çalışmaları durumu çokça açıklayan deneylerde gayet üretkendi.Percobaan Wheeler merupakan variasi dari percobaan celah ganda yang terkenal.
Molotof kokteyli ise özellikle Kış Savaşının ilk zamanlarında çokça kullanıldı.Ombak Waikiki cukup besar, terutama pada saat musim angin bertiup kencang.
Rus tarihi hakkında çokça kitap ve makale yayımladı.Ông đã viết và xuất bản các bài viết rộng rãi về chính trị và lịch sử Nga.
Güney Amerika' da çokça tüketilmektedir.It is probably present in much của Nam Mỹ.
Bölgesel farklılıklar çokça görülür.地域的な差が大きい。
Ayrıca Şehir dışında çalışan çokça insan bulunmaktadır.町外からの参加者も多い。
Bu sebebple iki şehir arasında çokça yolculuk yapmıştır.おかげで2つの町をしょっちゅう行き来しなければならなかった。
Ayrıca çokça da şehvetli lezbiyen yapıma imza attı.第二に、アカデミーの古臭い奴らのために金を作り過ぎるから。
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.本国の姉から毎晩電話でチェックが入るほど厳しい。
En önemli yemeği Keşkek bu bayramda çokça pişirilmektedir.この章は盛大な晩餐パーティによって締められる。
Hindistan'da yemeklerde çokça kullanılır.南インドでよく食べられる。
Son Akşam Yemeği, Rönesans ressamlarınca çokça işlenen bir konu olmuştur.後の有名タレントが多数出演していることから、今となっては貴重な作品になっている。
Özelikle yavrular annelerini kaybettiklerinde bu sesi çokça çıkarır.かなりのマザコンで母親の悪口を言われたら激怒する。
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.他很想家,每天都给母亲写信。
Çapullardan çokça köle ele geçiriliyordu.他们中很多都是逃亡过来的奴隶。
Daha sonra ressam Avrupa'yı çokça gezmiş, özellikle İtalya'da bulunmuştur.大多数移民试图更进一步,尤其是到意大利。
Nakış çokça giysi için kullanıldı.自身會花不少時間來打扮。
Birlik olunması ve Müslümanlığın yayılması gerekliliği üzerinde çokça durmuştur.你积怨甚多,要团结多数。
Evdeyken çokça telefonla arayarak her hafta babasına mektup yazdı.엄마가 매주 전화를 거는 그곳으로 가야만 엄마를 만날 수 있다.
Güney Amerika' da çokça tüketilmektedir.미국 남부에 아주 일부가 분포한다.
Öğretmenleri ondan çokça bahsetmişler ve kendisini çok çalışkan ve düzenli bir öğrenci olarak görüyorlardı.מיד המשיכו לשאול אותו וראו כי הינו תלמיד חכם עצום.
Jennifer Aniston ve Adriana Barraza'nın performansları bazı yorumlarla çokça övüldü.ההופעות של ג'ניפר אניסטון ואדריאנה בראסה זכו לשבחים זוהרים מחלק מהמבקרים.
"Boldog, (…) Savaş'la ilgili öykülerde çokça anılan bir isim.הוא היה ידוע גם כמספר סיפורים מוכשר ואף כ"גדול מספרי הסיפורים של הארץ".
Daha sonra ressam Avrupa'yı çokça gezmiş, özellikle İtalya'da bulunmuştur.בתפקיד זה, הוא תייר עם מעסיקו באירופה ובמיוחד באיטליה.
En önemli yemeği Keşkek bu bayramda çokça pişirilmektedir.הוויכוחים המרים ביותר מתעוררים בשעות הסעודה.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Въпреки че книгата на Маккей е класика, често преиздавана в наши дни, тя е и подлагана на критики.
Güney Amerika' da çokça tüketilmektedir.В Южна Америка са слабо застъпени.
Çokça küçük köy.Малък град, голямо село.
Özellikle Japon mutfağında, sushi ile birlikte çokça tercih edilmektedir.Японската кухня, особено суши, е станала популярна в целия свят.

İlgili Sayfalar