çokça ile cümle
çokça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna rağmen bazı çevrelerde çokça avlanır ve yerleşim bölgelerinde neredeyse nesli tüketilmiştir.За да търгуват обаче те се нуждаят от много кожи и изглежда навлизат в чужди ловни територии.
Çokça küçük köy.Uglavnom mala sela.
Nakış çokça giysi için kullanıldı.Ide o dlho používanú súčasť odevu.
Bölgesel farklılıklar çokça görülür.Slogovne razlike med posameznimi deželami so presenetljivo veliko.
Molotof kokteyli ise özellikle Kış Savaşının ilk zamanlarında çokça kullanıldı.Pavadinimas „Molotovo kokteilis“ buvo sugalvotas suomių Žiemos karo metu.
Çokça küçük köy.Tai buvo mažas kaimelis.
Güney Amerika' da çokça tüketilmektedir.Pietų Amerikos žemyne gausu naudingų iškasenų.
Verilen bu ceza medyadan çokça eleştiri aldı.Ajakirjanduses pälvis selline otsus valdavalt hukkamõistu.
Bu sebebple iki şehir arasında çokça yolculuk yapmıştır.See tekitas kahe riigi vahel arvukaid sõdu.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikAfricani, perché lo faranno con passione, spero, e tanto, tantissimo di quest'ultimo punto, sacrificio.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlik아프리카인들도 중요합니다. 그들은 열정을 가지고 일할 것이기 때문입니다. 그리고 수많은 사람들의 작은 바로 이것, 희생이 필요합니다.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikLa gente africana, porque lo harán con pasión, espero, y mucho, mucho de ese pedacito ahí abajo, sacrificio.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikMam nadzieję, że Afrykańczycy podejdą do tego z pasją. I wiele tego na dole, poświęcenia.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikTôi hi vọng họ sẽ làm như vậy cùng với lòng nhiệt huyết, và sự hi sinh.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikАфриканците, защото те ще го правят със страст, надявам се, много и много от онова малко нещо, саможертва.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikالأفارقة، لأنهم يفعلونها بكل شغف، كما أرجو، والكثير والكثير من تلك، التضحية.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikいくらか犠牲も必要でしょうね 皆さん力を貸して下さい
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Även om man har tagit en liten bit, sånna här saker behövs ätas som bara den!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Chiar si dupa ce iti dai jos ghipsul, chestiile astea trebuie cinsumate in exces!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Même après qu'on ai enlevé le plâtre, ce genre de choses doit être mangé comme un fou !
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Nawet jeśli ktoś założy gips to i tak powinien jeść to w wielkich ilościach.
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Ngay cả sau khi đã tháo bột, thứ như thế này cần phải được ăn như điên!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Questo tipo di cose dovrebbero essere mangiate a dismisura anche dopo che é stato tolto il gesso!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Selv efter en har fået gipsen af, skal man spise sådan noget her som en gal!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Walaupun pembalut gips sudah dicopot, tapi obat seperti ini haruslah dimakan secara teratur!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Zelfs nadat diegene het gips eraf heeft, is het nodig om dingen zoals dit op te eten zoals een gek!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Ακόμη κι αν κάποιος έχει βγάλει το γύψο, πρέπι να τρώει τέτοια πράγματα σαν τρελός!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Даже если уже сняли гипс, надо все равно есть безумно много таких штук!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Дори и след махане на гипса, трябва здраво да се ядат такива неща.
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.אפילו כשאתה כבר לא יכול לשחק אתה צריך לאכול אותם כמו משוגע
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.حتى بعد أخذها لمره واحده , أشياء مثل هذا يحتاج عليك أكلها مثل المجنون
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.水のように煎じて ハニにあげてください
Aldatıcı çokca resim var.Ah, au fost câteva încercări:
Aldatıcı çokca resim var.Certo, ce ne sono state alcune di grande effetto.
Aldatıcı çokca resim var.Ha habido algunos engañosos.
Aldatıcı çokca resim var.Hoci, zopár kúskov by sa predsa len našlo.
Aldatıcı çokca resim var.Já houve algumas engenhosas.
Aldatıcı çokca resim var.가끔 관심을 끌기 위한 것들도 몇 있었어요.
Aldatıcı çokca resim var.Oh, es gab schon einige effekthascherische Bilder:
Aldatıcı çokca resim var.Oh, il y a eu quelques couvertures fantaisistes.
Aldatıcı çokca resim var.Oké, er zijn er een paar geweest, gimmicks, eerder.
Aldatıcı çokca resim var.Ờ, thì cũng có vài ngoại lệ như
Aldatıcı çokca resim var.Poza paroma efekciarskimi.
Aldatıcı çokca resim var.Volt néhány látványos címlap.
Aldatıcı çokca resim var.Ναι, έχουν υπάρξει μερικά "έξυπνα" εξώφυλλα.
Aldatıcı çokca resim var.Ну, может пару раз и помещали.
Aldatıcı çokca resim var.Так, було кілька дивних картинок.
Aldatıcı çokca resim var.נכון, היו כמה בתור גימיק.
Aldatıcı çokca resim var.نعم ، هناك بعض الحالات النادرة.
Aldatıcı çokca resim var.ドラマ"オフィス"出演のパム
Ama ben astronot dostlarımdan bunun "ne yazık ki böyle olmadığını" çokça duydum.Ale spousta mých kolegů astronautů říká, že to bohužel není pravda.
Ama ben astronot dostlarımdan bunun "ne yazık ki böyle olmadığını" çokça duydum.Et j'ai entendu beaucoup de mes collègues astronautes dire ça.
Ama ben astronot dostlarımdan bunun "ne yazık ki böyle olmadığını" çokça duydum.و سمعت عديدا من زملائي رواد الفضاء يقولون أنه :"لسوء الحظ هذا غير صحيح"
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.Ale dostają znacznie więcej informacji na temat tego, co robisz online, co lubisz, co cię interesuje.
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.Ale mnohem více informací získají o tom, co na internetu děláte, co máte rádi, jaké jsou vaše zájmy.
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.Dar au mult mai multă informație despre ce faceți pe internet, ce vă place, ce vă interesează.
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.De sokkal többet tudnak meg arról, hogy mit csinálunk az interneten, mit szeretünk, mi érdekel minket.
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.그러나 그들은 여러분이 온라인에서 무엇을 하는지, 무엇을 좋아하고, 무엇에 관심을 가지는지 훨씬 더 많은 정보를 얻습니다.
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.Ma ottengono molte più informazioni su quello che fate on line, su cosa vi piace, cosa vi interessa.
Ama internette ne yaptığınıza neden hoşlandığınıza ve ilgilerinize dair çokça bilgi ediniyorlar.Mas, obtêm muito mais informações sobre o que fazemos online, do que gostamos, o que nos interessa.