çocuksu ile cümle

çocuksu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğu hareketleri çocuksudur.Molti degli attori del film sono bambini.
Romalılar ve Piktler, daha büyük bir tehdit göz önüne alındığında kavgalarının çocuksu olduğunu kabul eder.Римляне и пикты соглашаются, что их конфликт выглядит по-детски перед лицом куда большей угрозы.
Onun her zaman çocuksu bir ruhu vardır.Его душа всегда оставалась по-детски чистой.
Fakat I. Alfonso 1134'te çocuksuz ölünce krallık karıştı.В том же 1134 году умер король Арагона Альфонсо I, не оставивший детей.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Этот брак был бездетен.
Evli, çocuksuzdur.Не женат, бездетен.
Davranışlar ilkel ve çocuksudur.قضية الطفلتين نسمة وبسمة.
Romalılar ve Piktler, daha büyük bir tehdit göz önüne alındığında kavgalarının çocuksu olduğunu kabul eder.Todos os romanos e pictos concordam que sua disputa é infantil dada a ameaça maior.
İoannis tekrar evlenmedi ve çocuksuz olarak 31 Ekim 1448 tarihinde öldü.João não se casou novamente e morreu sem herdeiros em 31 de outubro de 1448.
O her ne kadar çocuksu bir doğaya sahip olsa da, dövüşmekte oldukça iyidir.Embora sua mentalidade de criança, ele é muito bom em combates.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Maria morreu sem ter filhos não muito depois do casamento.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Dit huwelijk bleef kinderloos.
Luffy çocuksu bir görünüme sahiptir.Puppetmon heeft een kinderlijke persoonlijkheid.
Leyla çocuksuz evli bir kadındır.Amina Lawal is een Nigeriaanse ongehuwde moeder.
Bu evlilik çocuksuz olup 515de kocasından önce ölmüştür.Het huwelijk bleef echter kinderloos en in 1154 stierf zijn eerste echtgenote.
Yaşlı çocuksuz bir kadın onu nehir kenarında çamaşır yıkarken bulur.In het dal ziet hij een onbekende vrouw, ze wast kleren in de rivier.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Door zijn jonge leeftijd was hij ongehuwd en kinderloos gebleven.
Sen sadece bir çocuksun.Je bent maar een jongen.
Leyla çocuksuz evli bir kadındır.Paulina urodziła się jako dziecko nieślubne.
O her ne kadar çocuksu bir doğaya sahip olsa da, dövüşmekte oldukça iyidir.Trots hans barnsliga beteénde så är han väldigt bra på att fightas!
Bu evlilik çocuksuz oldu.Deras äktenskap blev barnlöst.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Він ще малий але дуже хоробрий.
Evli, çocuksuzdur.Je ženatý, bezdětný.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Královna však přesto zemřela bezdětná a předčasně.
Ayrica bu ameliyet onun çocuksuz olmasına neden olduğu da iddia edilmektedir.Je důležité, aby dítě cítilo, že je přijímáno bezpodmínečně.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Toto manželství zůstalo bezdětné.
Kasım 1189'da Guglielmo, Palermo'da çocuksuz olarak öldü.În noiembrie 1189, Guillaume a murit la Palermo, fără a avea copii.
Evlilik, kısa ve çocuksuz bitti.Căsătoria a fost de scurtă durată și fără copii.
Onun her zaman çocuksu bir ruhu vardır.Lenin are în permanență un băiețaș.
Anlatıcı, Ligeia'ya bir çocuk gibi bağlanır, "çocuksu bir güvenle" onun kontrolüne girer.Naratorul afirmă despre Ligeia că îl conducea ca pe un copil care privea la ea cu încredere.
Çocuksuzlardı. ^ Werner, K. F. (1967).Băcescu, M.-Meșter, L. (1967).
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Az ifjú királynak már nem volt ideje megnősülni és gyermeket nemzeni.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Ez a házasság gyermektelen maradt.
Siz çocuksunuz.Gyerekek vagytok.
Onun her zaman çocuksu bir ruhu vardır.Yleensä sillä on yksi poikanen.
Ama 1496'da Napoli Kralı II. Ferdinando çocuksuz olarak öldü.Vuonna 1296 Skotlannin kuningas Aleksanteri III kuoli lapsettomana.
Evlilik, kısa ve çocuksuz bitti.Avioliitto päättyi eroon ja oli lapseton.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Avioliitto jäi lapsettomaksi.
John Smith ile Pocahontas arasında çocuksu bir aşk hikâyesi anlatılır.Se kertoi John Smithin ja Pocahontasin tarinan.
Eserlerinde, kırılgan, çocuksu bir kalite vardı ve bu yüzden de küçük boyutluydular.Ruumiinrakenteeltaan hän oli hintelä ja pieni, ja hän oli myös syntynyt keskosena.
Kasım 1189'da Guglielmo, Palermo'da çocuksuz olarak öldü.Τον Νοέμβριο του 1189 ο Γουλιέλμος απεβίωσε στο Παλέρμο.
İoannis tekrar evlenmedi ve çocuksuz olarak 31 Ekim 1448 tarihinde öldü.Μετά τον θάνατο της Μαρίας ο Ιωάννης δεν παντρεύτηκε ποτέ και πέθανε άτεκνος στις 31 Οκτωβρίου 1448.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Η Βασιλική ήταν εκ γενετής ανάπηρη και δεν παντρεύτηκε ποτέ.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Είναι ελάχιστα θηλυκή και έχει κότσια.
Onun her zaman çocuksu bir ruhu vardır.Έχει ψυχή μικρού παιδιού.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Ægteskabet blev barnløst.
Eserlerinde, kırılgan, çocuksu bir kalite vardı ve bu yüzden de küçük boyutluydular.De havde en tredje, underudviklet arm, som blev fjernet, da de var små.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Prinsesse Elisabeth var ugift og havde ingen børn.
Kasım 1189'da Guglielmo, Palermo'da çocuksuz olarak öldü.I november 1189 døde han i Palermo uten å etterlate seg barn.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Dette ekteskapet ble barnløst.
Manuel de Poitiers (1176 – 1211), evlenmeden ve çocuksuz ölmüştür.Blanche av Frankrike, 1313–1358, døde ugift og uten barn.
Mary’nin çocuksuz olarak ölmesi üzerine üvey kız kardeşi Elizabeth tahta çıktı.Igjen sto den barnløse enkehertuginnen Margaret.
Kasım 1189'da Guglielmo, Palermo'da çocuksuz olarak öldü.Pada bulan November 1189 Gugghiermu meninggal di Palermo, tanpa keturunan.
Zekeriya Peygamber ve eşi, çocuksuz bir aileydiler.Yusuf, seorang nabi dalam Islam atau Yusuf anak Yakub, tokoh Perjanjian Lama.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Dia adalah anak yang manja, tetapi dia baik hati.
Çoğu hareketleri çocuksudur.Sebagian besar akan dilakukan oleh anak-anak.
Çoğu hareketleri çocuksudur.Đa phần trong số họ là các lao động trẻ.
Leyla çocuksuz evli bir kadındır.Sintel vốn là một cô gái đơn côi, không gia đình.
Çocuksuzlardı. ^ Werner, K. F. (1967).Tài liệu Barnes, C.F. (1967).
Çocuksu davranır fakat cesurdur.子供だが、勇者。

İlgili Sayfalar