çocuksu ile cümle
çocuksu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.エリザベス女王は生涯結婚しなかったため、子供もなかった。
Kasım 1189'da Guglielmo, Palermo'da çocuksuz olarak öldü.1189年11月,古列尔莫在帕勒莫驾崩,没有子女。
30 Nisan 1909 tarihinde çocuksuz bir evlilik sekiz yıl sonra Juliana'nın doğumuyla büyük bir rahatlama yaşadı.随着1909年4月30日朱丽安娜出生,八年不孕的婚姻生活得到极大的解脱。
Reiha (冷羽): Çocuksu kar şeytanı, dişi.彦深自幼孤贫,事母至孝。
Isabelle çok çocuksu olmasıyla tarif edilmiştir ama aynı zamanda da biraz serttir.伊莎贝被形容为有着很强的少女心但也有着一个气势汹汹的态度。
Çocuksu davranır fakat cesurdur.个子矮小,胆子也小。
Yüzümü göstermem Tek başına ve çocuksu bir ses yükseltmem Tamamen anlamsız.얼굴가면을 벗고 정체를 드러내고는 뭐라 표현 할 수 없는 포효를 내질러 놀라서 울어버리는 아이들.
Evlilik, kısa ve çocuksuz bitti.그러나 이들의 결혼 생활은 짧았으며, 불행이 닥쳤다.
Kasım 1189'da Guglielmo, Palermo'da çocuksuz olarak öldü.ב-11 בנובמבר 1189 מת גוליילמו ללא בנים.
Leyla çocuksuz evli bir kadındır.Димка е омъжена млада жена.
Çünkü genç kraliçe henüz evlenmemiş ve çocuksuzdu.Среща смъртта съвсем млад и още неженен.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Този брак е бездетен.
Fakat I. Alfonso 1134'te çocuksuz ölünce krallık karıştı.Međutim, smrću bez djece ratničkog kralja Alfonsa borca godine 1134. nasljedstvo je došlo u sporu.
Sabırsızlık genellikle çocuksu bir nitelik olarak düşünülür.Ľudia ho často mylne pokladajú za Malý voz.
Bütün bunlardan bahsederken çocuksu bir hikâye tarzını elden bırakmamaktadır.No mladý doktor zastaví celý ten nezmyselný proces.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Kot otrok je bil tih, ampak pogumen.
Fakat I. Alfonso 1134'te çocuksuz ölünce krallık karıştı.Alfonz I. je umrl brez nasledstva leta 1134 med obleganjem Frage.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Marija je zanosila kmalu po poroki.
Çocuksuzluk çocuk sahibi olmama ya da olamama durumudur.Zaradi težav ali zapletov se otroku omogoči rejništvo ali posvojitev.
Çocuksuzluk çocuk sahibi olmama ya da olamama durumudur.Aseksualumas nesusijęs su noru turėti ar neturėti vaikų.
Evlilik, kısa ve çocuksuz bitti.Santuoka buvo nesėkminga ir trumpa.
Bu evlilik çocuksuz oldu.Santuoka buvo bevaikė.
Bu evlilik çocuksuz oldu.See abielu oli lastetu.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.En familj kan ha barn eller bestå av ett barnlöst par.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.La familia puede tener hijos, o una pareja sin hijos también puede considerarse familia.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.La famille peut comprendre des enfants, mais un couple sans enfants peut aussi former une famille.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.Perheessä voi olla lapsia, tai lapseton pariskunta voi muodostaa perheen.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.В семье могут быть дети, или же она может состоять из бездетной пары.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.من الممكن أن يكون هناك أطفال لدى العائلة أو من الممكن أن يشكل الزوجان العائلة بدون أطفال.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Deixa de ter a curiosidade natural, infantil e a nossa capacidade inata para imaginar.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Dlhšie nemá našu prirodzenú, detskú zvedavosť a našu vrodenú schopnosť predstavivosti.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Il n'a plus notre curiosité naturelle, enfantine et notre capacité innée à imaginer.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.우리의 자연스러운, 아이들같은 호기심이나 천부적인 상상력도 없는 상태 말입니다.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nie ma już w nim naszej naturalnej, dziecięcej ciekawości, naszej wrodzonej wyobraźni.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nó không còn có sự tò mò trẻ con tự nhiên và khả năng tưởng tượng tạo hóa ban tặng.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nu mai are curiozitatea naturală a copilului și capacitatea înnăscută de a-și imagina.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Takový, který postrádá naši přirozenou, dětskou zvědavost a naší vrozenou schopnost si představovat.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Többé már nincs meg a természetes, gyerekes kíváncsisága, és a vele született képzelőereje.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Ya no tiene más nuestra curiosidad natural, infantil y nuestra habilidad innata para imaginar.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Δεν έχει πια φυσική, παιδική περιέργεια και την έμφυτη ικανότητά μας να φανταζόμαστε.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Он более не имеет той естественной, детской любознательности, той врожденной способности воображать.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Той няма вече нашето естествено, подобно на деца любопитство и вродената ни способност да си представяме.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.У нього більш нема природної, дитячої допитливості і притаманної нам властивості уявляти.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.לא קיימת בה יותר הסקרנות הטבעית, התמה והיכולת שטבועה בדמנו לדמיין.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.ولاتعد تحمل فضولا طفولي وقدرتة فطرية على التخيل
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.生まれつき持っている想像力がなくなった状態 もしも 私たちが希望を保ち
Aslında burada gerçekten muhteşem bir çocuksuluk var.To je pravda.
Baţarýlý çocuksun, daha okuyacaksýn.Αυτό σημαίνει ότι φαίνομαι νεότερη από όσο είμαι.
Baţarýlý çocuksun, daha okuyacaksýn.Не искам да имам проблеми после.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.A hozzám hasonlóak életében hogy valaki gyerekesnek hív, elég gyakori dolog.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.Buat anak-anak seperti saya, dipanggil kekanak-kanakan adalah hal biasa.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.Dětem jako já to říkají poměrně často.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.Đồi với những đứa trẻ như tôi, có thể thường xuyên bị gọi là con nít
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.É frequente que crianças como eu, sejam chamadas infantis.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.För barn som mig, att bli kallad barnslig kan vara en vanlig förekomst.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.For børn, som mig selv, sker det ret ofte, at vi bliver kaldt barnlige.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.Für Kinder wie mich, ist es eine häufig wiederkehrende Erfahrung, kindisch genannt zu werden.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.Kinderen zoals ik worden regelmatig kinderachtig genoemd.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.저와 같은 어린아이는 유치하다고 듣는 것은 매번 있는 일이에요.
Benim gibi çocuklar için, çocuksu olarak nitelenmek normal bir durumdur.Lapsille - kuten minulle, kutsuminen lapselliseksi on yleistä.