çoğunlukla ile cümle
çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu Pocket PC 2002 cihazları çoğunlukla GSM cihazları idi.Pocket PC 2002 Smartphones byly hlavně na GSM zařízení.
Bu çoğunlukla onların kompleks yapısından kaynaklanmaktadır.Je to dáno jejich složitou konstrukcí.
Vietnam Yeni Yılı, çoğunlukla Çin Yeni Yılı ile aynı gündür.Vietnamský nový rok je Tết Nguyên Đán, který se slaví většinou ve stejný den jako Čínský nový rok.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Abscesy se typicky objevují při aspirační pneumonii a často obsahují několik typů bakterií.
Çoğunlukla aydınlatmada kullanılır.Často se používá ve studiovém osvětlení.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Tato infekce se obvykle přenáší kontaminovanou vodou či potravinami.
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.Občas se za okem a na vnitřním okraji uší objeví bílá skvrna.
HH cisimleri çoğunlukla toplam kütlelerinin %75 ile %25 ini oluşturan helyum ve hidrojen içerir.HH objekty se skládají převážně z vodíku a hélia, které tvoří 75 % a 25 % jejich hmotnosti.
Çiçeklerini çoğunlukla güneşli havalarda açar.Květy se obvykle otevírají jen za slunečného počasí.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.Většinou se koupali v Nilu a používali měkké mýdlo vyrobené ze zvířecího tuku a křídy.
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.Děti mladší 2 měsíců často navíc nevykazují ani kašel.
Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.Vředy buruli nejběžněji postihují ruce a nohy; horečka není běžná.
Çoğunlukla birlikte takılırlar.Většinou chodili společně.
Köy halkı çoğunlukla birbiriyle akrabadır.Většina měst je vzájemně propojena mezi sebou.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Živí se převážně rybami.
Çoğunlukla çok yıllık nadiren bir yıllık veya iki yıllık otsu bitkilerdir.Jedná se zpravidla o jednoleté, vzácně dvouleté byliny.
Çoğunlukla sadece karakol olarak adlandırılır.Většinou se jí říká prostě hlavní síť.
Özellikle Jessica Lange olmak üzere oyuncu kadrosu çoğunlukla övgü aldı.Zejména chválí obsazení – jmenovitě Jessicu Lange.
Çoğunlukla 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülür.Nejčastěji se vyskytuje u lidí nad 50 let.
Çoğunlukla kahverengi pirinçten yapılır ve genellikle şekersizdir.Nejčastěji je vyrobeno z hnědé rýže a většinou je nasládlé.
Bu bölüm çoğunlukla aracın ön kısmında yer alır.Číslo garáže bývá uvedeno po straně čela vozidla.
Belediye başkanlarına çoğunlukla işten el çektirildi.Starostky většinou obhájily.
Açık yerde çoğunlukla küçük gruplarla yuva yaparlar.Většinou žijí v malých skupinách.
Bu keselere çoğunlukla kadınların prostatı da denir.Někdy je tento obor také zván souslovím ženské lékařství.
Çoğunlukla diğer kuşların şarkılarının kısa parçalarını taklit eder.Mnohdy napodobuje i zpěv jiných ptáků.
Maaş, İşveren tarafından, çoğunlukla günlük, haftalık veya aylık şekilde ödenir.Mzda se obvykle vztahuje k určenému období: denní, týdenní nebo měsíční.
Çoğunlukla polisiye türünde dedektif romanları yazmıştır.Píše především detektivní romány.
Çoğunlukla ABD'de çalışmaktadır.Převážně pracovala v Spojených státech.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Mapy světa se obecně zaměřují buď na politické, nebo na fyzikální rysy zemského povrchu.
Birgivî, eserlerini çoğunlukla Arapça yazardı.Díla karaitů byla psaná většinou arabsky.
Günümüz tarihçileri çoğunlukla bu rakamları abartılı bulmaktadır.Současní historici považují i tento údaj za příliš časný.
Bu tür çekilmeler çoğunlukla çocuk veya kişilerin psikiyatrik sorunlarıyla ilişkilidir.Je totiž často spojen s psychiatrickým nebo psychologickým problémem postižené osoby.
Her evde televizyon ve çoğunlukla uydu anteni vardır.V pokojích bývá někdy i televizor, telefon a většinou i klimatizace.
Namlu çoğunlukla çelikten yapılmaktadır.Obyčejně je vyroben z oceli.
Ressam çoğunlukla kendi aile fertlerini model olarak kullandı.Často použil členy své rodiny jako modely svých maleb.
Çoğunlukla içinde enjeksiyonluk toz bulunur.K nakažení obvykle dojde inhalací kontaminovaného prachu.
Çoğunlukla 6 hafta kadar sürer.Tento proces běžně trvá šest týdnů.
Fakat çoğunlukla gerçel sayılarda tanımlandığını görürüz.Uvažují se nejčastěji v reálných číslech.
Araç, başlangıçta GAZ tarafından, daha sonra çoğunlukla UAZ tarafından üretilmiştir.Mlýn byl zpočátku poháněn plynovým motorem, posléze elektřinou.
Ama çoğunlukla sorunsuz geçti."Většina lidí mě špatně porozuměla."
Psikanalitik eğitim çoğunlukla bir psikanaliz enstitüsünde gerçekleşir ve bu eğitim 4-10 yıl sürebilir.Konzervace je v psychologii část vývojového úkolu, který je zpracováván mezi 4. a 7. rokem života.
Çoğunlukla tundradan oluşan soğuk bir uydudur.To je způsobeno většinou zamrzlou hladinou.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Poranění má obvykle ostrý horní okraj a často je symetrické.
Çoğunlukla tanrılarla arasında husumet vardır (örneğin, Yunan mitolojisindeki titanlar).Jim pak obvykle vládne bůh nejvyšší (např. v řecké mytologii Zeus).
Sovyet modellerinde çoğunlukla Ural-375D kamyonu üzerine monte edilmiştir.Nejvíce vyráběným modelem se stal Ural-375D.
Tedavi çoğunlukla zorluklar içerir.Léčba u lidí je často obtížná.
İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.Hospitalizace ve většině případů není nutná.
Çiçekleri çoğunlukla 4 çanak yapraklı, 6 taç yapraklıdır.Květy jsou většinou podepřeny listeny, jsou šestičlenné.
Çoğunlukla iki odalı olan yapıların bazılarında kapı geçitleri görülür.Zajímavostí je, že některé nabízené pokoje zasahují do dvou pater.
Baz çifti eklenmesinde, eğer üçüncü bazda bir değişme meydana gelirse çoğunlukla bir değişme olmaz.Ve třetí sérii se oproti druhé nemění vůbec nic.
Kuyrukları çoğunlukla kendilerinden daha uzun olur.Zadeček bývá často vyšší než delší.
Çoğunlukla da zarar ederler.Ale většinou mu jen škodí.
Çoğunlukla bitkisel beslenirler, ama hepsi farklı ölçüde hepçildir.Regulací je v podstatě vybaven každý kotel, ale na různé úrovni.
Mosuo kültürü çoğunlukla anaerkil olarak tanımlanır.Tato kultura je již často považována za mezolitickou.
Her kullanıcı, çoğunlukla, hiçbir teknik destek almadan bu işlemi kendisi yapabilir.Díla vytváří nejčastěji holýma rukama, bez jakýchkoliv technických pomůcek.
Vapur, çoğunlukla kısa mesafelerde yolcu taşımacılığında kullanılan bir deniz taşıtı.Obchodní loď je loď sloužící k přepravě nákladu, v některých případech i k omezené přepravě osob.
Bu ülkedeki eserler, çoğunlukla New York'a göç eden Jamaikalılar tarafından verildi.Odtud i typický dialekt, který přivezli hlavně přistěhovalci z Jamajky.
Aralık 2011 parlamento seçimlerinde Gabon Demokratik Partisi (PDG) ezici bir çoğunlukla iktidarı kazandı.V řádných volbách předsedy DS v únoru 2004 pak Tadić zvítězil drtivou většinou.
Çoğunlukla bu dünyada kimsesiz ve yalnızdır.Obvykle je samotářský a nenápadný.
Çoğunlukla kamuya açık olmakla birlikte, çocuk bahçeleri özel mülk de olabilir.Kromě veřejných může být toto ocenění uděleno také zahradám soukromým.