çoğunlukla ile cümle

çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden propaganda çoğunlukla amaca hali hazırda inananlara yönelik yapılır.З цієї причини пропаганда часто адресована людям, які вже симпатизують ідеї.
Çoğunlukla resimlendirilmiş lerdir.Її зображення трапляється частіше.
Dişi kozalakların olgunlaşma süreleri çoğunlukla bir yıl; bazılarında 2-3 yıldır.Статева зрілість у самців настає у 1 рік, у самиць — на 2-3 рік.
Sovyet modellerinde çoğunlukla Ural-375D kamyonu üzerine monte edilmiştir.Кабіна згодом була використана на автомобілі Урал-375Д.
İstasyon, çoğunlukla yük trenlerine hizmet vermektedir.Станція переважно обслуговує товарні потяги.
Toplam satışlar çoğunlukla ABD pazarı olmak üzere 640.000'i aşmaktadır.Загальний обсяг продажів склав більш ніж 640 000 од., більшість з них на ринку США.
CPE ile ACS arasında gönderilen istekler HTTP (çoğunlukla HTTPS) üzerinden gönderilir.Для шифрування WWW / HTTP з'єднань, як правило, використовується HTTPS.
Çoğunlukla RF ile simgeleştirilir.Найчастіше зустрічається Г.г.п.
Film çoğunlukla İran'da, kimi kısımları ise, gizli olarak Afganistan'da çekildi.Більша частина фільму була знята в Ірані, але деякі сцени були зафільмовані на території Афганістану.
EDGE, 3G standartlarında yer alsa da çoğunlukla 2.75G olarak tanımlanmaktadır.Мережі, розгорнуті із застосуванням EDGE, зараховують до покоління «2,75 G».
Göldeki balık faunası bol olmakla birlikte çoğunlukla yerli olmayan alabalık türlerinden oluşmaktadır.Риби в озері, звичайно, немає - як і багатьох інших груп організмів.
Çantalarda çoğunlukla yük ve eşya taşınır.Зазвичай на полиці поміщають коробки, ящики та пачки.
Klor sanayide çoğunlukla doymuş tuz çözeltisinin elektrolizi yoluyla üretilir.Трапляється майже завжди в електролізі розтоплених солей.
Yeterli çoğunlukla bu hükümet uzun sürmedi.Проте ця влада протрималась не довго.
Çoğunlukla saçmalıyor.Bir bölümde kendine bir vicdan yaratmıştır.Також він часто зазнавав знущань з боку однокласників через свій розум.
Çoğunlukla futbol karşılaşmaları için kullanılır, kapasitesi 1,500'dür.Вміщає він 1500 глядачів і переважно використовується для проведення футбольних матчів.
Buradaki görevlerinde çoğunlukla Petlyakov Pe-2 bombardıman uçaklarına koruma görevi yapar.Там, під керівництвом В. Петлякова, бере участь у проектуванні бомбардувальника Пе-2.
Yaklaşık 1.500 kişilk Grenadalı ve 700 Kübalı (çoğunlukla inşaat işçisi) asker işgal kuvvetlerine karşı koydu.Атакуючим протистояли 1500 гренадських солдатів (за іншими даними 700) та певна кількість кубинців.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.Разом з тим частіше спалахували селянські повстання.
Oyun çoğunlukla Avrupa'da geçmektedir.Більшість гонок проводяться в Європі.
Buna rağmen ressam çoğunlukla Avrupa'da yaşadı.Художник неодноразово відвідував європейські країни.
Bunlar çoğunlukla konut amaçlı yapılaşmalardır.Найчастіше встановлюється в житлових приміщеннях.
Çünkü işletmelerin nakit ihtiyacı çoğunlukla ticari bankalar tarafından karşılanmaktadır.Як правило, подібні операції здійснюються через комерційні банки.
Dilin gelişmesi için geçerli olan dilsel biçim çoğunlukla çıkış maddesidir.З різних способів приготування язика найчастіше використовується варіння.
Çoğunlukla ABD'de çalışmaktadır.Вона переважно працює в США.
Küçükken sporlarla çoğunlukla ilgiliydi ama gitara ilgisi yoğunlaştı.В дитинстві відвідувала різноманітні спортивні секції, але більше цікавилася технікою.
Therialar çoğunlukla diş yapısı ile sınıflandırılırlar.Звірі часто класифікуються за картиною зростання зубів.
Çoğunlukla Ortodoks Hristiyan ve Moskova merkezli Rus Ortodoks Kilisesi'ne bağlıdırlar.Вони й надалі визнавали себе частиною Російської православної церкви з центром в Москві.
Olaylar dinî olarak değerlendirilse de çoğunlukla siyasi ve ekonomik nedenlere dayanır.Причини міграції різняться, але як правило, поєднують економічні та політичні проблеми.
Çoğunlukla alıcıya hiçbir şey ifade etmezler.Здебільшого з небіжчиками немає ніяких речей.
Çoğunlukla plastik veya ahşaptan üretilir.Найчастіше виготовляється і пластмаси або дерева.
Çoğunlukla hak eden devlet polisi mensuplarına verildi.Значні права для цього отримала поліцейська влада.
Maske'nin çoğunlukla gerçek kimliğidir.Їхнє Забарвлення найчастіше носить маскувальний характер.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Сини часто використовують її поради.
Bu yörelerde yaşayan Zazalar çoğunlukla kendilerini de Dımıli olarak isimlendirmektedirler.زَعْتَر‎); саму рослину в цьому регіоні також часто називають цим словом.
Aralık 2011 parlamento seçimlerinde Gabon Demokratik Partisi (PDG) ezici bir çoğunlukla iktidarı kazandı.На парламентських виборах]] влітку 2013 року Народно-демократична партія Бутану здобула перемогу.
Törenler yılda bir kez ve çoğunlukla Şubat ayında yapılır.Линяння відбувається раз на рік, зазвичай у червні.
Çoğunlukla nesneleri taşımak ya da muhafaza etmek için kullanılır.Бродіння часто використовується для приготування або збереження продуктів харчування.
Çoğunlukla sıvı haldeki su moleküllerinden oluşur.Вони складаються переважно з молекулярного водню.
Avrupa'da, çoğunlukla Fransa'da yetiştirilir.Європи, частково осівши у Франції».
Çoğunlukla sabahın erkeninde gerçekleşir.В основному годуються рано вранці.
Çoğunlukla 1 ila 4 yaşları arasındaki çocuklarda çok görülür.Найбільш часто зустрічається у дітей віком 4-14 років.
Orta öğretim kurumları özel olup, çoğunlukla dinsel kurumlar tarafından yönetilir.Спеціальні школи знаходяться під контролем ради з шкільної освіті, і, як правило, на основі зокрема Релігія.
Bu şarkılar çoğunlukla gösterişsiz ve neşelidir.Взагалі ці собаки дуже кумедні й чарівні.
Çoğunlukla kişi bilincini yitirir veya ciddi duyumsal sorunlar yaşar.Їхній інтелект зазвичай знижений, аж до розумової відсталості, або ж у них є психічне захворювання.
Film çoğunlukla arşiv çekimlerinden oluşmaktadır.Фільм майже повністю складається з діалогів.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.При процедурі, виконаній належним чином, розріз загоюється вже через кілька тижнів.
Çoğunlukla çok katlıdırlar.В більшості випадків сприятливий.
Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır.Від тварин, як правило, одержують кілька видів продукції.
Kutuplayıcı olarak çoğunlukla kalsit kristalleri kullanılır.Як ультразвукові генератори, як правило, використовуються п'єзоелектричні кристали.
Çerçilikle uğraşanlar çoğunlukla erkektir.В більшості випадків кривдники — чоловіки.
Bunlar çoğunlukla kimyacılar tarafından kullanılırdı.Їх найчастіше використовують для хімічної завивки.
Çoğunlukla tipik kişisel ya da ailesel migren geçmişi olan kimselerde meydana gelir.Často se vyskytují u lidí s osobní nebo rodinnou historií typických migrén.
Çoğunlukla uzun yolculuklara çıkardı ve bu yüzden Freya kırmızı altın gözyaşları dökerdi.Jejím manželem byl Ód, který však odešel na dalekou cestu a Freya ho oplakávala slzami z rudého zlata.
Ayaklanmaya çoğunlukla köylüler katıldı.K povstání se připojovali zejména rolníci.
NaClO4 laboratuvarda çeşitli kullanım alanlarına sahiptir( çoğunlukla reaktif olmayan elektrolit olarak).NaClO4 má řadu různých aplikací v laboratoři, často jako nereaktivní elektrolyt.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Jsou často používána při rozhodování o tom, zda osobu hospitalizovat či nikoliv.
Belirtiler ve semptomlar, çoğunlukla bulaşıcı ajana yakalandıktan sonraki 12-72 saat içinde başlar.Příznaky a symptomy se obvykle projevují do 12–72 hodin po přenosu původců infekce.
Bu hayvanlarda hastalık çoğunlukla sivrisinekler tarafından yayılır.Mezi těmito zvířaty je virus šířen většinou komáry.
Eğer sebebi viral bir ajansa, durum çoğunlukla bir hafta içinde ortadan kalkar.Je-li onemocnění způsobeno virem, obvykle odezní do jednoho týdne.
İlgili Sayfalar