çoğunlukla ile cümle

çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Brandon Stark, çoğunlukla "Bran", Eddard ve Catelyn'in ikinci oğludur.Brandon "Bran" Stark är Neds och Catelyns näst äldste son.
Hansard, konserlerinde çoğunlukla müzisyenden şarkılar da seslendirir.Sugarland brukar framföra låten under konserter ibland.
Çoğunlukla polisiye türünde dedektif romanları yazmıştır.Han skriver bland annat samhällskritiska detektivromaner.
Öykülerinde çoğunlukla yoksul ya da orta halli insanları; gündelik hayattaki küçük mutsuzlukları anlattı.Vad stora och små människor sagt eller trotts säga vid sin död.
Dişi çoğunlukla her yıl yaz aylarında bir tane yavru doğurur.Snoken föder vanligtvis en kull per sommar.
Çoğunlukla house, tekno, hi-NRG ve Euro disko tarzlarına ait unsurları içerir.Genren bygger på element från bland annat house, hi-NRG och eurodisco.
ECT, çoğunlukla haftada iki-üç kez, hastalık belirtileri ortadan kalkıncaya dek hasta bireye uygulanır.Behandlingen ges två till tre gånger per vecka till dess att önskad effekt uppnåtts.
Vapur, çoğunlukla kısa mesafelerde yolcu taşımacılığında kullanılan bir deniz taşıtı.Den används mest då långväga fartygstransporter ingår i transporten.
Asalak olanlar çoğunlukla Eski dünya'da yaşarlar.Monarkerna förekommer främst i Gamla världen.
Çoğunlukla sadece puanter olarak adlandırılır.Ibland kallas den bara för Camden.
Referandum sonucunda ezici çoğunlukla cumhuriyet ilan edildi.Det första fallet förnekas som regel beteckningen republik.
Çoğunlukla olumlu eleştiriler aldı.Den fick mestadels positiva recensioner.
Şu anda çoğunlukla futbol maçları için kullanılmaktadır.Den används för närvarande mestadels till fotbollsmatcher.
Çoğunlukla Shakespeare'in eserlerinde rastlanır.Tiden spelar ofta en viktig roll i Shakespeares pjäser.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Människor uttrycker ofta glädje genom att le.
Yuva, bazen yerdeki bir deliğe, çoğunlukla çürümüş ağaç oyuklarına yapılır.Den bygger sitt bo i ett hål i marken, ofta ett gammalt gnagarhål.
Yani tarlalar çoğunlukla bu kısımdadır.I lantliga områden är det ofta tvärtom.
Hastalığın etkilediği kişiler çoğunlukla 20-40 yaş arası erişkinlerdir.De flesta som får sjukdomen är mellan 20 och 40 år.
Bu hastalık çoğunlukla belirti vermeden başlar ve bu durum yıllarca sürebilir.Infektionen ger ofta inte upphov till några symptom till en början, och detta kan vara upp emot ett år.
Çoğunlukla gazel tarzında manzumeler yazdı.Hon skriver främst manga i joseigenren.
Bu tabakadaki yapılar da çoğunlukla kült yapılarıdır.Denna fabriksdel är också till stor del automatiserad.
İkinci Dünya Savaşı'ndan önce kelime anlamı çoğunlukla Tekrar Edilebilirlik ile aynı anlamda kullanılmaktaydı.Tidigare, före andra världskriget, var den beskrivande notationen vanligast.
Dizçekler çoğunlukla piyadeler tarafından kullanılmıştır.Grenadjärer utses vanligtvis från infanteriet.
Çoğunlukla saçmalıyor.Oftast är det trivialt.
Bu familyaya bağlı türler çoğunlukla tropikal bölgelerde dağılmıştır.De flesta arter i denna familj förekommer i tropiska områden.
Havalimanı çoğunlukla Rinas Uluslararası Havalimanı olarak bilinir.Flygplatsen är även känd som Rinas internationella flygplats på grund av dess läge vid byn Rinas.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Tonåringen uttrycker ofta mycket känslor.
Çoğunlukla saf ormanlar kurar.Ibland besöks tätare skogar.
Çoğunlukla balıkçılık, ticaret ve turizm ile uğraşırlar.Befolkningen ägnar sig huvudsakligen åt fiske, hantverk och turism.
Kitabın, yazarın ve yayınevinin ismi çoğunlukla ön kapakta bulunur.Ibland ingår även författarens namn och bokförlagets namn och emblem i ryggtiteln.
Ona karşı çıkmayı göze alamasa da yaptığı planlar çoğunlukla onun istekleriyle çelişir.Att helt enkelt avvisa sin rädsla får ofta inte avsedd effekt.
Çoğunlukla küçük müdahalelere ihtiyaç duyulmaktadır.Det förekommer vanligtvis lite interaktion mellan dessa grupper.
Kurtbasarlar çoğunlukla yaylalar ve kışlalarda tutulmaktadırlar.Järnsparven håller sig ofta dold i buskage och liknande.
Elektrik enerjisi ölçü birimi olarak, çoğunlukla kilovatsaat (kWh) kullanılır.Eftersom wattsekund är en mycket liten enhet så mäter man ofta elektrisk energi i kWh (kilowattimmar).
Tutulu satış genellikle taşınmaz mal (çoğunlukla da yapı) satınalımlarında kullanılır.Till exempel vid köpavtal (köp av kapitalvaror) är det vanligt att man erlägger handpenning, ofta kontant.
Başka türlere karşı geçimsizdir, kendinden küçük balıkları çoğunlukla yer.Det är olämpligt att ha arten tillsammans med mindre fiskar som den kan äta upp.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Den äter främst fiskar.
Demokratik Parti ön seçimlerini büyük çoğunlukla kazandı.Socialdemokraterna fick egen majoritet efter valet.
Bununla birlikte, kontrol çoğunlukla bilgi kontrolü yoluyla daha büyük grupların üzerinde sürdürülür.Однак, найчастіше, контроль над великою групою через контроль інформації.
Çoğunlukla uzun yolculuklara çıkardı ve bu yüzden Freya kırmızı altın gözyaşları dökerdi.Він часто подовгу подорожував, тоді Фрейя плакала сльозами зі щирого золота.
Belirtiler ve semptomlar, çoğunlukla bulaşıcı ajana yakalandıktan sonraki 12-72 saat içinde başlar.Ознаки та симптоми хвороби зазвичай виникають через 12-72 години після контакту з джерелом інфекції.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Ця інфекція зазвичай передається через заражену воду та їжу.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Часто це спричинено нещасними випадками на кухні та домашнім насильством.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Абсцеси зазвичай розвиваються при аспіраційній пневмонії та часто містять декілька видів бактерій.
Koreograf dans ve hareketleri yaratır ve koordine eder - çoğunlukla müzikaller için.Хореограф розробляє та координує рухи акторів, танці (переважно для мюзиклів).
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Мапи світу в основному фокусуються на політичних чи фізичних особливостях.
Hizmet ve tüm yazılım ayrı bir ücret olmaksızın, 1969'a kadar çoğunlukla üreticiler tarafından sağlanmaktaydı.Сервіс і все доступне програмне забезпечення до 1969 року зазвичай постачалося виробником без окремої оплати.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Він був автором 40 науковий робіт, здебільшого з орнітології.
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.На додачу, кашель також часто відсутній у дітей віком менше 2-х місяців.
İlk başlarda ilkel ikincil atmosferin çoğunlukla amonyak ve metan içerdıği düşünülürdü.Спочатку вважалося, що вторинна атмосфера Землі містила в основному аміак та метан.
Çoğunlukla ağaç, ağaççık ya da çalı durumunda bulunurlar.Велику частину дня проводять у пошуках корму (на землі або деревах).
Çiçeklerini çoğunlukla güneşli havalarda açar.Квітки відкриваються лише в сонячну погоду.
Bu stadyumda çoğunlukla futbol maçları yapılmaktadır.Як правило, на цьому стадіоні проводять більшість футбольних матчів.
Bazı matematiksel gösterimler çoğunlukla diyagramsaldır, ve bu nedenle neredeyse tamamen alfabe bağımsızdır.Деякі математичні нотації в основному схематичні, і тому майже повністю незалежні від сценаріїв.
Benzer fakat çoğunlukla göz ardı edilen bir etkide Redd Kross'un Neurotica adlı albümleri için geçerlidir.Аналогічний за впливом альбом, який проте рідко згадується, це Neurotica гурту Red Kross.
Besteleri büyük çoğunlukla tango türündedir.Найбільше видове багатство знаходиться у Танзанії.
Biyolojik arıtma, çoğunlukla akvaryum filtrelerinde ve atık su arıtma tesislerinde kullanılır.Біологічне очищення застосовується в основному в акваріумних фільтрах і в установках очищення стічних вод.
Ancak bunların etkileri çoğunlukla sembolikti.Ці ефекти зазвичай оборотні.
Bu alternatif terim çoğunlukla avrupalı ripperlar tarafından kullanılır.Назву цей елемент отримав від широкого використання європейськими райдерами.
Çoğunlukla futbol müsabakalarının yapıldığı Çongçing Olimpik Spor Merkezi, 58.680 seyirci kapasitelidir.Домашні матчі приймає на Олімпійському спортивному центрі Чунціна, потужністю 58 680 глядачів.
İlgili Sayfalar