çoğunlukla ile cümle
çoğunlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sait Faik, bu dönemki öykülerinde çoğunlukla şimdiki zaman kipini kullanmayı tercih etti.يبدو أن TransFair USA قد اختارت أن تستمر بعلامتها الخاصة في الوقت الحالي.
Olaylar çoğunlukla Tübitak binasında geçer.وتنطوي كثير من الحالات على قطع الأنابيب بعد الإجراء.
Çoğunlukla şefkatsiz ve maganda insanlarla ilişkilendirilir.2- أنهم نادراً ما ينغمسون في تفاعلات اجتماعية إيجابية مع الرفاق.
Çoğunlukla diğer hayvanlar (örneğin porsuk) tarafından inşa edilmiş mağaralara yerleşir.(ومعظم باقى الفصائل الحيوانية الأخرى، كما ذكر البعض).
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.ولكن هذه الرواية لا تصح عند كثيرين من المؤرخين البارزين.
Bunun nedeni Ortaçağ mozaiklerinde çoğunlukla sanat perisi Müzlerin resmedilmiş olmasıdır.تناول فنانو القرون الوسطى الموضوعات الدينية في أغلب الأحيان.
Nüfusu çoğunlukla kırsal göçmenlerin oluşur.نمو يرجع إلى حد كبير إلى الهجرة القروية.
Eylisli çoğunlukla sol görüşü savunmaktadır.تحسب بوليا عادة لصالح اليمين.
Çoğunlukla gösteri amaçlı yapılır ve cesaret gerektirir.على العموم يتطلب توفر جرأة في الشخص الذي يريد القيام بالمخاطرة.
Çoğunlukla tavada yapılmasına karşın, fırında da yapılabilir.في أغلب الأحيان الروستي يُشكّلُ ببساطة داخل المقلاة.لكن يمكن أيضاً أَنْ يُخْبَز في الفرن.
Çoğunlukla güneş doğduktan yarım ile bir saat sonra gerçekleştirilir.وعادة ما يتم ذلك في غضون عشر دقائق من الولادة.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.السعادة هي عادة المحفز الذي يُنتج الابتسامة في غالب الأحيان.
Urdu dilini konuşanlar çoğunlukla Müslümanlardır.Para a maioria dos falantes é a língua da criatividade.
HCE mimarisi öncesinde, NFC işlemleri çoğunlukla güvenli öğeler kullanılarak gerçekleştirildi.Antes da arquitetura HCE, transações NFC eram normalmente feitas usando elementos seguros.
Çoğunlukla pantolon ya da kendini bir elbise giymez.Ela geralmente não usa calças ou vestido.
Çoğunlukla 0 ve 1 sırasıyla ölü ve yaşayan hücreleri temsil etti.Com frequência 0 e 1 representavam células mortas e vivas, respectivamente.
Bu hayvanlarda hastalık çoğunlukla sivrisinekler tarafından yayılır.Nestes animais a contaminação na maior parte é por mosquitos.
Çoğunlukla ornitoloji üzerine olan 40 tezin yazarıdır.Foi autor de 40 trabalhos, principalmente em Ornitologia.
Vitti'in son dönemde rol aldığı filmler çoğunlukla uluslararası dağıtıma çıkmayan İtalyan yapımlarıdır.Os últimos filmes de Monica Vitti foram, na maioria, filmes italianos sem distribuição internacional.
Korsan nüfusu çoğunlukla İngiliz ve Fransızlardan oluşuyordu, bunların yanında az sayıda Hollandalı vardı.A população pirata era composta principalmente por franceses e ingleses, com uma pequena parcela holandesa.
"Addicted to You" için yapılan eleştiriler çoğunlukla olumluydu.A recepção crítica para "Addicted to You" foi principalmente positiva.
Bu savaşın kaynakları çoğunlukla Bizans kökenlidir.As fontes para esta guerra são praticamente de origem bizantina.
Röportajlarda, çoğu müzisyen çoğunlukla Dead'i içe dönük ve garip bir kişi olarak betimlemişlerdir.Em entrevista, vários músicos descreveram Dead como uma pessoa estranha e introvertida.
Fux’un çalışması çoğunlukla Palestrina’nın modal fügleri üzerinde yapılan alıştırmadan uyarlanmıştır.O trabalho de Fux foi largamente baseado na prática de Palestrina das fugas modais.
Doğum belgesinde "Carl Marx" yazmakta çoğunlukla "Karl Marx" olarak kullanılmaktadır.Sua certidão de nascimento diz "Carl Marx", e em outros lugares "Karl Marx" é usado.
Rusya'da çoğunlukla doğal nehirler ve göllerden oluşan içsular ile birlikte 102.000 km suyolu bulunmaktadır.Os 102 mil quilômetros das vias navegáveis na Rússia vão, na maior parte, por rios ou lagos naturais.
Çoğunlukla Çinli köylüler ya da çiftçiler basit, mekanik olmayan tarım araçlara bağımlıdırlar.A maior parte dos camponeses e dos fazendeiros ainda é dependente de implementos agrícolas não-mecanizados.
Çoğunlukla, yüzeyin yakınında gruplarda toplanan küçük balıkları yerler.Eles comem principalmente pequenos peixes que se agrupam em cardumes perto da superfície.
The Endless River, büyük çoğunlukla ambient ve enstrümantal öğeler barındıran bir albüm olarak tanımlandı.The Endless River foi descrito pela banda como um álbum em grande parte ambiente e instrumental.
Çoğunlukla aydınlatmada kullanılır.Ele é frequentemente utilizado na indústria de iluminação.
Alveolar ekinokokkoz ise çoğunlukla ilaç tedavisi ve ardından cerrahi müdahale gerektirir.O tipo alveolar precisa muitas vezes de cirurgia, seguida de medicação.
Mevcut yapılar çoğunlukla Ming ve Qing hanedanlarından gelmektedir.As estruturas atuais, datam maioritariamente das dinastias Ming e Qing.
Boyu çoğunlukla burnundan kuyruğuna kadar 1.3-2 metre.Ele varia de 1,2 a 2 metros de comprimento do nariz à cauda.
Bunlar çoğunlukla Visigotik veya Mozarat Rite Roma Katolikleri idi.Eram, principalmente, católicos romanos de rito visigótico ou moçárabe.
William Butler Yeats, Poe'yu çoğunlukla eleştiriyordu ve yazarı "avam" buluyordu.William Butler Yeats ocasionalmente criticava Poe e uma vez chegou a chama-lo de "vulgar".
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.Além disso, a tosse é frequentemente ausente em crianças com menos de 2 meses de idade.
Millî takım maçları çoğunlukla Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda yapmaktadır.Entre as suas diversas obras, destaca-se o Estádio Olímpico de Berlim.
Kendisinden çoğunlukla Prenses Kızılyele olarak bahsedilir.Ela é muitas vezes referida como a Princesa de Lillebonne.
Özellikle Jessica Lange olmak üzere oyuncu kadrosu çoğunlukla övgü aldı.O elenco é geralmente elogiado, especialmente Jessica Lange.
Yan filmlerde çoğunlukla yeni karakterler yer aldı.Os filmes apresentaram principalmente personagens novos.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Aparentemente estes eram quase sempre veleiros e não navios a remos.
Bu model, çoğunlukla Los Angeles- New York şehri gibi anakarasal rotalar için kullanılır.Este modelo é usado principalmente em rotas continentais como Nova York-Los Angeles.
Besteleri büyük çoğunlukla tango türündedir.Os frutos são na grande maioria das espécies do tipo baga.
Bu geziler sırasında çoğunlukla Truman Capote ve Ava Gardner gibi isimlerle görüntülenirdi.Costumava viajar para os Estados Unidos, onde muitas vezes foi vista com Truman Capote e a atriz Ava Gardner.
Birinci ve çoğunlukla en güç adım incelenecek materyalin yeterli bir kristalini elde etmektir.O primeiro e, muitas vezes mais difícil passo é obter um cristal adequado do material em estudo.
Filmin yıldız oyuncuları yoktur, çoğunlukla az tanınmış veya tanınmamış oyuncularla çekilmiştir.Isso significava que a maioria das outras partes tinha que ir para atores pouco conhecidos ou desconhecidos.
Güneş lekeleri çoğunlukla gruplar halinde görünür.As manchas solares aparecem em grupos.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Na verdade, todos os Secretários-Gerais falam essas duas línguas fluentemente.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Alimenta-se principalmente de peixe.
Bu sorunun puanlaması çoğunlukla 0-10 skalasında verilen puana dayanır.A pontuação para esta resposta é mais frequentemente com base em uma escala de 0 a 10.
Ölümsüz ruha sahip değildir ve ölümden sonra bilinç yoktur (ölüme çoğunlukla "canın uykusu" adı verilir).Não possui uma alma imortal, mas se tornou alma vivente após receber o sopro de vida (ou espírito) de Deus.
25 Mart 1931 günü de Tenessee'deki Chattanooga'dan Memphis'e doğru yola çıkan tren çoğunlukla işçi taşıyordu.Em 25 de março de 1931, várias pessoas viajavam em um trem de carga entre Chattanooga e Memphis, Tennessee.
Aslında ilk yerleşimler çoğunlukla kervansaraylar şeklinde olmuştur.Em primeiro lugar, as casas, na maior parte, são repugnantemente sujas.
Bu cisimler çoğunlukla etkileşen galaksi çiftleridir.Estes objetos são, na sua maioria pares de galáxias interagindo.
Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir.A crítica elogiou as atuações dos três protagonistas, e frequentemente destacou Watson com a melhor atuação.
Ermenistan'ın en büyük spor tesisi olan Hrazdan çoğunlukla futbol maçları için kullanılır.Sendo o maior local de esportes na Armênia, Hrazdan é frequentemente utilizado para partidas de futebol.
Belirtiler ve semptomlar, çoğunlukla bulaşıcı ajana yakalandıktan sonraki 12-72 saat içinde başlar.Os sintomas têm normalmente início entre 12 a 72 horas depois de se contrair o agente infeccioso.
Reynolds, her zaman Lightman'ın yöntemlerine katılmasa da çoğunlukla onların arkasında durur.Reynolds nem sempre concorda com os métodos de Lightman.
Basınç çoğunlukla, hidrostatik basınç ve merkezcil potansiyel olmayan, dinamik basınçtır.Frequentemente a pressão é a pressão dinâmica, com a pressão hidrostática e o potencial centrípeto removidos.
Çoğunlukla da komutana söylemezler bile.Não é nada fácil, também, ouvir o Comanche.