Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Nå for hver tre jordbær, har jeg to appelsiner og jeg har en æble.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Nos minden harmadik eperre, jut két narancs és egy alma.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Pro každé 3 jahody mám 2 pomeranče a 1 jablko.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Така че след това пропорцията ще бъде три: два: един.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.גם עבור כל שלוש תותים, יש לי שני תפוזים . ויש לי אחד תפוח.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.حسناً، لكل 3 حبات فراولة، لدي برتقالتان ولدي تفاحة واحدة
Herkes durmuş bana bakıyordu, Ama artık iyice çileden çıkmıştım, konu buraya vardığına göre,Όλοι πλέον με κοιτάνε αλλά εγώ τα 'χω πάρει κι αφού το 'φτασα πια ως εδώ
Hey, çildir.Bodoh.
Hey, çildir.Hallå, bli galen. Hallå, Becky.
Hey, çildir.Hei, tacanit-o.
Hey, çildir.Hé, vessz meg.
Hey, çildir. Hey, Becky.Hey, forza Becky, muoviti.
Hey, çildir.Hey, seid ihr bekloppt.
Hey, çildir.Έι, Μπέκυ. Συνέχισε, κουνήσου.
Hey, çildir..היי, תתפוס את לוני
Hiç çilek almadığım duruma bakalım önce. . Hiç çilek almamışım, yani 0 çilek.Lad os se på, når vi ikke køber jordbær. . s er lig med 0.
Hiç çilek almadığım duruma bakalım önce. .우선 딸기를 하나도 안 산다고 생각해보죠.
Hiç çilek almadığım duruma bakalım önce. .Vamos analisar a situação onde eu não recebo nenhuma morangos.
Hiç çilek almadığım duruma bakalım önce. .Нека да разгледаме ситуацията, където нямам никакви ягоди. В тази ситуация нямам никакви ягоди.
Hiç çilek almadığım duruma bakalım önce. .دعونا ننظر الى الحالة التي لا يكون فيها فراولة الحالة التي لا يكون فيها فراولة
Hiç çilek almamışım, yani 0 çilek.그럼 딸기의 무게는 0이 돼요.
Hiç çilek almamışım, yani 0 çilek.Então, meus quilos de morangos são 0.
Hiç çilek almamışım, yani 0 çilek.Така че моите фунтове ягоди са 0.
Hiç çilek almamışım, yani 0 çilek.اي ان ارطال الفراولة تكون 0
Hiç muz almazsam, 10 bölü 3 kilo çilek alabilirmişim. .만약 바나나가 없다면 저는 10/3 파운드의 딸기를 살 수 있겠네요.
Hiç muz almazsam, 10 bölü 3 kilo çilek alabilirmişim. .Eu poderia - se eu ficar sem banana - recebo 10/3 quilos de morangos.
Hiç muz almazsam, 10 bölü 3 kilo çilek alabilirmişim. .Hvis vi ikke køber nogen bananer, kan vi købe 10 over 3 pund jordbær.
Hiç muz almazsam, 10 bölü 3 kilo çilek alabilirmişim. .Мога да - ако не взема никакви банани - мога да взема 10/3 фунта ягоди.
Hiç muz almazsam, 10 bölü 3 kilo çilek alabilirmişim. .يمكنني --اذا لم يكن لدي موز-- سأحصل على 10/3 ارطال فراولة
IHOP'un çilekli ve muzlu kreplerini benim gibi seven birisi var mı?Nessun'altro ha una voglia di quei pancake fragola e banana di IHOP?
IHOP'un çilekli ve muzlu kreplerini benim gibi seven birisi var mı?Quelqu'un d'autre a envie de ces crêpes fraise-banane de chez IHOP?
IHOP'un çilekli ve muzlu kreplerini benim gibi seven birisi var mı?Λιγουρεύεται κανείς εκείνες τις τηγανίτες με φράουλα και μπανάνα από το 'IHOP';
IHOP'un çilekli ve muzlu kreplerini benim gibi seven birisi var mı?Кто из вас любит блинчики с клубникой и бананом?
IHOP'un çilekli ve muzlu kreplerini benim gibi seven birisi var mı?うまいよね!
Isak, başka yaban çileği kalmadı.Es gibt keine wilden Erdbeeren mehr.
Isak, başka yaban çileği kalmadı.Isaac, il n'y a plus de fraises des bois.
Isak, başka yaban çileği kalmadı.Isak, mein Lieber. Es gibt keine wilden Erdbeeren mehr.
Isak, başka yaban çileği kalmadı.Isak, nu mai sunt fragi.
Isak, başka yaban çileği kalmadı.Isak pieni, mansikoita ei enää ole.
Isak, başka yaban çileği kalmadı.Isak, ya no quedan fresas salvajes.
Isak, başka yaban çileği kalmadı. Teyzem baban için biraz aramanı istiyor.Du ska leta reda på din pappa.
İsa'nın çektiği acıları ve çileyi göstermek için tasarlandığı çok açık.Kristovu aj Máriinu bolesť a utrpenie, ktoré museli znášať, máme považovať za cestu.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.Ahí es cuando la agonía realmente empieza.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.Atunci începe cu adevărat suferinţa.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.C'est là que la douleur commence réellement.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.Ed è qui che inizia la sofferenza.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.그때부터 괴로움이 시작되죠.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.Zaczyna się prawdziwe cierpienie.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.Вот когда начинается подлинное страдание.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.אז הסבל ממש מתחיל.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.وهنا تبدأ المعاناة الحقيقيَّة.
İşte büyük çileniz o zaman başlar.ですから 子供たちと 話をしてください
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.(89:15) Возвесели нас за дни, в которые Ты поражал нас, за лета, в которые мы видели бедствие.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Alégranos conforme a los días de nuestra aflicción, y a los años en que hemos visto el mal
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Alegra-nos pelos dias em que nos afligiste, e pelos anos em que vimos o mal.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Berilah kami kebahagiaan seimbang dengan penderitaan yang kami tanggung dalam tahun-tahun sengsara
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Erfreue uns nun wieder, nachdem du uns so lange plagest, nachdem wir so lange Unglück leiden.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Giv oss glädje så många dagar som du har plågat oss, så många år som vi hava lidit olycka.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Glæd os det Dagetal, du ydmygede os, det Åremål, da vi led ondt!
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Gled oss så mange dager som du har plaget oss, så mange år som vi har sett ulykke!