Ana içeriğe geç
Sözlük

çil ile cümle

çil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.주근깨 같은 것도 보이지요.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Mas vocês notarão ainda outra coisa, é que a face do Sol tem sardas.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Pero notarán algo más y es que la cara del Sol tiene pecas.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.Sommersprossen hat.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.וזה כי על פני השמש ישנם נמשים.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.وهو أن هناك على وجه الشمس نمشا.
Güneşin üzerinde çillerin olduğunu.斑点があることです この斑点は太陽黒点と呼ばれ
Hatta ç ekseni diyelim çilek ekseni olduğu için. . ç, çilek sayısına eşit olsun. .Na verdade, deixe-me chamá-lo de s, o eixo-s, onde s é para morangos. Deixe s ser igual ao número de morangos.
Hatta ç ekseni diyelim çilek ekseni olduğu için. . ç, çilek sayısına eşit olsun. .아니지, 이걸 s축이라고 할게요, strawberry(딸기)의 s자를 따서요. s는 딸기의 개수입니다.
Hatta ç ekseni diyelim çilek ekseni olduğu için. . ç, çilek sayısına eşit olsun. .Всъщност нека я нарека s, s-ос, където s е за ягоди. Нека s е равно на броя ягоди. ...ягоди.
Hatta ç ekseni diyelim çilek ekseni olduğu için. . ç, çilek sayısına eşit olsun. .في الواقع دعوني اسميه، محور s، حيث انه مخصص للفراولة وليكن s = عدد ارطال الفراولة
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Broń Boże, żeby bawiły się w brudzie - kal albo nawet gorzej, w wodzie - lokvi, to je zabije.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Deus nos livre de brincarem na sujeira, no "kal", ou ainda pior, "lovki", na água, que vai matá-los.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Dios nos libre de jugar con tierra o con agua, que los va a matar.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Doamne ferește să se joace în murdărie, în praf, sau chiar în apă, care îi va ucide.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Hemel, laat ze niet in de modder spelen, de kal, of in het water, daar gaan ze van dood.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Isten őrizz, ha a piszokban játszanak, a por, vagy még rosszabb, a víz, majd megöli őket.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.하나님은 아이들이 더러운 곳에서 노는 것을 금지하셨습니다. 심지어 물에서도요, 물이 아이들을 죽일거라고 합니다.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Langit melarang mereka bermain di tanah, atau bahkan di air, yang akan membunuh mereka.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Nedej Bože ve špíně, bahnu, nebo ještě hůř, v loužích -- to je zabije.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Per carità, giocano in terra, o ancora peggio nel kal, nell'acqua, e i germi li uccideranno.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Θεέ μου, επειδή τα άφησα να παίξουν στη λάσπη ή να πλησιάσουν το νερό, θεωρούσαν ότι αυτά θα τα σκοτώσουν.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Боже упаси, вони граються в бруді, в "калі", чи навіть гірше, "локві", вода, це точно їх вб'є.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Боже упаси их играть в земле, с грязью. или с водой, это же убет их.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Не дай си Боже да играят в мърсотията, в праха и водата, които направо ще ги убият.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.בגלל שהנחתי לילדים שלי לשחק על החול. חס וחלילה שישחקו בחול ויתלכלכו,
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.معاذ الله أن يلعبوا في الطين، أو المياه القذرة ، والتي ستقتلهم.
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.そんなことがあってたまるか 私は子供の遊び過ぎはいけないと
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.絕對唔畀佢哋喺泥(кал,保加利亚语)度玩, 更咪話玩水,咁會害死佢哋。
"Hemen bir çilingir getir!""Aduce un lăcătuş imediat!"
"Hemen bir çilingir getir!""Buscar um serralheiro imediatamente!"
"Hemen bir çilingir getir!""Buscar un cerrajero de inmediato!"
"Hemen bir çilingir getir!""Chercher un serrurier tout de suite!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch lakatos azonnal!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch lukkosepän heti!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch Schlosser sofort!"
"Hemen bir çilingir getir!""Fetch un fabbro subito!"
"Hemen bir çilingir getir!""Halen een slotenmaker meteen!"
"Hemen bir çilingir getir!""Hämta en låssmed direkt!"
"Hemen bir çilingir getir!""Hente en låsesmed med det samme!"
"Hemen bir çilingir getir!""바로 자물쇠를 가져와!"
"Hemen bir çilingir getir!""Lấy một thợ khóa ngay lập tức!"
"Hemen bir çilingir getir!""Mengambil tukang kunci segera!"
"Hemen bir çilingir getir!""Přines zámečník hned!"
"Hemen bir çilingir getir!""Prines zámočník hneď!"
"Hemen bir çilingir getir!""Puščati ključavničarja takoj!"
"Hemen bir çilingir getir!""Sprowadzić ślusarza od razu!"
"Hemen bir çilingir getir!""Φέρω ένα κλειδαρά αμέσως!"
"Hemen bir çilingir getir!""Вибірка слюсар прямо зараз!"
"Hemen bir çilingir getir!""Выборка слесарь прямо сейчас!"
"Hemen bir çilingir getir!""Донесе ключар веднага!"
"Hemen bir çilingir getir!""להביא מסגר מיד!"
"Hemen bir çilingir getir!""جلب الأقفال على الفور!"
"Hemen bir çilingir getir!"二人の若い女性は既にswishingスカートとホールを介して実行されていました - どのように
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.1 つのリンゴがあります。 つまり、3:2:1です。
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.딸기 3 개에 대하여 , 오렌지 2 개와 1 개의 사과를 가지고 있습니다
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Bem para todos os três morangos, tenho duas laranjas e eu tenho uma maçã.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Bene per ogni 3 fragole ho 2 arance e 1 mela.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Bueno, por cada 3 fresas, tengo 2 naranjas y tengo 1 manzana.
Her 3 çilek için 2 portakalım ve bir elmam var.Eh bien pour trois fraises, j'ai deux oranges et j'ai une pomme.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod