Ana içeriğe geç
Sözlük

çil ile cümle

çil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Înveseleşte-ne tot atîtea zile cîte ne-ai smerit, tot atîţia ani cît am văzut nenorocirea!
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.우리를 곤고케 하신 날수대로와 우리의 화를 당한 연수대로 기쁘게 하소서
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Obveseliž nás podlé dnů, v nichž jsi nás ssužoval, a let, v nichž jsme okoušeli zlého.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Obveseľ nás podľa dní, v ktorých si nás trápil, podľa rokov, v ktorých sme videli zlé.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Razveseli nas po številu dni, v katerih si nas ponižaval, in let, v katerih smo izkušali hudo.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Réjouis-nous autant de jours que tu nous as humiliés, Autant d`années que nous avons vu le malheur.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Rendici la gioia per i giorni di afflizione, per gli anni in cui abbiamo visto la sventura
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Rozweselże nas według dni, którycheś nas utrapił, według lat, którycheśmy doznali złego.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Vidámíts meg minket a mi nyomorúságunk napjaihoz képest, az esztendõkhöz képest, a melyekben gonoszt láttunk.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Ευφρανον ημας αντι των ημερων, καθ' ας εθλιψας ημας, των ετων καθ' α ειδομεν κακα.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.Развесели ни съразмерно с дните, в които си ни наскърбявал. И с годините, в които сме виждали зло.
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.שמחנו כימות עניתנו שנות ראינו רעה׃
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.‎فرحنا كالايام التي فيها اذللتنا كالسنين التي رأينا فيها شرا
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.求 你 照 著 你 使 我 們 受 苦 的 日 子 、 和 我 們 遭 難 的 年 歲 、 叫 我 們 喜 樂
Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.求你 照著 你 使 我 們 受苦 的 日子 、 和 我 們 遭難 的 年歲 、 叫我 們喜樂
Kızıma, ona grupça tecavüz ettiler ve o da bu korkunç çileden sonra geldi ve intihar etti.Mi hija sufrió una violación en grupo, y tras esa terrible experiencia, volvió y se suicidó.
Kızıma, ona grupça tecavüz ettiler ve o da bu korkunç çileden sonra geldi ve intihar etti.הבת שלי, נאנסה על ידי כנופייה ואחרי החוויה קשה היא חזרה והתאבדה.
Kızıma, ona grupça tecavüz ettiler ve o da bu korkunç çileden sonra geldi ve intihar etti.伝えられるところによれば、男女、大人や子どもに関わらず、865人が反乱軍によって撲殺されている。
Muzları satmıyoruz çünkü. Ve tabii eksi sayıda çileğimiz de olamaz.Eu não vou vender quilos de bananas.
Muzlu, çilekli!¡De fresa y de plátano!
Muzlu ve çilekli sakızlarım varLos tengo de fresa y plátano
Nasıl çileler çekiyorsun yavrum?Milyen szenvedéseket álltál ki?
Nasıl çileler çekiyorsun yavrum?Quel genre d'épreuve as-tu traversé ?
Nasıl çileler çekiyorsun yavrum?Τι ακριβώς σε βασανίζει;
Nasıl çileler çekiyorsun yavrum?من ماذا تعانين؟ حقا؟
Onu 8:00'de yıkanmaya giderken gördük. Demek çilekleri siz de topladınız.-Jaså, ni har också plockat smultron.
Onu 8:00'de yıkanmaya giderken gördük. Demek çilekleri siz de topladınız.Näimme sen kahdeksalta, kun menimme uimahuoneelle.
Pazardan aldığım çileklerden kim ister?¿Alguien quiere fresas que compré en el mercado de agricultores?
Pazardan aldığım çileklerden kim ister?Chce někdo jahody, které jsem koupila na farmářským trhu?
Pazardan aldığım çileklerden kim ister?Comprei morangos no mercado do agricultor, alguém quer?
Pazardan aldığım çileklerden kim ister?Wil er iemand aardbeien die ik heb gekocht op de markt van de boeren?
Pazardan aldığım çileklerden kim ister? Yiyecek satın almak, kötü işaretCo ai muon an dau tay to mua tu cho nong san khong?
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.수박,딸기,포도 이런것만 먹고싶은거야.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Chcel jesť len melón, jahody a hrozno.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Chciał jeść tylko arbuza, truskawki i winogrona.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Dia hanya mau makan melon, strawberry dan anggur.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Er wollte nur Wassermelone, Erdbeeren und Weintrauben essen.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Han ville bara äta vatten melon, jordgubbar och vindruvor.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Han ville kun spise vandmelon, jordbær og vindruer
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Hij wilde alleen watermeloen, aardbeien en druiven eten.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Il ne voulait manger que de la pastèque, des fraises et du raisin.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Nó chỉ muốn ăn dưa hấu, dâu tây nè, cả nho nữa.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Voia sa manance doar pepene, capsuni si struguri.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Voleva mangiare solo anguria, fragole, e uva.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Ήθελε να τρώει μόνο καρπούζι, φράουλες, και σταφύλια.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Искаше да яде само диня, ягоди и грозде.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.Он хотел есть только арбуз, клубнику и виноград.
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi..הוא רק רצה לאכול אבטיח, דובדבנים וענבים
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.كان يريد فقط أن يأكل بطيخ وفراولة و عنب
Sadece karpuz, çilek ve üzüm yemek istedi.それで私ホント娘かと思ったのよ
Samsara, yani çilenin sonsuz döngüsü, zevk peşinde koşmak ve acıdan kaçınmak ile sürekli hale gelir.Samsara, o el ciclo interminable del sufrimiento se perpetúa por el deseo de placer y la aversión al dolor.
Samsara, yani çilenin sonsuz döngüsü, zevk peşinde koşmak ve acıdan kaçınmak ile sürekli hale gelir.Samsara, ou le cycle perpétuel de souffrance, est perpétré par l'envie du plaisir et l'aversion de la douleur.
Samsara, yani çilenin sonsuz döngüsü, zevk peşinde koşmak ve acıdan kaçınmak ile sürekli hale gelir.Самсара или безконечный цикл страданий усугубляемый жаждой удовольствий и отвращением к боли.
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı?Ce credeþi cã fãceau Sara ºi cu Sigfrid în locul cu fragi sãlbatici?
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı?Que faisaient donc Sara et Sigfrid au coin des fraises ?
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı?¿Qué hacían Sara y Sigfrid por la zona de las fresas salvajes?
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı? Sizi gördük!Mitä Sara ja Sigfrid tekivät mansikkapaikassa aamulla?
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı?Vad hade förresten Sigfrid och Sara för sig nere vid smultronstället?
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı?Was haben Sigfrid und Sara heute Morgen bei den Beerenbüschen getan?
Sara ve Sigfrid yaban çileği korusunda ne yapıyorlardı?Was haben Sigfrid und Sara heute Morgen bei den Beerenbüschen getan?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çil ile cümle - Sayfa 20 - çil kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App