çiftlik ile cümle
çiftlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
20 yıl boyunca Džiuginėnai’de çiftlikte çalışıp çocuklarını büyüttü ve yoksullukla mücadele etti.For the next twenty years, Žemaitė worked on their farm, raised their children, and battled poverty.
Diğer yandan zooteknistler özel çiftlik kurarak kendi çiftliklerini de başarı ile yönetmektedirler.Then, farmers can manage their farms more successfully.
Bu çiftlikler, bağımsızlıktan bu yana, büyük oranda ormana dönüşmüşlerdir.Since independence, these plantations have largely reverted to forest.
Ayrıca köyde tavuk çiftlikleri de vardır.There are also some chicken farms in the village.
Vaha erken çiftlik örnekleri için modern çağa kadar su kaynağı işlevi gördü.The oases provided water for early farms until the modern age.
Soğanlı'da o zamanlar bağlar, bahçeler ve çiftlikler bulunmaktaydı.In the past, in this area there were farms and gardens.
Aynı zamanda SDG, 10 köy ve çiftlik daha ele geçirdi.SDF forces also captured 12 farms and villages during this advance.
1922’de New York’tan, Houghton’un Norwich, Connecticut’taki eski çiftlik evine taşındı.In 1922, Gilman moved from New York to Houghton's old homestead in Norwich, Connecticut.
Mevcut çiftlik evi 1790 inşa edildi.The present plantation house was built in 1790.
Julia bu yıllarda günlük yaşam ve çiftlik yönetimi konularında kısa hikâyeler yazmaya başladı.Julia began writing short stories, inspired by the everyday life and management of the plantation.
Su kirliliği Gazze çevresindeki çiftliklerde üretimin verimliliğini büyük oranda düşürmüştür.Pollution and high demand for water have reduced the productive capacity of farms in the Gaza Strip.
Güreş kariyeri bittikten sonra, James bir çiftlik sahibi olmak istiyor.When she is finished with her wrestling career, James plans to own a farm and be an equine trainer.
Şehrin kökenleri, ilk çiftliklerin açıldığı 1757'ye kadar uzanır.The beginnings of the city go back to 1755 when the first farms were established in the region.
Kendisinin uzaklardaki bir çiftlikte yaşayan başka bir ailenin reisi olduğuna dair sanrılar görür.He is having delusions about being the head of a different family on a far-away farm.
Bu kabuslar onu cinayetin gerçekleştiği eski bir çiftlik evine götürür.This leads her to his old farmhouse, where she is attacked by him.
Adını Hollandacada çiftlik anlamına gelen "bouwerij" kelimesinden almaktadır.The name "Bowery" comes from the Dutch word for farm.
Hindistan, çiftlik üretiminde dünya çapında ikinci sırada yer almaktadır.India ranks second worldwide in farm output.
Orada De Maria ailesinin çiftlik evinde son gecelerini geçirdiler.They spent their last night in the house of the De Maria family.
Tarım makineleri tarım ve çiftlik faaliyetlerinde kullanılan makinelerdir.Agricultural machinery is machinery used in the operation of an agricultural area or farm.
Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış.His father established a successful cattle ranch there.
Daha önce Çiftlikköy mahallesi'nün bir mahallesi konumundaydı.It was once the site of the town farm.
Çok sayıda çiftlik bulunur.There are numerous farmhouses.
Çiftliklerde üretimi gittikçe yaygınlaşmaktadır.Manufacturing interests are increasingly entering the area.
Çiftlik sahibi üç zengin adamsa bu durum karşısında oldukça öfkelidir.The rich farmer in this parable is portrayed negatively, as an example of greed.
Kısa zamanda devlet çiftlikleri verimsiz işletmeler haline geldi.The forts soon became log farmhouses.
Şu an bir çiftlik evinde çocuklarıyla yaşamaktadır.His daughter now lives on the farm.
Özel çiftliklerin tamamına el konuldu.He abolished the private farm plots.
Rosie Tavistock Devon'da bir çiftlikte büyümüştür.She grew up on a farm near Tavistock, Devon.
Kariplerin adada geniş çiftlikleri ve yerleşmeleri vardı.Several generations ago there were farms on the island.
Varsıl çiftlik sahiplerinin yaşadığı eyaletler yangının ardından ağır biçimde vergilendirildiler.To fund this, the provinces were heavily taxed following the fire.
Çiftlik hayvanları ve meyve bahçeleri de dahil olmak üzere tarım geniş çapta geliştirilmiştir.Agriculture has been extensively developed, including livestock and fruit orchards.
Bo Gregory: Çiftlikte çalışan bir balıktır.Farmer Fred - a farmer who works on the farm.
Çiftlik hayvanlarına da saldırdığı olur.Impacts on Farm Animals.
Devekuşları dünyanın her yerinde çiftliklerde üretilmektedir.The elephant has appeared in cultures across the world.
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.Only a few nearby farms exist.
Çevredeki çiftliklerden toplanan ürünler kayda geçirilir ve sarayda depolanırdı.Agricultural products from the surroundings were processed and brought to the market here.
Köyün çobanı, çiftlik ağasının kızına aşık olur ve kızı babasından ister.A lion falls in love with a peasant's daughter and asks the father's permission to marry her.
Oyun festivallerine katılmadığı zamanlarda ise Kanada, Ontario'daki çiftlik evinde yaşamaktadır.When not appearing at conventions, he lives in an old farmhouse in the countryside of Ontario.
Minnesota'nın Little Falls şehrindeki bir çiftlikte büyüdü.It is located south of Little Falls in the Town of Little Falls.
İnsanlar tarafından evcilleştirilmiştir ve çiftlik hayvanı olarak kullanılmaktadır.It is privately owned and used for farming.
Ailesi ile Neustadt am Rübenberge yakınlarında Empede kasabasında bir çiftlik evinde yaşıyordu.He lived with his family in Neubruchhausen near Bremen.
13 yaşında babasına çiftlikte yardım etmeye başladı.At the age of 13, she started helping her mother at work.
Aynı dönemde köyde sipahi çiftlikleri bulunmaktaydı.In these settlements took place semi-nomad farming.
Yerel çiftlik sahipleri inek, koyun ve keçi peyniri yapmaktadır.These factories produce cheese from the local sheep and cow milk.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Bats are also threatened in the U.S. by their attraction to wind farms.
İlkini daha çiftlikten çıkmadan kaybediyoruz.The first biscuit we're going to lose before we even leave the farm.
Bu çiftlik 485 km2 idi.And this farm was 120,000 acres.
Çiftlikte de çiftçi ile karısı yaşıyordu 4 yaşındaki kızları ile beraber.And on this farm there was the farmer, his wife, and there was the four-year-old daughter.
Balık çiftlikleri hala vardı.There were still fishes.
Ama çoğu fabrika çiftliklerindeki üretim hattına koyuluyor.But most are brought through the assembly lines of factory farms.
ÇİN KÜRK ÇİFTLİKLERİCHlNESE FUR FARM
Ve dünyanın her yerinde pencere çiftliklerimiz var.And we have window farms all over the world.
Pencere çiftlikleri, yazılıma benzer bir şekilde hızlı bir sürümleme süreci sayesinde gelişmekte.So window farms have been evolving through a rapid versioning process similar to software.
Çiftlik sahiplerini anlatmak için Avrupa'daki meyveleri yerleştirdim.Then I have the fruit from Europe for the ranchers.
Ve Akdeniz'in kılıçbalığı çiftliklerinde yakalanan balıkların %90'ı Mola balıklarıdır.And in the Mediterranean, in the swordfish net fisheries, they make up up to 90 percent.
Kuzey Nevada'da küçük bir çiftlik kasabasında büyüdüm.And I grew up in this little farming town in northern Nevada.
Tüm çiftlik işlerinden vazgeçmek zorunda kaldı.He had to forgo all the farm activities.
Çiftliklerinden hastaneye kadar yol 3 saat sürüyordu.They drove like three hours from their farm to the hospital.
Tekrar çiftlikteki günlük rutinine geri döndü.He returned again to his daily routine on the farm.
Ve bunların hepsi, bu karides çiftliklerinden geliyor.And all of it was coming from this: shrimp farms.