çiftlik ile cümle

çiftlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O çiftlikte yaklaşık 500 baş sığır vardır.There are about 500 head of cattle on that ranch.
Bir çiftlikte büyüdüm.I grew up on a farm.
Tom bir çiftlikte yaşamak istiyordu.Tom wanted to live on a farm.
Tom bir çiftlikte yaşardı.Tom used to live on a farm.
Bir çiftlikte doğdum.I was born on a farm.
Tom bir çiftlikte yaşadı.Tom lived on a farm.
O bir çiftlik işçisi.He's a farm worker.
Eh, ben çiftlikte çalışmayı sevdim.Well, I liked the work on the farm.
Çiftliklerini sattılar ve şehre taşındılar.They sold their farm and moved to the city.
Tom "Bir çiftlikte çalışıyorum." dedi."I work on a farm," said Tom.
Beş erkek kardeş, çiftlikte beraber çalıştılar.The five brothers worked together on the farm.
Tom bir çiftlikte doğup büyüdü.Tom was born and raised on a farm.
Geceleyin bir çiftlik evinde durduk.We stopped at a farmhouse overnight.
Tom ve ailesi buradan çok uzakta olmayan küçük bir çiftlik evinde yaşamaktadır.Tom and his family live in a small farm house not too far from here.
Ben bir çocukken bir çiftlikte yaşıyordum.I lived on a farm when I was a kid.
Tom izole edilmiş bir çiftlik evinde yaşıyor.Tom lives in an isolated farm house.
Ahır, çiftlik ekipmanları ve aletleri ile dolu.The barn is full of farm equipment and tools.
O çiftlik Jackson ailesine ait.That farm belongs to the Jackson family.
Bir sonraki çiftlik ne kadar uzakta?How far is the next farm?
Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.Tom is just a farm boy living in a big city.
Tom bir çiftlik almakla ilgilendiğini söyledi.Tom said he was interested in buying a farm.
Tom gibi bir şehirli züppenin bir çiftlikte yaşamaktan mutlu olacağını düşünüyor musun?Do you think a city-slicker like Tom would be happy living on a farm?
Bu çiftlik terk edilmiş gibi görünüyor.This farm seems to have been abandoned.
Bir çiftlikte yaşıyorum.I live on a farm.
Ben asla bir çiftlikte yaşamadım ama ebeveynlerimin ikisi de çiftliklerde büyüdü.I've never lived on a farm, but both of my parents grew up on farms.
Okulumuzda birçok göçmen çiftlik işçisi çocuğu var.There are many migrant farm-worker children at our school.
İkisinin de buraya 3 kilometreden az mesafede çiftlikleri var.They both have farms less than three kilometers from here.
Bu çiftlik nesiller boyu ailemize aitti.This farm has belonged to our family for generations.
Tom yerel çiftliklerden birinde iş buldu.Tom got a job at one of the local farms.
Tom Mary'nin babasına ona çiftliklerinde iş verdirdi.Tom got Mary's father to give him the job on their farm.
Ne tür bir çiftlik makinesi alman gerekiyor?What kind of farm machinery do you need to buy?
Tom'un ailesi çiftliklerini sattı ve şehre taşındı.Tom's family sold their farm and moved to the city.
Tom geçen yaz bir çiftlikte çalıştı.Tom worked on a farm last summer.
Oh Zeus, çiftlik fazla tahıl sağlamıyor.Oh Zeus, the farm does not provide much grain.
Tom ve Mary eski bir çiftlik aldı.Tom and Mary bought an old farm.
Tom çiftlikte babasına yardım edecek kadar güçlü değildi.Tom wasn't strong enough to help his father on the farm.
Tom çiftlikte babasına yardım etmek için yeterince güçlü değildi.Tom wasn't strong enough to help his father on the farm.
Tom ve Mary, Boston'un dışında küçük bir çiftlik satın aldılar.Tom and Mary bought a small ranch outside Boston.
Çiftlikte part-time çalışırken Tom'la tanıştı.She met Tom while working part-time on the ranch.
Ne tür bir çiftlikte yetiştin?What kind of ranch did you grow up on?
Tom bir çiftlik işçisi.Tom is a farm worker.
Clyde Tombaugh, Illinois'daki bir çiftlikte doğdu. Onun babası bir çiftçiydi.Clyde Tombaugh was born on a farm in Illinois. His father was a farmer.
Her alanda çiftlik evleri vardı.There were farmhouses all over the area.
Gençken bir çiftlikte çalıştım.I worked on a farm when I was younger.
Çiftlik evi gizemli bir biçimde beyazlaştı.The farm house has mysteriously turned white.
Bir çiftlikte yaşadığımdan beri çok misafirim yok.Since I live on a farm, I don't have a lot of guests.
Ben bütün gün çiftlikte çalıştım.I have worked on the farm all day.
Beş kardeş çiftlikte birlikte çalıştı.Five brothers worked together on the farm.
Biz bir çiftlik evinde kaldık.We stayed at a farm house.
Biz çiftlikte yardım ettik.We helped on the farm.
Çocuklar çiftlikte yardım ederler.The children help out on the farm.
Ahır çiftlik evinin arkasında.The stable is behind the farm house.
Çiftlik balıkları vahşi olanlardan daha ucuzdur ve tadı idare eder.Farmed fish are cheaper than wild ones and the taste is only "so-so".
İnek de çiftlikte.The cow is at the farm, too.
At çiftlikte.The horse is at the farm.
Tom bir çiftlikte büyüdü.Tom grew up on a farm.
Tom Lowa'da bir çiftlikte büyüdü.Tom grew up on a farm in Iowa.
Ben bir çiftlikte çalışırım.I work on a farm.
Bir çiftlik çalıştırmak kolay değil.Running a farm isn't easy.
Zengin olursam bir çiftlik alırım.When I'm rich, I'll buy a farm.
İlgili Sayfalar