çiftlik ile cümle

çiftlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birleşik Çiftlik İşçileri bu süre zarfında yine üreticilerin tarafını aldı.United Farm Workers kembali mengambil sisi petani jeruk selama ini.
Bunun üzerine gençler, çiftlik evine doğru yol alırlar.Dengan demikian anak-anak dikirim ke kerajaan masing-masing di usianya yang begitu muda.
Ördek, kaz ve güvercin gibi kümes hayvanları ağlarla yakalandı ve çiftliklerde yetiştirildi.Unggas seperti bebek, angsa, dan merpati ditangkap dengan jaring dan dibesarkan di peternakan.
98 çiftlikler patlama tarafından tahrip edildi.29 orang diselamatkan dari reruntuhan.
Kocakonak mahallesine yerleşerek Sındırgı’nın bulunduğu yeri kendisine koruluk ve çiftlik yapmıştır.Menundukkan angin: Berhembus membawa permadaninya kemana ia hendak pergi.
Tarım makineleri tarım ve çiftlik faaliyetlerinde kullanılan makinelerdir.Alat dan mesin pertanian adalah berbagai alat dan mesin yang digunakan dalam usaha pertanian.
18 tanesi ise çiftlik statüsündedir.16 orang lainnya adalah anak petani.
Demirtaş ve Gerdelli Çiftlikleri’nin sahibidir.Mengambil ternak milik Geryon.
Rosie Tavistock Devon'da bir çiftlikte büyümüştür.Huntington-Whiteley dibesarkan di sebuah peternakan di Tavistock, Devon.
Daha önce Çiftlikköy mahallesi'nün bir mahallesi konumundaydı.Sebuah pondok beridiri ditengah lahan pertanian sejak saat itu.
Şirket iki çiftlikten toplam 169,5 megawatt güç yani 55.000 eve yetecek enerjiyi üreteceğini açıkladı.Công ty tuyên bố hai địa điểm sẽ tạo ra 169,5 megawatt điện, đủ để cung cấp cho 55.000 ngôi nhà.
Bu çiftlikler, bağımsızlıktan bu yana, büyük oranda ormana dönüşmüşlerdir.Từ sau khi độc lập, các đồn điền này phần lớn đã lại trở thành rừng.
Crooks: Çiftlikteki tek zenci işçidir.Rotten Yokel chỉ xuất hiện duy nhất ở khu vực Nông trại.
Vaha erken çiftlik örnekleri için modern çağa kadar su kaynağı işlevi gördü.Ốc đảo cung cấp nước cho các trang trại sớm cho đến thời hiện đại.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Ông được đưa nhanh lên một chiếc xe rồi chạy đến một ngôi nhà vùng nông thôn.
Tarım makineleri tarım ve çiftlik faaliyetlerinde kullanılan makinelerdir.Máy nông nghiệp là máy móc sử dụng trong canh tác nông nghiệp trên các nông trường, nông trại.
Şehrin kökenleri, ilk çiftliklerin açıldığı 1757'ye kadar uzanır.Thành phố này có lịch sử từ 1757, khi các nông trang đầu tiên đã được thiết lập ở khu vực thành phố ngày nay.
İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır.Ngoài ra còn có chăn nuôi lợn và gia cầm.
Borç birkaç gün içinde ödenmezse çiftlik tahliye edilecektir.しかも、数日以内に借金を返済できなければ、農地は差し押さえになってしまうのである。
Babası süt danası yetiştiren bir çiftlik sahibiydi.父親は乳牛を飼育する農場主であった。
Julia bu yıllarda günlük yaşam ve çiftlik yönetimi konularında kısa hikâyeler yazmaya başladı.ジュリアは、日常生活とプランテーションの管理に触発されて短編小説を書き始めた。
Kanada'daki Wagyu tarzı sığır ve çiftlikler sadece Alberta, Ontario ve Prens Edward Adası'nda bulunur.カナダでの和牛生産はアルバータ州、オンタリオ州、プリンスエドワードアイランド州に限られる。
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.その近くにはいくつかの小さなリンパ腺がある。
Kolektif çiftliklerin kurulması aslında kulak sınıfını yok etti.農事修学場の名は正式に農学校と変っていた。
İnsan nüfusu için büyük bir tehlike yoktur fakat çiftlik hayvanları için tehlikelidirler.通常ヒトに対しては無害だが、家畜が大量に摂取すると危険である。
Yolda bir çiftlik satın alır ve buraya yerleşirler.彼らはそこで町外れに小さな農場を購入し、ここに居着くことになった。
Ailesiyle bir çiftlikte büyümüştür.家族が経営する農場で成長した。
Köleler zorla çalıştırıldıkları çiftlikleri yakmış, köle sahiplerini ve diğer beyazları öldürmüşlerdir.奴隷達は労働を強制されていたプランテーションを焼き主人、監督者および他の白人を殺した。
Whit: Çiftlikteki işçilerden biridir.ジャッド:農場作業員。
Crooks: Çiftlikteki tek zenci işçidir.セニーニャのチームで唯一の黒人キャラクター。
1949 yılının sadece Nisan ayında Estonya’daki çiftliklerin %56’sı kolektifleştirildi.該國超過56%農場在1949年4月一個月內被集體化。
Üniversiteye ait şehrin kuzeyinde 65 km uzaklıklıkta deneysel çiftlik bulunmaktadır.这所大学另有一个实验性农场位于多哈以北65公里。
Filmde kullanılan yüzme havuzu, o bölgede yaygın olan çiftlik hayvanlarının sulama oluğundan inşa edildi.電影中使用的游泳池是從該地區常見的水槽改造而成。
Orada De Maria ailesinin çiftlik evinde son gecelerini geçirdiler.安娜在夫妻两人的农场平静度过余生。
Kariplerin adada geniş çiftlikleri ve yerleşmeleri vardı.岛上有分散的农场和村庄。
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.杰追查这辆车来到一个很荒凉的房子。
Kolektif çiftlikleri yağmalayarak, tarlaları yaktılar.K燒毀農場並離開。
Çocukluğunda çiftlikte ata binmiştir.小時候跟著爸爸在農場工作。
Şu an Bonduelle dünyanın 20-den fazla ülkesinde çiftlik ve fabrikalara sahiptir.現時,利多超市已於全球超過20個國家擁有分店。
Kemerkaya'da okula başladı Ballı ve Çiftlik İlkokullarına devam etti ve Çiftlik İlkokulu’ndan mezun oldu.往後的日子,她在農安街另起爐灶,再開舞蹈社,學生人數依然眾多。
Bu askeri yapılı çiftlikler, şehrin ekonomik sürücüsü olmuş fabrikalar için gerekli materyalları üretirler.이들 준군대조직 농장들은 도시의 경제를 움직이는 공장들을 위한 원료를 생산한다.
Ağalar genellikle kentlerde oturuyorlardı ve emlakları çiftlik yöneticilerinin bakımına bırakılmıştı.지주들은 보통 도시에 살았으며, 멀리 떨어진 자신의 농장에는 마름을 두어 관리하게 했다.
Bazıları eğitim görmüş, meslek sahibi, orduda veya çiftlik yönetiminde yer almış kişilerdir.이들은 교육을 받았고 군복무를 하거나 농장을 감독했다.
Filmde kullanılan yüzme havuzu, o bölgede yaygın olan çiftlik hayvanlarının sulama oluğundan inşa edildi.영화에서 사용 된 수영장은 이 지역에서 흔히 볼 수 있는 수조에서 재창조 되었다.
Çiftlik evinde bazı atlar da mevcuttur.강원도내에서도 여러개의 매봉산이 존재하고 있다.
Kooperatif çiftlikleri terfi edildi.협동조합을 이루어 농업을 발달시켰다.
Bugünkü Çiftlik Sırtı mevkisi olarak biliniyor.오늘날 혹등고래는 수염고래과의 흑고래속으로 분류된다.
Ağalar genellikle kentlerde oturuyorlardı ve emlakları çiftlik yöneticilerinin bakımına bırakılmıştı.בעלי האדמות התגוררו בדרך כלל בעיר ואילו אחוזותיהם נוהלו בידי מנהלי חווה.
Çiftlik hayvanlarına da saldırdığı olur.מכה הרבה פעמים את חיות החווה.
Çiftlik Kanunu, Yahudilerin çiftlik sahibi olmalarını veya çiftlikte çalışmalarını engelledi.כמו כן, נאסר על היהודים לעסוק בחקלאות או לגור באזור חקלאי.
Çiftlikler küçüktür —ortalama 8 hektar— ve çoğu zaman parçalı bir yapıdadır.המשקים החקלאיים האלו קטנים יחסית- 80 דונם בממוצע, לרוב מחולקים.
Babası süt danası yetiştiren bir çiftlik sahibiydi.אביו היה חקלאי שגידל כבשים.
Üniversiteye ait şehrin kuzeyinde 65 km uzaklıklıkta deneysel çiftlik bulunmaktadır.ברשות האוניברסיטה גם חוות ניסיונות במרחק 65 ק"מ מהעיר דוחה.
Düzinelerce çiftlik ateşlenen toplar yüzünden yandı.ההרס היה עצום, עשרות חוות עלו באש.
Bessy: Çiftlikteki diğer dişi inektir.עאסלה: החמולה השנייה בגודלה בכפר.
İşkenceci'yi çiftlik evinde bulmadan hemen önce Ethan, insansı bir yaratık tarafından saldırıya uğrar.כאשר כריסטין נשארת לבד בביתה היא מותקפת על ידי רוח רעה.
Yolda bir çiftlik satın alır ve buraya yerleşirler.ביאטריקס קונה חווה באזור האגמים ועוברת לשם לגור ולהמשיך בעבודתה.
Biz geçen yaz bir çiftlikte çalıştık.בקיץ שעבר עבדנו בחווה.
Orada De Maria ailesinin çiftlik evinde son gecelerini geçirdiler.Прекарват последната си нощ в къщата на семейство Де Мария.
Herkes benim bir çiftlikte büyüdüğümü sanıyor.Всички те израснали във фермата.
İlgili Sayfalar