çiftlik ile cümle

çiftlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Napolyon değirmene önce karşı çıkar, Snowball'u çiftlikten kovduktan sonra ise değirmenin yapımını ister.Napoleon tar över gården och anklagar Snöboll för att ha stått på bondens sida.
Tütün, çay, narenciye ve avokado önemli ürünler olup, çiftlik hayvanlarının besiciliğide ayrıca önemlidir.Tobak, te, citrusfrukter och avocados är vad man skördar mest; boskapsuppfödningen är också viktig.
İlköğretim taşımalı olarak Çiftlikköy'deki ilköğretim okulu ile entegredir.Men först måste hon gå på lantbruksskola.
Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış.Djurgården hade nu ett riktigt bra lag.
Düzinelerce çiftlik ateşlenen toplar yüzünden yandı.Över ettusen gårdar brändes ned.
Lennie ve George'un çiftlik alma hayaline ortak olmak ister.Lennie och George försörjer sig genom att arbeta på olika gårdar.
Palahniuk Washington eyaletinin doğusundaki bir çiftlikte büyüdü.Gården var belägen i den östra delen av delstaten Washington.
Dernek Çiftlik köyü derneği 1993 tarihinde kuruldu.Resultat för Djurgårdens IF säsongen 1993.
Minnesota'nın Little Falls şehrindeki bir çiftlikte büyüdü.Han växte upp i Little Falls i Minnesota.
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.Här finns flera mindre industrier.
Hayvan barınakları ve çiftlikler yıkıldı.Otaliga byar och bondgårdar föröddes.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.Вони побудували тимчасові будинки для селян і очищали сільськогосподарські угіддя.
Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş.Нічний вахтер любить контролювати людей.
Whit: Çiftlikteki işçilerden biridir.Віт (Whit) — працівник на ранчо.
Robert Bosch, tarımsal konulara çok yakından ilgilendi ve Münih'in güneyinde bir çiftlik sahibi oldu.Бош любив займатись сільським господарством і мав власну ферму, що знаходилась південніше від Мюнхена.
1922’de New York’tan, Houghton’un Norwich, Connecticut’taki eski çiftlik evine taşındı.У 1922 році Шарлотта переїхала з Нью-Йорка на стару ферму Гоутона в Норвічі, штат Коннектикут .
Daha önce Çiftlikköy mahallesi'nün bir mahallesi konumundaydı.До цього вона розміщувалась у простій селянській хаті.
Aynı dönemde köyde sipahi çiftlikleri bulunmaktaydı.На той час в селі Чепелі жила родина Гончарів.
Özel çiftliklerin tamamına el konuldu.Культивування практикується практично повністю приватними фермами.
98 çiftlikler patlama tarafından tahrip edildi.92 із них полягли смертю хоробрих.
Oyunda, kullanıcıların çiftlikleri için alışveriş yapabildiği bir market vardır.У селі є магазин, де місцеві фермери продають свою продукцію.
İlde devekuşu ve domuz çiftlikleri de bulunmaktadır.Птахо-товарна і свинотоварна ферми.
Çok sayıda çiftlik bulunur.Є багато туристичних ферм.
At çiftlikte.Кінь на фермі.
Morley, Victoria'daki küçük bir şehir olan Kyneton'da bir çiftlikte büyüdü.Morley vyrůstal na farmě v Kynetonu, malém městečku ve Victorii.
Kooperatif çiftlikleri terfi edildi.Byla podporována zemědělská družstva.
Rosie Tavistock Devon'da bir çiftlikte büyümüştür.Vyrůstala v Tavistocku v Devonu na farmě.
Çiftlik hayvanlarına da saldırdığı olur.Útočí též na hospodářská zvířata.
Çiftliklerde yaşayan ortakçılar kendi aralarında evlenebilir, çocuk sahibi olabilirlerdi.Černí služebníci se mohli mezi sebou ženit a vychovávat rodiny.
Avrupa’daki birkaç çiftlik evinde, dumanlı mutfak 20. yüzyılın ortasına kadar kullanımdaydı.Na několika evropských statcích se černé kuchyně používaly ještě do poloviny 20. století.
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.Ti zde měli několik farem.
Patrick Henry (29 Mayıs 1736 – 6 Haziran 1799), Amerikalı avukat, Güneyli çiftlik sahibi ve politikacı.Patrick Henry (29. května 1736 Studley – 6. června 1799 Brookneal) byl americký politik, právník a plantážník.
Grup çiftlik evinden ayrılmak zorunda kaldıktan sonra bir hapishaneye ulaşır.Na rodnou farmu se vrací po útěku z vězení.
Buğday aynı zamanda çiftlik hayvanları için bir yem maddesi olarak da yetiştirilmekdedir.Rostlina slouží také jako výživné krmivo pro některá hospodářská zvířata.
Keçi:Çiftlikte yaşayan bir keçidir.Zajímavostí je kozí farma nacházející se ve vesnici.
Köleler zorla çalıştırıldıkları çiftlikleri yakmış, köle sahiplerini ve diğer beyazları öldürmüşlerdir.Rebelové putovali od domu k domu, osvobozovali otroky a zabíjeli bělochy.
Eski devlet çiftliklerinin çoğu artık çiftçi kiracılarına kiralanmaktadır.Poplatky a povinnosti vůči státu ovšem nadále nesli bývalí rolníci, nyní nájemci.
Bugün satılan kürklerin çoğu özel çiftliklerde yetiştirilen hayvanlardan elde edilmektedir.Většina v současnosti prodávaných perel pochází z chovů.
Minnesota'nın Little Falls şehrindeki bir çiftlikte büyüdü.Vyrůstal v Little Falls v Minnesotě.
İnsanlar tarafından evcilleştirilmiştir ve çiftlik hayvanı olarak kullanılmaktadır.Pomáhá zemědělcům a je považován za boha polí.
Çiftlik Kanunu, Yahudilerin çiftlik sahibi olmalarını veya çiftlikte çalışmalarını engelledi.Také zakázal Židům vlastnit, řídit nebo pracovat v jakýchkoliv potravinách.
Eski devlet çiftliklerinin çoğu artık çiftçi kiracılarına kiralanmaktadır.Cele mai multe dintre fostele întreprinderi agricole de stat sunt acum închiriate chiriașilor fermieri.
Beş yıl içinde manastırda mütevelli olarak görev yaptı ve aynı zamanda bir çiftlikte çalıştı.Pentru următorii cinci ani a fost epitrop al mănăstirii și în același timp a lucrat la o fermă.
Borç birkaç gün içinde ödenmezse çiftlik tahliye edilecektir.Dacă datoriile nu vor fi plătite în câteva zile, ipoteca va fi executată și ferma le va fi luată.
Çiftlikler küçüktür —ortalama 8 hektar— ve çoğu zaman parçalı bir yapıdadır.Fermele sunt mici, în medie de 8 hectare, și de multe ori fragmentate.
Güreş kariyeri bittikten sonra, James bir çiftlik sahibi olmak istiyor.După ce și-a terminat cariera de lupte, James intenționează să dețină o fermă și de a fi un antrenor de cai.
İkili daha sonra çiftlikten sağ salim kaçmayı başaran diğerlerine katılır.Mai mult decât atât, cei doi au primit șansa de a evada din Fermă.
Bu çiftlikte sığırlar yetiştirilmektedir.În acest complex se cresc bovine.
Tuzlu su direnci olan yüzen çiftlikler okyanus kullanımı için de inşa edilmişlerdir.Exploatări de sare cunoscute din antichitate sunt și cele de la Mărtiniș.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Puii evadează și fug spre un oraș din apropiere.
Oyuncular çiftlikler kurabilir, herhangi bir şey üretip satabilir.Oricât ar produce fabricile, muncitorii pot cumpăra.
İlköğretim öğrencileri Çiftlik İlköğretim Okulu'na taşınmaktadır.Imobilul a adăpostit o bună perioadă de timp Liceul Agricol din localitate.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Újjáépítette a csatornákat és háborúk során elpusztult vidéki birtokközpontokat.
Şu an bir çiftlik evinde çocuklarıyla yaşamaktadır.Jelenleg egy farmer él itt a családjával.
Birkaç yıl çiftlikte çalıştıktan sonra Carlisle’a geri dönerek atletizm kariyerine başladı.Pár év múltán visszatért a carlisle-i iskolájába, ahol elkezdődött sportolói karrierje.
Düzinelerce çiftlik ateşlenen toplar yüzünden yandı.Texelen rengeteg kár esett, például több tucat farm égett le.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.A nyári hónapokat leginkább Bad Tölzben töltötték egy 1908 körül épült vidéki házban.
Bir gün önce, komşu Çiftlik mahallesinde yangın çıkmıştır.Ezen a fagyos estén tűz ütött ki a szomszédjukban.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.A félelmetes büntetések ellenére a rabszolgák az úttalan erdőkbe szöktek.
Keçi:Çiftlikte yaşayan bir keçidir.Csuhé Mester – Egy malac, aki a farmon gondozza a teheneit.
İlgili Sayfalar