çiftlik ile cümle
çiftlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca şüpheli çiftliklerde yılda 2 kez Johnin Testi uygulanmalıdır.يجب على جميع المقيمين أيضًا أن يأخذوا اختبار المعرفة الوطنية مرتين في السنة.
Eski devlet çiftliklerinin çoğu artık çiftçi kiracılarına kiralanmaktadır.معظم سكان هذه الولاية مزارعون قبليّون.
İsyancılar tarafından çiftliklerin yakılıp yıkılmasına ve insanların öldürülmesine karşıdır.الثيران تهاجم وتقتل الناس في المزارع .
Büyük çiftliklerde toplam bir milyon kadar hayvan bulunur.تُنتج الحيوانات في مزارع ضخمة تحتوي على آلاف الحيوانات.
Büyükbaş hayvanlar en önemli çiftlik hayvanıydı.وتشكل الأغنام أهم حيونات الثروة الرعوية.
Rick ve Hershel, çiftlikte tur atmaya devam etmektedirler.تحاول المجموعة البقاء والعيش في مزرعة هيرشل.
Çiftlikteki evini atıcılık kupaları ile doldurdu.قام بتمشيط الكوخ بانفجار من مدفع رشاشته.
Eski devlet çiftliklerinin yenilenmesi son derece yavaş bir süreçte olmuştur.A reestruturação das antigas fazendas estatais tem sido um processo extremamente lento.
Kooperatif çiftlikleri terfi edildi.Cooperativas agrárias foram incentivadas.
Diğer yapılar müze ve çiftlik için kullanılır.Outras instalações são usadas pelo museu e para cultivo.
Özel çiftlikler ve bireylerin bahçe arazileri tüm tarımsal üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.As fazendas privadas e hortas individuais respondem por mais da metade de toda a produção agrícola.
1949 yılının sadece Nisan ayında Estonya’daki çiftliklerin %56’sı kolektifleştirildi.Mais de 56% das fazendas da Estônia foram coletivizadas apenas no mês de abril de 1949.
Morley, Victoria'daki küçük bir şehir olan Kyneton'da bir çiftlikte büyüdü.Morley cresceu em uma fazenda em Kyneton, uma pequena cidade em Victoria.
Ailesiyle bir çiftlikte büyümüştür.Ele cresceu lá com sua família em uma fazenda.
Bu hayvanlar, çiftliklerde kurban törenleri için çok sayıda yetiştirilirdi.Esses animais foram criados em grande número nas fazendas a fim de serem sacrificados.
Rivayetlere göre şu anki yeri özel bir çiftlik konumundadır.Agora em ruínas, esta quinta parece ter sido algo de grandioso.
Çiftlik şu anda Sycamore Valley Ranch Company, LLC şirketinin malıdır.Atualmente o rancho se chama Sycamore Valley Ranch.
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.Comprava alguns hectares aqui, uma pequena fazenda lá.
Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş.Ela gosta muito dos animais da fazenda.
Soğanlı'da o zamanlar bağlar, bahçeler ve çiftlikler bulunmaktaydı.Havia dança de forró em sítios, granjas e fazendas.
Fransa, Kanada ve ABD'de kümes ve çiftlik hayvanları yemi olarak kullanılır.O uso primário do milho nos Estados Unidos e no Canadá é na alimentação para animais.
James ve ablası Virginia'ya da bir çiftlikte büyüdü.O casal é levado a uma fazenda na Virgínia.
Ebeveynleri zengin çiftlik sahipleri Leo ve Inez Wong'tur.Leo Wong e Inez Wong são os pais muito ricos de Amy Wong.
Issız bir çiftlik evindeki yamyam bir aile.Tom leva uma vida solitária no rancho dos pais.
Çiftlik ve Melendiz Ovasını geçerek Ihlara Vadisine ulaşır.A conselho paterno e por vocação volta ao Rio.
Çiftlikteki eğlence ahırının sunucusudur ve komedyenlik yapar.Caçar em Grupo é uma atividade divertida e vantajosa.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.Os escravos que escapavam das plantações fugiam para as selvas, para viver com os indígenas.
Washington 1906 veya 1907'de Guatemala'da çiftlikçilikle uğraşmıştır.George Washington werkte in 1906 of 1907 op een ranch in Guatemala.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.Zij bouwden tijdelijke huizen voor de dorpelingen en maakten landbouwgrond weer bebouwbaar.
Mevcut çiftlik evi 1790 inşa edildi.De huidige boerderij is gebouwd in 1798.
Bir gün önce, komşu Çiftlik mahallesinde yangın çıkmıştır.Op een dag ontstond een brand in een oude schuur.
The Dudesons kendilerine ait bir çiftlik evinde yaşamlarını sürdürmektedir.The Dudesons maakten namelijk een kampvuur in hun boerderij.
Çevredeki çiftliklerden toplanan ürünler kayda geçirilir ve sarayda depolanırdı.Alle voedsel dat voorhanden is in het territorium wordt verzameld en eventueel opgeslagen.
Çok sayıda çiftlik bulunur.In Verlaat staan veel boerderijen.
Çiftlik yetiştiriciliğinde yıllık 70 yumurta alınabilir.Het vrouwtje kan tot wel 700 eieren per jaar produceren.
Lennie ve George'un çiftlik alma hayaline ortak olmak ister.Hij wil ook deel uitmaken van de droom van Lennie en George.
Evcil domuz çiftliklerde vardır, et tüketimi için yetiştirilmektedir.Zoogkoeien worden in sommige rundveehouderijen gehouden voor het opkweken van vleeskalveren.
Walton gençlik yıllarında bir çiftlikte çalışmıştır.Jon woonde in zijn jeugd op een boerderij.
Çiftlik ayrıca ziyaretçi turist gruplarını da kendine çeker.De boerderij wordt druk bezocht door toeristen.
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.Nu zijn er nog slechts enkele boerenbedrijven.
Lennie ve George'un çiftlik alma hayaline ortak olmak ister.George i Lennie zaczynają rozmawiać o farmie, o której marzą.
Burada birkaç küçük çiftlik bulunmaktadır.Funkcjonuje tu kilka małych gospodarstw rolnych.
1922’de New York’tan, Houghton’un Norwich, Connecticut’taki eski çiftlik evine taşındı.W 1922 przeprowadzili się z Nowego Jorku do rodzinnego domu Houghtona w Norwich w stanie Connecticut.
Bunun ardından Avustralya'ya yerleşerek çiftliklerde çalışmaya başladı.Najpierw wybrał się do Australii, gdzie pracował na farmie bydła.
Kooperatif çiftlikleri terfi edildi.Propagowano spółdzielczość rolniczą.
Bundan 6 yıl sonra, James 5 yaşındayken babası diş teknisyeni olmak için çiftlikten ayrıldı.Gdy James miał 6 lat uciekł od ojca na Wyspę Pokus.
Düzinelerce çiftlik ateşlenen toplar yüzünden yandı.Spalono kilkadziesiąt gospodarstw.
Devlet çiftlikleri (rusça:Совхо́з; Sovhoz) kuruldu.Utworzono Państwowe Gospodarstwo Rolne – Runów.
Whit: Çiftlikteki işçilerden biridir.Kombajnik – jeden z pracowników farmy.
Rick ve Hershel, çiftlikte tur atmaya devam etmektedirler.Tylko Ben i Jess widzą to, co dzieje się na farmie.
Beş yıl içinde manastırda mütevelli olarak görev yaptı ve aynı zamanda bir çiftlikte çalıştı.Pięć lat później został wyświęcony na kapłana, pracował nadal w tej samej parafii.
Bir gün önce, komşu Çiftlik mahallesinde yangın çıkmıştır.W międzyczasie chata sąsiada już płonęła.
1928 yılında, avcılık Siedentopf çiftlikleri hariç, Ngorongoro Koruma Alanında yasaklanmıştır.W 1928 polowań zakazano na całym obszarze w obrębie krateru z wyjątkiem dawniejszych farm Siedentopf.
Çift günümüzde Santa Fe, New Mexico yakınlarındaki bir çiftlik evinde yaşamaktadır.Zamieszkał razem ze swoimi trzema psami na pustyni w pobliżu Santa Fe w stanie Nowy Meksyk.
Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş.Nocny portier lubi kontrolować ludzi.
Bugünkü Çiftlik Sırtı mevkisi olarak biliniyor.Wysypka grudkowa jest obecnie znana jako naczyniakowłókniak twarzy.
İnsanlar tarafından evcilleştirilmiştir ve çiftlik hayvanı olarak kullanılmaktadır.Stanowi pożywienie dla ludzi i używany jest jako pasza dla zwierząt.
Köy arazisi 8 çiftlik yeridir.Byn består av åtta gårdar.
Mahallenin birde çiftlik evi vardır.Jag bor här i närheten, där jag har en gård.
98 çiftlikler patlama tarafından tahrip edildi.98 familjer stod husvilla när elden falnat.