Ana içeriğe geç
Sözlük

çift ile cümle

çift kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çiftliğimi torunlarıma bırakmak istiyorum.I want to leave my farm to my grandchildren.
Ben bir çiftçi olacağım.I'm going to be a farmer.
Borçlarımı ödemek için çiftliğimi satmalıyım.I must sell my farm to pay off my debts.
Peter ve Eve bir rüya çiftidir.Peter and Eve are a dream couple.
Onlar evli bir çift gibi.They're like a married couple.
İnek de çiftlikte.The cow is at the farm, too.
At çiftlikte.The horse is at the farm.
O bir çift yeni eldiven satın aldı.He bought a pair of new gloves.
Çiftçi yeni bir gübre kullanmalı.The farmer should use a new fertiliser.
Onlar mükemmel bir çiftti.They were a match made in heaven.
Tom bir çiftlikte büyüdü.Tom grew up on a farm.
Ben çift vardiya çalışıyorum.I'm working double shifts.
Tom Lowa'da bir çiftlikte büyüdü.Tom grew up on a farm in Iowa.
Az önce yeni bir çift plaj şortu aldım.I just bought a new pair of beach shorts.
Benim yeni bir çift spor ayakkabıya ihtiyacım var.I need a new pair of sneakers.
Çiftçiler sabanla pirinç tarlalarını sürmek için su mandalarını kullanırlar.The farmers use water buffalos to plow rice fields.
Londra'yı ziyaret ettiğimizde kent genelinde çift katlı bir otobüse bindik.When we visited London, we rode a double-decker bus across the city.
Çift ​​katlı otobüs, otobüs durağına geldi.The double-decker bus arrived at the bus stop.
Onlar evli bir çift gibi görünüyor.They sound like a married couple.
Onlar eski bir evli çift gibi kavga ediyorlar.They fight like an old married couple.
Çiftin okul çağında üç çocuğu var.The couple has three school-aged children.
Siz sevimli bir çift olursunuz.You'd make a cute couple.
Siz beyler hoş bir çift olursunuz.You guys make a cute couple.
Onların hoş bir çift olacağını düşünüyorum, değil mi?I think they'd make a cute couple, don't you?
Tom'un ve Mary'nin sevimli bir çift olacağını düşünmüyor musun?Don't you think Tom and Mary would make a cute couple?
Senin ve Tom'un sevimli bir çift olabileceğini düşünüyorum.I think that you and Tom could make a cute couple.
Ben her zaman sevimli bir çift olacağınızı düşündüm.I always thought you'd make a cute couple.
Mormon misyonerleri çiftler halinde çalışır.Mormon missionaries work in pairs.
Ben bir çiftlikte çalışırım.I work on a farm.
Ünlü şöhretli çift Tom ve Mary boşanmak istiyorlar.Tom and Mary, the famous celebrity couple, want to get divorced.
Tom eski bir çift ayakkabı giyiyordu.Tom was wearing an old pair of shoes.
Bir çiftlik çalıştırmak kolay değil.Running a farm isn't easy.
Zengin olursam bir çiftlik alırım.When I'm rich, I'll buy a farm.
Bir çiftlikte çalışmak zordur.Running a farm is difficult.
Onlar çiftçi değil.They aren't farmers.
Bizim daha fazla çiftçiye ihtiyacımız var.We need more farmers.
Tom büyükbabasının çiftliğindeyken geçen hafta ata bindi.Tom rode a horse last week when he was at his grandfather's ranch.
Tom komşunun çiftliğinden bir el arabası çaldı.Tom stole a truck from his neighbor's farm.
Tom bir çiftçi olmak istedi.Tom wanted to be a farmer.
Daha sık iki çiftli randevu yapmalıyız.We should double date more often.
O, ülkeden tarihi bir çiftlik satın aldı.He has purchased a historic farm from the country.
Tom ve Mary şirin bir çift.Tom and Mary are a cute couple.
Tom ve Mary'nin küçük bir çiftliği var.Tom and Mary have a small farm.
Tom üç çift ayakkabı satın aldı.Tom bought three pairs of shoes.
Tom, çiftlikte çalışmaktan hoşlanıyordu.Tom enjoyed working on the farm.
Çifte vatandaşlığı seçtim.I chose dual nationality.
Tom bir çift tenis ayakkabısı satın aldıTom bought a pair of tennis shoes.
Tom bir çift kovboy botu satın aldı.Tom bought a pair of cowboy boots.
Tom yeni bir çift tenis ayakkabısı satın almak istedi.Tom wanted to buy a new pair of tennis shoes.
O çiftlik Tom'a ait.That farm belongs to Tom.
Kesinlikle çifte bir standart var.There's definitely a double standard.
Onlar gerçekten harika bir çift.They're a really wonderful couple.
Çifte standarttan bıktım.I'm sick of the double standard.
Çiftçilerimize saygı göstermemiz gerek.We need to respect our farmers.
Burada bir çifte standart var.There's a double standard here.
Çifte standartlara dikkat edin.Beware of the double standards.
Bu bir çifte standarttır.This is a double standard.
Tom, buradan çok uzakta olmayan bir çiftliğe sahip.Tom owns a farm not too far from here.
Çift dillileri kıskandı.She was jealous of the bilinguals.
Muhteşem bir çift kuğu gölde yüzdü.A gorgeous couple of swans swam on the lake.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod