Ana içeriğe geç
Sözlük

çift ile cümle

çift kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir çiftçiydi, ancak reklamda bir kariyer düşünüyordu.Tom was a farmer, but dreamed of a career in advertising.
Tüm çevre kasabalardan insanlar lâhana salatası almak için Mary'nin çiftliğine gitti.People from all the surrounding towns traveled to Mary's farm to buy her coleslaw.
Çiftlik kedileri genellikle vahşi veya yarı vahşidir.Farm cats are usually feral or semi-feral.
Bir vahşi çiftlik kedisi Tom'un elini ısırdı.A feral farm cat bit Tom's hand.
Bu köpek bir çiftlikte çalışmak için doğru mizaha sahip olabilir.This dog might have the right temperament to work on a farm.
Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.During the storm, the power went out and the rain battered the windows of the farmhouse.
Nadir ekim güneşi ışığında ahşap çitte bir çiftlik kedisi yatıyordu.A farm cat slept on the wooden fence in the rare October sunlight.
Tom çiftlikte çalışmak için fazla zayıf.Tom is too weak to work on the farm.
Bu çiftlik Jackson ailesine aitti.This farm was owned by the Jackson family.
Çiftlikte Tom'a yardım edecek birisini işe almak istiyoruz.We want to hire someone to help Tom on the farm.
Tom önümüzdeki birkaç yıl için çiftlik kiralamak istiyor.Tom wants to rent our farm for the next few years.
Çiftliğiniz ne kadar uzakta?How far away is your farm?
Tom yeni bir çift ayakkabı satın aldı.Tom bought a new pair of shoes.
Tom, Mary öldükten sonra çiftliği sattı ve Boston'a geri döndü.Tom sold the farm after Mary died and went back to Boston.
Tom bana çiftliği satmamı ve başka bir yerde yaşamamı önerdi.Tom advised me to sell the farm and live somewhere else.
Benim bir çift ayakkabım bile yok.I don't even have a pair of shoes.
Çiftçiliği severim.I like farming.
Benim bir çiftliğim var.I have a ranch.
Ben bir çiftçi değilim.I'm not a farmer.
Şu anda yeni bir çift ayakkabı satın almaya param yetmiyor.I can't afford to buy a new pair of shoes right now.
Tom ve Mary dünyadaki en tanınmış meşhur çiftlerden biridir.Tom and Mary are one of the most famous celebrity couples in the world.
Sıcak tutan bir çift çorap giymelisin.You should put on a warm pair of socks.
Sıcak tutan bir çift çorap giyiyorum.I'm wearing a warm pair of socks.
Kendime sıcak bir eldiven çifti satın aldım.I bought myself a warm pair of gloves.
Kendime yeni bir çift eldiven satın aldım.I bought myself a new pair of gloves.
Tom, Mary için bir çift küpe satın aldı.Tom bought a pair of earrings for Mary.
Tom çiftliğini sattı ve Boston'a taşındı.Tom sold his farm and moved to Boston.
Yeni eldiven çifti satın aldım.I bought new pair of gloves.
Yeni bir çift eldiven aldım.I bought new pair of gloves.
Tom, Mary'ye bir çift küpe aldı.Tom bought Mary a pair of earrings.
Tom bir çift ayakkabı deniyor.Tom is trying on a pair of shoes.
Bir çift kayak kiraladım.I rented a pair of skis.
Sami'nin cesedi Leyla'nın çiftliğindeki bir gölette bulundu.Sami's body was found in a pond on Layla's farm.
Sami'yi çiftlikte gördüm.I saw Sami on the farm.
Sami ve Leyla, Ferit'i ıssız bir çiftliğe götürdüler.Sami and Layla drove Farid to a deserted farm.
Bugün yeni bir çift ayakkabı giyiyorum, bu yüzden çok fazla yürümek istemiyorum.I'm wearing a new pair of shoes today, so I don't want to walk too far.
Pahalı görünen bir çift ayakkabı giyiyorsun.You're wearing an expensive-looking pair of shoes.
Tom buradan çok uzak olmayan bir çiftlikte doğdu.Tom was born on a farm not too far from here.
Tom'la teniste çiftli oyun oynamaktan hoşlanıyorum.I enjoy playing doubles with Tom.
Bir çiftçi olmak istedim.I wanted to be a farmer.
Biz bir çiftlikte yaşıyoruz.We live on a farm.
Yakında bir çiftlik var.There's a farm close by.
Bir çiftliğe bitişik yaşıyorum.We live next to a farm.
Çift, çocuğu evlatlık almak için bir karar vermişti.The couple had made a decision to adopt a child.
Erkek ahtapotlar çiftleşmeden birkaç ay sonra ölürler.Male octopuses die a few months after mating.
Çift, kiliseden çıkıyor.The couple are going out of the church.
Bunlar bir çift ayakkabı daha.These are another pair of shoes.
Bunlar bir çift pabuç daha.These are another pair of shoes.
Mary ve Tom komik bir çift.Mary and Tom are a funny pair.
Tom gerçekten bir çiftlikte yaşamaktan hoşlanıyordu.Tom really enjoyed living on the farm.
Kendime yeni bir çift ayakkabı alıyorum.I'm buying myself a new pair of shoes.
Benim için çok küçük güzel bir çift ayakkabım var. Onları ister misin?I have a nice pair of shoes that are too small for me. Would you like them?
Çift mutluydu.The couple was happy.
Leyla geniş bir alana yayılan bir çiftlikte yaşıyordu.Layla lived on a sprawling ranch.
Leyla bölgedeki en büyük çiftliğin sahibiydi.Layla was the owner of the largest ranch in the area.
Tom bu bölgelerdeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the largest ranch in these parts.
Tom, bölgedeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom is the owner of the largest ranch in the area.
Tom ve Mary gerçekten bir çift mi?Are Tom and Mary really a couple?
Çiftlikte yardım ettin mi?Did you help out on the farm?
Hepimiz çiftlikte birlikte çalıştık.We all worked together on the farm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod