çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli bu mimarinin önemli bir örneğidir.농업과 천연 자원을 기반으로 한 공업은 딩시 경제의 중요한 부분이다.
Halkın büyük kısmı çiftçilikle uğraşmaktadır.마을 주민의 대부분은 농업에 종사하고 있다.
Michael B. Lawrence hayatını çiftçilik ve marangozluk yaparak kazanmaktaydı.농업 장관 헨리 C. 월리스는 농업부와 농부들에게 이득을 준 진흥적 입법을 인정하였다.
Bir çiftçiydi.הוא היה איכר.
Babası George ise bir çiftçidir.אביה, ג'ורג', היה חוואי.
Kitap, dağlarda mistik bir taş bulan genç çiftçi çocuğu Eragon'un hikâyesini anlatır.הספר מספר את סיפורו של אראגון, נער חווה המוצא אבן מסתורית בהרים.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.את המיסים ימשיך לשלם האיכר.
Bu yeni şehre yerleştirilen halk Romagna, Veneto ve Friuli bölgelerinden getirilen fakir çiftçilerdi.האוכלוסייה שיישבה את העיר החדשה הייתה מורכבת מאיכרים עניים מרומאניה, ונטו ופריולי.
Ebeveynleri çiftçidir.הוריו היו איכרים.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.באחוזות החקלאיות הגדולות היו תנאיהם קשים במיוחד.
Çiftçilik yapmıştır.יצוא חקלאי.
Ailesi çiftçiydi.אביו היה חקלאי.
Buna karşın Mart 1920 seçimlerinde Bulgar Halk Çiftçi Birliği çoğunluğu kazandı.במאי 1920, נערכו בבולגריה בחירות כלליות ומפלגת האיכרים זכתה ברוב מוחלט.
Ailesi burada çiftçilik ile uğraştı ve Dora, sekiz yaşına kadar burada büyüdü.המשפחה השתקעה בחיפה, ודנה מתגורר שם עד היום.
Çiftçilik ile uğraşmıştır.הם עוסקים בחקלאות.
Arapça'da fellah, çiftçi demektir.הפלסטינים דיווחו שמדובר בחקלאי.
Bu kabileler küçük çiftçilikle de uğraşan avcı-toplayıcı bir halktı.אלה היו כנראה שבטים של ציידים אשר גרו בחוות קטנות שנאספו זה ליד זה.
Çiftçiler ürünlerini salyangozlardan korumak için çeşitli yöntemlere baş vururlar.חקלאים בתקופות שונות נקטו שיטות שונות על מנת לשמור על פוריות הקרקע.
Ve bu kimyasallar tarım yapan çiftçilerin eline geçer.שני המנגנונים הללו החזיקו פועלים איכרים שכירים מצפת.
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.Забелязан е от фермер да се разхожда рано сутрин из полето.
Bir çiftçinin oğluydu.Той е син на селянин.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Бедните фермерски семейства често нямат каквото и да е било външно крило в къщите си.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Повечето от преселените били рибари и фермери.
Ebeveynleri çiftçidir.Родителите му са селяни.
Çiftçileri toplayarak askeri eğitim verdi ve 1935 yılına gelindiğinde 800 kadar adamı vardı.Той набира и обучава селяни във военното дело и до 1935 година организацията има между 200 и 800 члена.
Halen özel çiftçilik yapmaktadır.Прави се изключително във ферми.
Ailesi çiftçiydi.Баща му е бил фермер.
İşçi ve çiftçilerden destek almaya çalışmışlardır.Подкрепяли го само армията и селяните.
Çiftçilerin yüzde 60'ının iki hektardan az toprağı vardı.90% от населението е притежавало земя за обработване от два до десет декара.
Hüseyin Bey, Vanlı bir çiftçi.Фермерът Суитланд е самотен, стар вдовец.
Çiftçilik ile uğraşmıştır.Занимава се със земеделие.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Произхожда от фермерско семейство.
Babası, Bar-le-Duc'in çiftçi ve brendi damıtıcılarındandı.Баща му е пивовар, земеделец и производител на бренди в Бар льо Дук, Лотарингия.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Освен това за някои фермери били много скъпи.
Çiftçilikle uğraştı.Работи селскостопански труд.
Charlie Sunnyside'da bir çiftçinin yanında çalışmaktadır.Томас Кинийли живее със семейството си в Сидни.
Perun, çiftçilerin yağmur verici, silahların ve savaşın, savaşçıların tanrısıdır.Perun je davatelj kiše zemljoradnicima, bog rata i oružja, zazvan od strane boraca.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Oba roditelja bili su poljoprivrednici.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Farmerov stari upravitelj organizira potjeru i nakon nekog vremena ih pronalaze.
Ebeveynleri çiftçidir.Roditelji su mu bili farmeri.
Babası çalışkan ve orta halli bir çiftçiydi.Otac mu je bio poluslobodni seljak.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Potječe iz seljačke obitelji.
Geri kalanı ise hayvancılık ve çiftçilik yapmaktadır.Preostala dva su poljoprivreda i šumarstvo.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Većina stanovnika su bili farmeri i obrtnici.
Çiftçilerin yüzde 60'ının iki hektardan az toprağı vardı.V roku 1902 ešte 60% roľníckych hospodárstiev malo menej ako 2 ha pôdy, keďže 40% pôdy zaberali veľkostatky.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Poľovníci k nej majú veľkú úctu.
Ebeveynleri çiftçidir.Jeho rodičia boli roľníci.
Bir çiftçiydi.Boli roľníci.
Ailesi kiralık çiftçi idi ve 14 çocuklu ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.Volal sa po svojom starom otcovi a bol už štvrtým sochárom v rodine.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Pochádzal z roľníckej rodiny.
Sonuç, sayısız çiftçinin büyük iflasıydı.To však viedlo k zbedačeniu mnohých roľníkov.
Çiftçilik ile uğraşmıştır.Zaoberali sa poľnohospodárstvom.
Gabriel Oak genç bir çiftçidir.Jurij Jurij je povprečen kmečki fant.
Bunlar özgür çiftçilerin ya da serflerin topraklarının yanında da yer alabilirlerdi.Zemljo so obdelovali svobodnjaki ali podložni kmetje.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Izhajala je iz kmečke družine.
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.Je božanski varuh Japonske in njenih prebivalcev.
Daha çok çiftçilere yönelik politikalarıyla dikkat çekti.Različne politike so osvajalske vlade pokazale v odnosu do kmetov.
Çiftçilik yapar.Kreflova kmetija.
Bu da çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu.To je spodbujalo kmete, da so povečevali pridelavo.
Antik Mısır'ın en eski dönemlerinde çiftçiler toprağa bağlıydı.Stari Egipčani so bili večinoma kmetje, vezani na zemljo.