çiftçi ile cümle

çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çiftçilik yapar.Trang trại.
Çiftçi Pamuk ölür.Bướm ăn gỗ chết.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Hầu hết cư dân trong tỉnh là nông dân và ngư dân.
"Çiftçiler kazandı, biz değil."Và anh ấy đã thắng, tôi thì không."
Amerika'da çiftçilikte başarılı olamadı.Tại Liên Hợp Quốc thì Việt Nam không thành công.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Như một chiến sĩ du kích đã thừa nhận: “bọn chúng không hiểu được người nông dân cùng khổ như thế nào.
Babası, Bar-le-Duc'in çiftçi ve brendi damıtıcılarındandı.Cha ông là một người làm bia, nông dân và người nấu rượu brandy tại Bar-le-Duc, LLorraine.
Bu genişleme döneminde, çiftçilere modern üretim uygulamaları tanıtıldı.この拡大の時期、農家は現代的生産の手法を導入した。
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.チアパス州の住民の多くは貧しい農民である。
Ormancılık ve çiftçilik birbirine yakındır.林業と農業は緊密に繋がっている。
Luwin ise çiftçi ailesinin çocuklarını yaktıklarını öğrenir.ルーウィンは、シオンの手下が農家の家族を殺して、スターク家の少年の代わりに農家の息子たちを焼いたのだと知る。
Seymuor Cray neden bunu CDC 6600’dan çıkarttığında “eşlik bizim çiftçimizdir” demiştir.なぜCDC 6600からパリティをはずしたのかと問われたシーモア・クレイが「パリティは農夫のためのものだ」と答えたのは有名である(→w:en:Doctrine of parity) 。
Bir çiftçiydi.彼は農民だった。
İki ebeveyni de çiftçi idiler.両親などの先祖は農民だった。
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.その殆どは農民か労働者であった。
Çiftçi, köylü, esnaf, tüccar bu sınıfa mensuptur.農民、村民、貿易商、小売人などがこの階級に属する。
Savaşa girmeden önce Häyhä, bir çiftçi ve avcıydı.軍人になる前は猟師兼農民として働いていた。
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.これが農民の不平を煽った。
Sisle birlikte gece gelip çiftçilere saldırırlar.一家で夜逃げし、農家に流れ着く。
Yoksul bir çiftçi ailesinin oğludur.貧しい農家の息子。
Eşliği CDC 7600’e dâhil ettiğinde söylentiye göre “birçok çiftçinin bilgisayar aldığını öğrendim” demiştir.次のCDC 7600にはパリティを組み込んだため、専門家から「多くの農夫がコンピュータを買うだろう」と皮肉られた(→w:en:Parity bit#History)。
Yaşamını sürdürdüğü köy, Dağyolu'nda çiftçilikle uğraşmıştır.祖父母は山奥で農業を続けている。
Balık tutma, çiftçilik görülür.釣りやキャンプができる。
Bir grup çiftçi şarkı söyleyerek tarladan geri dönerler.遠くから農夫たちの合唱が聞こえてくる。
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.鍛冶と農業の神の末裔。
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.「私は、ある農民の一家の出だ。
Daha sonra memleketine dönerek burada çiftçilikle uğraştı.帰国後郷里で農業に従事。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農家は提供したコーヒー豆の収穫量と品質に応じて手当てを貰う。
Bunun üzerine çiftçiler sert protesto eylemleri düzenledi.農民は食糧徴発に激しく抵抗した。
Ebeveynleri çiftçidir.父は農民。
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.父親は鉄道員兼農家だった。
Bir çiftçinin oğluydu.農家の息子。
Çiftçioğlu aynı zamanda Nobel Tıp Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk kadınıdır.科学技術分野でのトルコ人初のノーベル賞受賞者である。
Bir çiftçinin oğluydu.本是农民的儿子。
Ebeveynleri çiftçidir.父母均為農夫。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農人則依據其所生產的咖啡豆的產量與品質,賺取相對的利潤。
Hikmet Demir - Tufan Çiftçioğlu.對曰:『農非知畫,乃識真牛。
Bu para birikir ve iki hafta sonunda çiftçilerin banka hesaplarına aktarılır.公會每兩星期將報酬存入農夫的銀行帳戶。
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.只有最穷的公民才没有任何家奴。
Çiftçiler tohumlar tam oluşmadan ama yaprakların en çok olduğu zamanda otları kesmeye çalışırlar.农民尽量在种子还没有完全成熟时并且叶子处于最大的时候收割干草。
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.县里的居民多数是农民和渔民。
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.部員們對他十分恭敬。
İşçinin ve çiftçinin hakları ellerinden alınamaz.工人和农民根本就没有自己的代表。
Siyasi kariyerine başlamadan önce çiftçiydi.在踏入政壇之前,他是一位農夫。
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.掌管土地和農業的神祇。
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.出身于农民家庭。
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.這是農民階層的貧困造成的。
Son yıllarda ise çiftçilik giderek azalmıştır.過去25年,農場的數量已逐漸減少。
Emtia fiyatları düştükçe, pek çok çiftçi çiftliğinden bir kazanç sağlayamadı.伴着物价的下降,许多农场主无法确保农场的盈利,导致了无数的农场破产。
Bir çiftçi ailesinde yetişti.出生在一個農民家庭。
Orta sınıfa ve çiftçilere "düzen" ve "refah", yoksullara yardım sözü verdi.중간계급과 농민들에게는 '질서'와 '번영'을, 빈곤층에 대해서는 '지원'을 약속했다.
Babası Shivrampant Mumbai'de evlerde hizmetli olarak çalıştı, daha sonra Kandalgaon'da çiftçilik yaptı.그의 아버지 쉬브람판트는 뭄바이에서 가정집의 하인으로 일했고 후에 칸달가온에서 소농이 되었다.
Ailesi çiftçiydi.그의 가족들은 농부였다.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.치아파스 주 주민의 대부분은 가난한 농민이 많다.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.찰리는 그곳에서 농삿일을 돕는다.
Öyle ki, başta geçimlik çiftçilerle dolu olan ülke, bu yanlış siyaset yüzünden kıtlığa sürüklendi.그 때문에 처음엔 열렬했던 농민들의 열광은 수그러들고, 국민정부의 무능한 모습이 노출되게 되었다.
Yoksul bir çiftçi ailesinin oğludur.가난한 농가의 아들.
Burada incir çiftçisi oldular.이로부터 농민 봉기가 발생하였다.
Ebeveynleri çiftçidir.그의 부모는 소작농들이었다.
Daha sonra domuz Kent yakınlarında bir çiftçinin tarlasında bulunmuştur.농민 계층 바로 위에는 상인 계층이 있었다.

İlgili Sayfalar