çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra memleketine dönerek burada çiftçilikle uğraştı.Hazatérve ismét szervezkedni kezdett a parasztok körében.
Çiftçilik devam etmekte olan köylülerin vazgeçilmez geçim unsurlarındandır.Azonban, a távoli területeken a farmerek még mindig rendületlenül folytatják ezeket a tevékenységeket.
Bankanın çiftçilerin ve işçilerin aleyhinde vurguncuları ve sanayicileri kayırdığı fikrindeydi.Az Agrobank beleroppant vezetőinek és betéteseinek elvesztésébe.
Ailesi çiftçiydi.Apja földműves volt.
Çiftçilerin dayanışma ve ekonomik birliktelikleri esasına dayanır.Saját lovaikkal és gazdasági felszereléseikkel léptek be a gazdák.
Dönem Van Milletvekili, çiftçi, iş adamıdır.Polgári foglalkozása farmer, tanár, üzletember.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Földműves családból származott.
Devletin rekabet ettiği bir alanda çiftçiler ve tüccarlar rekabet edemez.Nem volt szabad a kapitalistákkal és a gazdagokkal egy területen mozogniuk.
Jashni Dehqān Çiftçilerin bayramı anlamına gelir.A Vörös Segély nyaralni viszi a parasztgyerekeket.
Bu da çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu.Ez lehetővé tette a földművelőknek, hogy több élelmet termeljenek annál, mint amit feléltek.
Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.Nem akart más lenni, mint földművelő.
Çiftçilik yapar.Földműveléstan.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Gesztenyét meglövi a farm gazdája, akinek a keresésére Vakarcs indul.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Szétválasztotta a japán társadalmat négy fő osztályra: szamurájok, földművesek, kézművesek, kereskedők.
Bir süre çiftçilikle uğraştı.Sokáig a gazdászati pályán működött.
Medrese tahsilini Uşak`ta bitirdikten sonra köyünde çiftçiliğe dönmüştür.Leszerelése után visszament falujába, parasztgazdának.
Yaşamını sürdürdüğü köy, Dağyolu'nda çiftçilikle uğraşmıştır.Mellette alakult ki a falu, lakossága zömmel földműveléssel foglalkozott.
Köyde çiftçilik ve çoğunlukla büyükbaş hayvancılık yapılır.A falvak lakossága öregszik és többnyire kis parasztgazdaságokból él meg.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.A család a hétvégék nagy részét itt töltötte, virágzó gyümölcsöst létrehozva.
Çiftçilik, hayvancılık ve besicilik yapılmaktadır.A sertés, annak tenyésztése és hizlalása.
Perun, çiftçilerin yağmur verici, silahların ve savaşın, savaşçıların tanrısıdır.Perun antaa maanviljelijöille sateen ja on aseiden sekä sodan jumala.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Monet heistä ovat maanviljelijöitä ja kalastajia .
Ebeveynleri çiftçidir.Hänen vanhempansa ovat maanviljelijöitä.
Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.Miesten oli vaikeaa löytää muuta työtä kuin maanviljelyä.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Hänen isänsä oli maanviljelijä ja majatalonpitäjä.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Hän oli lähtöisin maanviljelijäperheestä.
Bir çiftçinin oğluydu.Carrier oli maanviljelijän poika.
Ailesi çiftçiydi.Hänen isänsä oli maanviljelijä.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Myöhemmin hän työskenteli työmiehenä ja myöhemmin maanviljelijänä Raippaluodossa.
Çiftçilik, TBMM IV. ve V. Dönem Konya Milletvekilliği yapmıştır.Luvut IV, V ja VI käsittelevät hevosen hoitamista kotona.
Valio, üye olarak yaklaşık 7.900 süt çiftçisine sahip 18 süt kooperatifine aittir.Osuuskunta Pohjolan Maito on noin 1 700 maidontuottajan omistama osuuskunta.
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.Hän oli maanviljelyn ja peltojen jumala.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.Näin he pyrkivät yhteistyöhön viljelijän kanssa.
Bu balığın evcilleştirenler pirinç tarımı yapan çiftçilerdi.Hänen vanhempansa olivat maanviljelijöitä, jotka viljelivät mansikoita.
Bu dönemde tarlaya "tarıglag", çiftçiye "tarıgçı" denmekteydi.Kuivasniemeä kutsuttiin silloin "Talasniemeksi".
Ailesi kiralık çiftçi idi ve 14 çocuklu ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.Οι γονείς του ήταν πολύτεκνοι αγρότες και ήταν το 4ο παιδί από τα 14 παιδιά που είχαν αποκτήσει.
Bir çiftçi ailesinde yetişti.Μεγάλωσε σε μία αγροτική οικογένεια.
Zenginlik tanrısı ve çiftçilerin koruyucusudur.Είναι απλός θεός, ο προστάτης των αγροτών.
Çiftçilik yapar.Το Αγρόκτημα.
Orta sınıfa ve çiftçilere "düzen" ve "refah", yoksullara yardım sözü verdi.Το κυριότερο, υποσχέθηκε τάξη και ευημερία στην αστική τάξη και τους αγρότες και βοήθεια στους φτωχούς.
Bu Attika'da küçük çiftçilerin çoğu için böyleydi.Σε τέτοια κατάσταση βρισκόταν πολλοί κάτοικοι της Αθήνας.
Halen Liepāja Partisi ve Yeşiller ve Çiftçiler ittifak Birliği üyesidir.Σήμερα είναι μέλος του κόμματος Liepāja και της συμμαχίας Ένωση Πρασίνων και Αγροτών.
Bir çiftçiydi.Αρχικά ήταν αγρότης.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Έζησε μια ζωή ήρεμη, εργαζόμενος ως αγρότης, και αργότερα ως τοπικός αστυνομικός.
İnsanların %80 kadarı pirinç çiftçisiydi.Περισσότεροι από 88 εκατομμύρια Ρώσοι ήταν αγρότες.
Ebeveynleri çiftçidir.Οι γονείς του ήταν αγρότες.
İşçi ve çiftçilerden destek almaya çalışmışlardır.Ήρωές του ταπεινοί άνθρωποι και αγρότες.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Οι περισσότεροι από αυτούς ήταν κτηνοτρόφοι.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Οι καλλιγράφοι απολαμβάνουν μεγάλης εκτίμησης.
Kısa bir süre sonra da Bergslagen'in çiftçileri de Gustav Vasa'ya katıldı.Λίγο αργότερα, το ίδιο πράγμα έκαναν οι μονάδες της Βυρτεμβέργης και της Βάδης.
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Bilecik’e yerleşerek çiftçilik ve ticaretle uğraştı.Μετά την οριστική αποστρατεία του, ασχολήθηκε με την παραγωγή και εμπορία πλαστικών.
En büyük ekonomik aktiviteler sığır çiftçiliği, petrol üretimi ve turizmdir.Οι κύριες οικονομικές δραστηριότητες είναι η εκτροφή προβάτων, εξόρυξη πετρελαίου, και τουρισμός.
Babası George ise bir çiftçidir.Ο πατέρας του ήταν αγρότης.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.Mange af Chiapas' indbyggere er fattige bønder bosiddende i landlige områder.
Valio, üye olarak yaklaşık 7.900 süt çiftçisine sahip 18 süt kooperatifine aittir.Valio ejes af 18 mejeri-kooperativer, som samlet har omkring 7.900 mælkeproducenter som medlemmer.
Frankenhausen muharebesi'nde, Müntzer ve çiftçileri yenilgiye uğradılar.Under slaget ved Frankenhausen blev Müntzer og hans bønder slået.
Oğulları Viggo ve Johannes daha sonra Karely'e döndüler ve çiftçi oldular.Sønnerne Viggo og Johannes vendte tilbage til Karere for at drive landbrug.
Gayrimüslimlerin yerine gelen mübadele göçmenlerinin büyük bölümü ise çiftçiydi.De fleste medlemmer af den religiøse lægmandsbevægelse var bønder.
Ebeveynleri çiftçidir.Forældrene var bønder.
Çiftçi Pamuk ölür.Tønders borgmester er død.