çiftçi ile cümle

çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Flaman çiftçi sendikası Boerenbond'ın başında bulundu.Очолював Фламандський фермерський союз Boerenbond.
Bir çiftçiydi.Був селянином.
Çiftçiler sütlerini hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırmak için birlikte çalışmak zorunda kaldılar.Селяни дали їм продукти проте попросили їх одразу піти.
Yerleşik olanlar çiftçiler ya da kentlilerdi.Він був є і буде собакою фермерів та пастухів.
Ebeveynleri çiftçidir.Його батьки були фермерами.
Ve bu kimyasallar tarım yapan çiftçilerin eline geçer.Ці плантації обробляються фермерами.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Походив з фермерської родини.
Şirketlere karşı küçük çiftçinin yanında gösterildi.Мали місце виступи селян проти поміщика.
Kürt bir çiftçinin beş çocuğundan biriydi.Він був п'ятим із вісьмох дітей селянської родини.
Kasım 1945'te yapılan seçimleri, oyların %57'sini alarak Bağımsız Çiftçiler Partisi kazandı.У виборах, що відбулися в листопаді 1945 року, Незалежна партія дрібних селян набрала 57% голосів.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Значних успіхів добились і працівники ферм.
Gümüştegin fetihten sonra, halka gıda yardımı yaptı, çiftçilere tohumluk ve öküz dağıttı.Після продажу хліба державі вділили якусь дещицю зерна і селянам.
Halen özel çiftçilik yapmaktadır.Навіть діють спеціальні черепашичі ферми.
İşçi ve çiftçilerden destek almaya çalışmışlardır.Партія намагалася знайти прихильників серед робітників і селян.
Bir çiftçi olan Mengotto onunla evlenmek için genç kıza kur yapmaktadır.Поступово Максимілліан так зацікавлюється молодою дівчиною, що одружується з нею.
Tom bir çiftçi.Том фермер.
Dizi, yazar Mustafa Çiftçi'nin bozkır hikâyelerinden esinlenerek çekilmiştir.Перша серія вийшла в ефір 17 жовтня 2020 року Серіал має 2 сезони.
Oğulları Viggo ve Johannes daha sonra Karely'e döndüler ve çiftçi oldular.Jeho synové, Viggo a Johannes, se později vrátili do Karere, aby tam žili jako farmáři.
Bir çiftçiydi.Byl rolníkem.
Savaştan sonra Alman çiftçi örgütlerini Alman Çiftçiler Federasyonu'nda birleştirdi.Po válce organizoval Německý svaz zemědělců v rodném kraji.
Çiftçi Pamuk ölür.Jan Sedlák zemřel.
O günlerde sadece köylülerin ya da çiftçilerin betimlenmesi açılım olarak kabul ediliyordu.V těch časech se z pracujících lidí zobrazovali pouze lidé pracující na polích jako rolníci či sedláci.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodiče byli zemědělci.
Babası Yefim Yakoviç ve annesi Anna Vasiliyevna, çiftçilerdi.Jeho otec se jmenoval Jefim Jakovlevič, jeho matka Anna Vasiljevna a oba byli svobodní sedláci.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Pocházela z rodiny zemědělce.
Eski devlet çiftliklerinin çoğu artık çiftçi kiracılarına kiralanmaktadır.Poplatky a povinnosti vůči státu ovšem nadále nesli bývalí rolníci, nyní nájemci.
Sulu tarım yapmak isteyen Çiftçilerin yüksek bir maliyete katlanması gerekmektedir.Zboží, kterým chceme manipulovat, by mělo být ve stabilním obalu.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Značné pomoci se dostalo rovněž zemědělcům.
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.Pro rolníky takový vývoj znamenal katastrofu.
Bir çiftçinin oğluydu.Byl synem zemědělce.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Od té doby se o někom neúspěšném říká, že „dopadl jak sedláci u Chlumce“.
Kenan Çiftçi, (d.Sedláčkem, A.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Jeho otec byl rolníkem a učitelem.
Halen özel çiftçilik yapmaktadır.Pocházejí ze soukromého chovu.
Umut Kurt - Yaşar Çiftçioğlu.O Hromnicích zamračeno – sedlákovi spomoženo.
Ailesi çiftçiydi.Jeho otec byl rolníkem.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Začínal jako dělník a živnostník, později se stal zemědělcem.
Eşliği CDC 7600’e dâhil ettiğinde söylentiye göre “birçok çiftçinin bilgisayar aldığını öğrendim” demiştir.A inclus din nou paritatea în CDC 7600 afirmând "Am învățat că o mulțime de agricultori cumpără calculatoare".
Eski devlet çiftliklerinin çoğu artık çiftçi kiracılarına kiralanmaktadır.Cele mai multe dintre fostele întreprinderi agricole de stat sunt acum închiriate chiriașilor fermieri.
Bir çiftçiydi.A fost agricultor.
Bonnie MacFarlane adındaki bir çiftçi, John'u yaralı bir halde bulur ve onu iyileşmesi için doktora götürür.Fermierul local Bonnie MacFarlane îl găsește grav rănit și îl duce la ferma sa pentru însănătoșire.
Ebeveynleri çiftçidir.Sunt al țăranilor!
Zirai lobi ise pazarların genişletilmesini ve çiftçilerin korunmasını istiyordu.În prima domnie a debutat prin asuprirea boierilor și protejarea țăranilor.
Çiftçilikle uğraştı.A fost de meserie agricultor.
Kitap, dağlarda mistik bir taş bulan genç çiftçi çocuğu Eragon'un hikâyesini anlatır.Eragon spune povestea unui băiat de fermier, pe nume Eragon, care găsește o piatră misterioasă în munți.
Garipov çiftçi bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.Garipov s-a născut în familia unui fermier.
Önce çobanlık etmiş, sonra da çiftçilik ve nakliye işleriyle uğraşmıştır.A lucrat la început ca cioban, apoi în munci viticole și agricole.
Hüseyin Bey, Vanlı bir çiftçi.Puta Emanuil a fost agricultor.
Cumhuriyetle mahallenin adı Çiftçidere olmuştur.Satul Țareuca s-a numit cîndva Țărani.
Asıl kırılma Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşülürken ortaya çıktı.Legea a fost dată pentru a combate în mod oficial cultele distructive.
İnsanların %80 kadarı pirinç çiftçisiydi.Az emberek körülbelül 80%-a rizsfarmer volt.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Apja földműves és gazdálkodó volt.
Valio, üye olarak yaklaşık 7.900 süt çiftçisine sahip 18 süt kooperatifine aittir.A Valio 18 további tejfelvásárlóval működik együtt, valamint ezáltal 7900 tejtermelővel áll kapcsolatban.
3956 aile çiftçilikle uğraşmaktadır.Ma 4957 lakossal büszkélkedhet.
Bir çiftçinin oğluydu.Egy farmer második fia volt.
Bunun üzerine çiftçiler sert protesto eylemleri düzenledi.Emiatt a farmerek valóságos irtó hadjáratokat kezdtek ellene.
Çiftçilik ile uğraşmıştır.Földműveléssel foglalkoztak.
Yerleşik olanlar çiftçiler ya da kentlilerdi.A falvak lakottak, vagy gazdátlanok lehetnek.
Bazen bu yağışlar çiftçilere çok zarar verir.Az esős időszakokban a gyakori áradások okoztak hatalmas károkat a gazdálkodóknak.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Tenyésztői igen nagyra tartják.

İlgili Sayfalar