çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra katedralin bulunduğu arsa Hüseyin isimli bir çiftçiye 28.005 lira karşılığında satıldı.De grond waarop de kathedraal stond werd later verkocht aan een boer voor TL 28.005.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Hij was afkomstig uit een familie van boeren.
İki ebeveyni de çiftçi idiler.Zijn beide grootvaders waren veehouder.
Bir çiftçinin oğluydu.Hij was de zoon van een boer.
Kristensen meslek tarafından bir çiftçiydi.Gontier was landbouwer van beroep.
Nüfusun % 78’i çiftçidir.78% van de bevolking is landbouwer.
Seymuor Cray neden bunu CDC 6600’dan çıkarttığında “eşlik bizim çiftçimizdir” demiştir.Zoals de Cheshire Cat tegen Alice zegt in hoofdstuk 6: "We're all mad here.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.Wel mag hij/zij de boer bij de boer passen.
Valio, üye olarak yaklaşık 7.900 süt çiftçisine sahip 18 süt kooperatifine aittir.Arla Foods is een Zweeds-Deense zuivelcoöperatie, die eigendom is van ongeveer 8000 melkveehouders.
Bu yönteme göre her çiftçi dar ve uzun tarlalara bölünen topraklarında çeşitli tarım ürünü yetiştiriyordu.Iedere boer groef hier turf op zijn eigen, of jaarlijks gepachte, stukje grond.
Sulu tarım yapmak isteyen Çiftçilerin yüksek bir maliyete katlanması gerekmektedir.Boeren die wilden overleven moesten efficiënter produceren.
Bantu çiftçilerinin kendi sığırlarını birçok sığır arasından ayırt edebilme becerisi geliştirmişlerdi.Vele lokale veehouders vreesden dat hun vee hetzelfde zou overkomen.
Duke: Çiftçinin köpeğidir.Cody: de hond van de boerderij.
Yerleşik olanlar çiftçiler ya da kentlilerdi.De oorspronkelijke bewoners waren boeren.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Bij boeren is ze daarom niet erg gewaardeerd.
Çiftçi, Hollanda genç millî takımlarında millî oldu.Havekotte kwam uit voor verschillende Nederlandse jeugdelftallen.
1925) Dünya Çiftçiler Günü Dünya Eczacılık GünüOp 24 april, Werelddierendag.
Bir zamanlar köyde, yoksul bir çiftçi vardı.Er was eens een arme boer in het dorp.
Toplantıları düzenleyenlere göre çiftçiler umutlarını bankalara bağlamış.Volgens degenen die de bijeenkomsten organiseren, zouden de boeren hun hoop op de banken hebben gevestigd.
1995 sonbaharında, domuz çiftçisi Henry O. Godwinn ile rekabete başladı.Pod koniec 1995, Levesque zaczął feud z farmerem Henrym O. Godwinnem.
Siyasi kariyerine başlamadan önce çiftçiydi.Przed rozpoczęciem kariery politycznej pracował jako farmer.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Są to głównie rolnicy i rybacy.
Öğrenciyken Varpas (Zil) ve Ūkininkas (Çiftçi) adlarında iki gazetenin çıkmasına katkıda bulunmuştur.Jako student pisywał do litewskich gazet "Varpas" ("Dzwon") i "Ūkininkas" ("Rolnik").
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Biedniejsi wieśniacy często nie posiadali zewnętrznej części.
Kürt bir çiftçinin beş çocuğundan biriydi.Był jednym z pięciorga dzieci ubogich rolników.
Köhler ailesi burada çiftçilik hayatını yeniden kurdu.Mieszkańcy Nadola odzyskali w ten sposób swoje gospodarstwa.
Çiftçilerin yüzde 60'ının iki hektardan az toprağı vardı.W 1902 roku prawie 60% wszystkich gospodarstw chłopskich posiadało mniej niż 2 ha.
Çiftçi Pamuk ölür.Koczubej zostaje zgładzony.
Kasım 1945'te yapılan seçimleri, oyların %57'sini alarak Bağımsız Çiftçiler Partisi kazandı.Wybory 1945 roku na Węgrzech zakończyły się zwycięstwem Niezależnej Partii Drobnych Rolników z 57% poparcia.
Ebeveynleri çiftçidir.Rodzice byli rolnikami.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.“Rolnik” tuż za nim.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Pochodził z farmerskiej rodziny.
Çiftçiler büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını fındık bahçelerinde otlatmaktadır.Tatarzy w bestialski sposób wytopili starców i dzieci w pobliskich bagnach.
Yetişkinlik yıllarında kovboy, sığırtmaç, çiftçi ve mevsimlik işçi olarak çalışmıştı.Od dzieciństwa pracował, m.in. jako pastuch, robotnik rolny i pracownik kopalni.
Duke: Çiftçinin köpeğidir.Książę – pies pochodzący miasta.
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.Prowadziło to zazwyczaj do pogorszenia sytuacji ekonomicznej rolników.
Bir grup çiftçi şarkı söyleyerek tarladan geri dönerler.Rolnik szuka żony Śpiewajmy razem.
Bir çiftçiydi.Był farmerem.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Ojciec był robotnikiem rolnym i kolejarzem.
Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi. ^Przeprowadził wiele reform w relacjach z poddanymi, założył kasę oszczędnościową dla chłopów.
"Esnafın ve çiftçinin borcu erteleniyor"."Głosu Drobnych Rolników i Osadników".
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.Dzięki jej pieniądzom został farmerem.
Khrunov, başlangıçta çiftçilik yapmakla ilgileniyordu.Początkowo Roebling zajmował się rolnictwem.
Bir çiftçinin oğluydu.Był synem rolnika.
Bu bulgu, yerleşimdeki halkın çiftçi bir halk olmayıp kentli bir yaşam sürdüklerini göstermektedir.Film w sposób zabawny opowiada o tym, co dzieje się w gospodarstwie wiejskim, gdy nie ma farmera.
Sonuç, sayısız çiftçinin büyük iflasıydı.Jest to efekt pracy wielu pokoleń hodowców.
Babası çiftçilik ve şoförlük yapıyordu.Fadern var lantbrukare och körsnär.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Även jordbrukarna utövade ett stort inflytande.
Gelişmekte olan ülkelerde hastalığın en yaygın görüldüğü kişiler çiftçiler ve şehirlerde yaşayan yoksullardır.I utvecklingsländer är sjukdomen vanligast hos bönder och fattiga som lever i städer.
Ebeveynleri çiftçidir.Föräldrarna var jordbrukare.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.Ändå lever många kamerunier i fattigdom som småbrukare.
Kısa bir süre sonra da Bergslagen'in çiftçileri de Gustav Vasa'ya katıldı.Gården kom senare i Gustav Vasas händer.
Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi. ^En jordreform genomfördes som gav bönderna ägandet över jorden.
Çiftçilik, tüccarlık yapmıştır.Gården har haft handelsträdgård.
3956 aile çiftçilikle uğraşmaktadır.2 936 personer är landslagsaktiva idrottare.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.Man väljer en bonde.
Ailesi çiftçiydi.Familjen var jordbrukare.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Han kom från en bondefamilj.
Geçim kaynağı : Çiftçilik en önemli geçim kaynağıdır.Indelningen: Jordbruk är den viktigaste inkomstkällan.
Ribisi'nin büyükbabası Sicilyalı çiftçilerin oğullarından biriydi.Дід Рібізі був сином фермерів з Сицилії.