çiftçi ile cümle
çiftçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanların %80 kadarı pirinç çiftçisiydi.80 % беженцев были крестьянами.
Çiftçilik, tüccarlık yapmıştır.Земледелец и занимался мелкой торговлей.
Nihat Çiftçi, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye başkanıdır.Большой Том, телохранитель мэра.
Çiftçilik ve siyaset ile uğraştı.Занимался земледелием, увлекался политикой.
Küçük yaşlardan itibaren marangozluk, çiftçilik yapmıştır.В детстве хотел стать клоуном или фермером.
Bunların hiçbiri Anadolu'da Türk akınları altında kalan çiftçilerin yararına değildi.Но это было вовсе не то, чего хотели туркестанские эмигранты.
İlk dalga Saladoid-Barrancoid grubu idi çiftçi ve balıkçı idiler.Первыми жителями были семья Муратовых и Рыбак.
Antik Mısır'ın en eski dönemlerinde çiftçiler toprağa bağlıydı.Большинство древних египтян были земледельцами, привязанными к земле.
Mahallede 10 tane traktörü olan çiftçiler bulunmaktadır.В соседних Нидерландах имеется около десяти таких дорог.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.В бедных крестьянских семьях может не быть внешнего крыла.
Halen özel çiftçilik yapmaktadır.Имеются частные фермерские хозяйства.
Anlaşmalı 450 çiftçiye fason üretim yaptırmaktadır.К мануфактуре были приписаны 247 крепостных крестьян.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Он с большим уважением относился к крестьянам.
Bir çiftçi ailesinde yetişti.Вырос в семье крестьянина.
Bu da çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu.Этого было достаточно, чтобы убедить продюсеров.
Daha sonra memleketine dönerek burada çiftçilikle uğraştı.Он вернулся на родину и занялся сельским хозяйством.
Bu, çiftçilerinin ürünlerini hasat etmesini engelledi.وهذا يمنع المزارعين من حصاد محاصيلهم.
Babası Shivrampant Mumbai'de evlerde hizmetli olarak çalıştı, daha sonra Kandalgaon'da çiftçilik yaptı.عمل والده، شيفرامبانت، كخادم منزلي في مدينة مومباي وأصبح لاحقا مزارعا بسيطا في كاندالغوان.
Kristensen meslek tarafından bir çiftçiydi.كريستيان مصارع محترف كندي.
Mahallenin ekonomisi halkın tamamı çiftçilik , hayvancılık ile uğraşır.بينما يقوم الوحش بإرهاب المجتمع الزراعي المحلي بأسره.
Cap-Vert'ın yerli halkı balıkçılar ve çiftçilerden oluşmaktadır.سكان كاينو الأصليون من قومية سامي كانو من صيادي الحيونات والأسماك.
Bunlar barış zamanı çiftçi, savaş zamanı ise askerdirler.أيام السلام ليست كأيام الحرب..
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.وُلد وسط أسرة من المزارعين.
Çin'de tarım, 300 milyondan fazla çiftçiye iş veren oldukça önemli bir sektör.(يوليو 2011) الزراعة هي القطاع الاقتصادي الهام للصين، وتوظف أكثر من 300 مليون مزارع.
Eşen'de yaşam tamamıyla çiftçilik üzerine kurulmuştur.وهكذا تكفلت والدته بالأسرة بأكملها بعملها في مزرعة قريبة.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.وبالنسبة للمزارعين فقد كانت أشياء أسوأ بكثير."
Çiftçinin sabahları onu uyandırması oldukça zor olur.وسينصحك الطبيب على الأرجح بأخذها صباحاً.
Martinik adasında fakir bir Fransız çiftçisinin kızıydı.كانت ابنة لجارية أفريقية من رجل فرنسي أبيض من جزيرة كورسيكا.
Çiftçiibrahim, Manisa ilinin Kula ilçesine bağlı bir mahalledir.79.سلسبيل الجنة في نعت كيسان شراب الجنة، مخطوط.
Eski devlet çiftliklerinin çoğu artık çiftçi kiracılarına kiralanmaktadır.معظم سكان هذه الولاية مزارعون قبليّون.
Çiftçi, Federal Savaş liderlerinden.الأطربون قائد من قادة الروم.
Köylüler kendi ülkesinin çiftçilere Yugoslav hükümeti tarafından zorla kolektifleştirmeye karşı ayaklandı.Os camponeses eram obrigados a adotar a religião de seu senhor.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Muitos deles eram granjeiros e pescadores.
Çoğunlukla Çinli köylüler ya da çiftçiler basit, mekanik olmayan tarım araçlara bağımlıdırlar.A maior parte dos camponeses e dos fazendeiros ainda é dependente de implementos agrícolas não-mecanizados.
Sonuç, sayısız çiftçinin büyük iflasıydı.O resultado foi a falência total de muitos agricultores.
Frankenhausen muharebesi'nde, Müntzer ve çiftçileri yenilgiye uğradılar.Na Batalha de Frankenhausen, Müntzer e seus seguidores foram derrotados.
1925) Dünya Çiftçiler Günü Dünya Eczacılık GünüO dia 25 de setembro é o Dia Internacional do Farmacêutico.
Kasım 1945'te yapılan seçimleri, oyların %57'sini alarak Bağımsız Çiftçiler Partisi kazandı.Nas eleições de Novembro de 1945, o Partido Independente dos Agricultores teve 57% dos votos.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.No entanto, um grande número de camaroneses vivem na pobreza como agricultores de subsistência.
Cletus, Springfield'ın çiftçisidir.Cletus é um caricato caipira de Springfield.
Ailesi çiftçiydi.Seu pai foi um fazendeiro.
Bu çiftçilerden birçoğu 1994 soykırımında ailelerini kaybetmişlerdi.Perdeu a maior parte de sua família durante o genocídio de 1994.
Stoica, Buzău ilinin Smeeni köyünde, çiftçi bir ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya geldi.Nascido em Smeeni, condado de Buzău, foi o sexto filho de um lavrador.
Jashni Dehqān Çiftçilerin bayramı anlamına gelir.Destas festas, destaca-se a Festa dos Fazendeiros.
Ayrıca 165 çiftçi ise projeli hayvan besiciliği yapmaktadır.Süt inek besiciliği hızla yaygınlaşmıştır.Por necessidade chegavam a trocar 54 hectares de terra por uma vaca de leite e assim por diante.
Emtia fiyatları düştükçe, pek çok çiftçi çiftliğinden bir kazanç sağlayamadı.Como os preços das commodities caíram, muitos fazendeiros já não podiam mais operar suas fazendas com lucro.
Çiftçi sorar çocuklarin nereye gittiklerini, çocuklarda Emmilerini yoklamaya gittiklerini söylerler."“Diz-se que os pais às vezes acompanharam seus filhos para as exibições”.
1794 - Pennsylvania'da çiftçiler, alkollü içkilere getirilen vergilere karşı isyan başlattı.Em 1794, os fazendeiros produtores de whiskey do oeste da Pensilvânia recusaram-se a pagar estes impostos.
Kuruluşu amacı mal sahibi çiftçilerin haklarını korumak idi.A Instituição era voltada, inicialmente, para a proteção dos direitos dos motoristas.
Babası Ralif Safin zengin bir çiftçidir.Seu pai é um fazendeiro rico.
Muhafazzakar görüşte olup bir çiftçi hareketi olarak ortaya çıkmıştır.Acabou, no entanto, firmando-se como produtor rural.
Bu balığın evcilleştirenler pirinç tarımı yapan çiftçilerdi.O que o senhor tinha a oferecer aos desbravadores era milho verde.
Çiftçilik ile uğraşmıştır.Trabalhou na fazenda.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.De meeste inwoners van Chiapas zijn arme boeren.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Men krijgt een belediging naar het hoofd geworpen (bijvoorbeeld: "Je vecht als een melkboer").
Bir çiftçiydi.Hij was landbouwer.
Bunlar barış zamanı çiftçi, savaş zamanı ise askerdirler.Tijd van oorlog, tijd van vrede.
Bu durum çiftçilerin yoksullaşmasına yol açtı.Dat bracht een verslechtering voor de positie van de boeren.
Ebeveynleri çiftçidir.Haar ouders zijn boer.
Bunların çoğu çiftçi ve balıkçı idi.Ze waren voornamelijk zeelieden en vissers.