çevreleyen ile cümle
çevreleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Rusya'da Kazak nüfusu Kazakistan'ı çevreleyen bölgelerde yaşıyor.In Russia, the Kazakh population lives in the regions bordering Kazakhstan.
Mülkü çevreleyen bahçeler de yeniden düzenlendi. [1]The gardens surrounding the property have also been remodelled.[18]
Bitkinin tabanında, sapı çevreleyen bir kılıfa kaynaşmış yan yapraklar vardır.There are stipules at their base which are fused into a sheath surrounding the stem.
Sarayı çevreleyen araziler vardır.Surrounding the Palace are the grounds.
Ülkeyi çevreleyen dağlar sınır bölgelerinin yakınında yer almaktadır.Surrounding mountains are located near border areas.
Rusya'daki Jaroslavl Ortodoks katedralinde ana apsisi çevreleyen iki apsidiyol.An apse with two apsidoles at the orthodox cathedral of Jaroslavl in Russia
19. yüzyılda, kaleyi çevreleyen alan bir şehir parkı haline geldi.In the 19th century, the area surrounding the fortress became a town park.
Moyal daha sonra Zarhum'u çevreleyen kalabalık tarafından çekildi.Moyal was then drawn away by the crowd that surrounded Zarhum.
Titan'ın atmosferi, Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan'ı çevreleyen yoğun gaz tabakasıdır.The atmosphere of Titan is the dense layer of gases surrounding Titan, the largest moon of Saturn.
Trofozoitler bir çekirdek ve onu çevreleyen esnek bir zar ile karakterize edilir.The trophozoites are characterized by a nucleus and a surrounding flexible membrane.
Vela atarcası ve onu çevreleyen atarca rüzgar bulutsusu.The Vela Pulsar and its surrounding pulsar wind nebula.
Menzil, bilinen dünyayı çevreleyen okyanuslarla insanların dünyasından ayrılır.The range is separated from the world of men by the oceans that surround the known world.
Hayatını çevreleyen belirsizlikler birden çok isim kullanmasından kaynaklanmaktadır.The uncertainties surrounding his life stem from his supposed use of multiple names.
Kıtasal toprakları çevreleyen okyanusa haritada “Mari Oziano Magno” denmektedir.Der die Kontinentalmasse umschließende Ozean trägt die Bezeichnung „Mari Oziano Magno“.
Adını, gözlerini çevreleyen beyaz halkalardan almıştır.Seinen Namen hat er von seinen weißen Flecken rund um die Augen.
Şihenze'yi çevreleyen çiftlikler şehrin gelişmesine çok katkıları olmuştur.Unbestreitbar trug die rasche Ausweitung der Schafzucht viel zur Entwicklung der Region bei.
Başkenti çevreleyen O-20 çevre yolu, şehirlerarası trafiğin şehir trafiğini aksatmadan geçmesini sağlar.Die achtspurige Ringautobahn O-20 trägt zur Entlastung des städtischen Verkehrs bei.
Oslo'yu çevreleyen yeşil kuşağın içinde yer alan göl popüler bir dinlence alanıdır.Der See liegt am Rand von Oslo und ist ein beliebtes Freizeitziel.
1882 - Tora'nın bulunduğu dolabı (Ehal) çevreleyen mermer çerçeve Samuel Malki tarafından bağışlandı.1882 - Der Marmor-Rahmen um den Toraschrein wird von Samuel Malki gespendet.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.L’atmosphère de Mars est la couche de gaz entourant la planète Mars.
Bu havuzlardaki tuzluluk oranı kendilerini çevreleyen okyanus suyundan üç ila beş kat arası daha fazladır.Ce sont des étendues d'eau possédant une salinité de trois à cinq fois plus élevée que l'eau environnante.
Gölü çevreleyen asfalt yol gezinti amacıyla kullanılır.Un sentier faisant le tour du lac est aménagé pour la promenade.
Oort bulutunun Güneş sistemini çevreleyen çok büyük bir kalkan olduğuna inanılır.La comète provient du nuage d'Oort qui entoure à très grande distance le Système solaire.
Transfer edilen kütle yüksek açısal momentumlu olup, yoğun yıldızı çevreleyen disk civarında toplanır.Supposons le corps en mouvement circulaire et uniforme autour de l'astre.
Yapı, U plan düzeninde dar bir avluyu çevreleyen 2 katta 13 oda ve 1 dersaneden oluşmaktadır.Pour donner un ordre d'idée, le coût des constructions est de 12 pour un palais et de 1 pour une maison.
Kıtasal toprakları çevreleyen okyanusa haritada “Mari Oziano Magno” denmektedir.El océano que rodea a la masa continental lleva la leyenda Mari Oziano Magno.
Şihenze'yi çevreleyen çiftlikler şehrin gelişmesine çok katkıları olmuştur.Las granjas alrededor de Shihezi promovieron el desarrollo de la ciudad.
Soğuyarak etrafını çevreleyen hava ile aynı sıcaklığa ulaştığında yükselmesi durur.El aumento se detiene cuando se ha enfriado a la misma temperatura que el aire circundante.
Kenti çevreleyen metropol alanında nüfus 2.380.000'i bulur.Radican en la misma ciudad de Victoria 80.032 personas.
Ayrıca farklı alanlarda dolaşmak için parkı çevreleyen dar bir demiryolu hattı da mevcuttur.Además, existe una línea de tren ligero que cruza el distrito.
Kayanın yüzeyinde gaz çevreleyen bir Veziküler doku bulunacaktır.Irá circundado por una rueda dentada dorada.
Diğer yandan Roma hafif piyadesi kenti çevreleyen hendekler içine indiler.Para hacer esto, las tropas ligeras romanas tomaron asilo en las zanjas que rodearon la ciudad.
Avluyu çevreleyen dört galeri vardır.Quattro boschi circondano l'accademia.
Avluyu çevreleyen diğer binalar müze müdürlüğünün personelince çalışma amaçlı kullanılmaktadır.Un'altra sezione del museo è dedicata al lavoro del calzolaio.
Scret outline, dış çizgileri çevreleyen çizgi.Vedi Enciclopedie on line, riferimenti in Collegamenti esterni.
Tarihsel York şehrinin merkezini çevreleyen 5 kmm uzunlukta tastan surlar.Si estende per circa 5 km circondando il centro storico di York.
Gölü çevreleyen asfalt yol gezinti amacıyla kullanılır.Per la discesa si consiglia la via utilizzata per l'andata.
İsrail Abu Dis’i, Kudüs’ü çevreleyen güvenlik duvarı içine almadı.Израиль не включил Абу Дис в пределы своей стены безопасности вокруг Иерусалима.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.Атмосфера Марса — газовая оболочка, окружающая планету Марс.
Bununla birlikte kentsel işlevler açısından birbirini çevreleyen eşmerkezli üç kuşağa ayrılabilir.Между тем представители всех трёх групп потенциально заразны для окружающих.
İki ikiz arasındaki artmış odaklı iletişim onları çevreleyen sosyal çevreyle yalıtılabilir.وقد تؤدي زيادة التركيز على التواصل بين التوأمين إلى انعزالهم عن البيئة الاجتماعية المحيطة بهم.
Tanrıların yeryüzündeki nüfuz alanları şehirler ve onları çevreleyen bölgelerle belirlenmişti.وتركزت دوائر نفوذ الآلهة على الأرض حول المدن والمناطق المطلة عليها.
Çardağın etrafını çevreleyen sedirler.الطواف حول الكعبة.
Bir kabarcık havayı çevreleyen şeffaf bir su yapısındadır.أي أنها كتلة بخار الماء الموجودة في حجم معين من الهواء.
Bu bildiri, Michael Hastings'in ölümünü çevreleyen komplo teorilerine yeniden dikkatleri çekti.Esta declaração chamou a atenção para as teorias de conspiração que cercam a morte de Michael Hastings.
Soğuyarak etrafını çevreleyen hava ile aynı sıcaklığa ulaştığında yükselmesi durur.Para de elevar-se quando se tenha esfriado à mesma temperatura que o ar circundante.
Kalaşların kültürü benzersizdir ve onları çevreleyen çeşitli etnik gruplardan tamamen farklıdır.A cultura do povo Kalash é única e difere drasticamente dos grupos étnicos em torno deles.
Boynunu çevreleyen siyah halka sayesinde çok kolay tanınır.É muito conhecido pelo seu Barro Preto.
Kalenin kendisi etrafını çevreleyen alanın 20 metre üzerinde bir platformdadır.O castelo em si localiza-se numa plataforma situada a aproximadamente 20 metros acima da planície circundante.
Çevreyolu, bir şehri çevreleyen bir karayolu veya bir dizi bağlı karayoludur.Nota: via que circunda uma zona urbana ou liga zonas periféricas.
Koni Bulutsusu, Yılbaşı ağacı yıldız kümesi'ni çevreleyen bulutsunun bir parçasıdır.A Nebulosa do Cone faz parte da nebulosidade em torno do Aglomerado Árvore de Natal.
Tanrıların yeryüzündeki nüfuz alanları şehirler ve onları çevreleyen bölgelerle belirlenmişti.As esferas de influência das divindades na Terra centraram-se nas cidades e regiões que presidiram.
Buzul boynuzları tek bir dağı çevreleyen buzyalakları yüzünden oluşur.No caso dos espigões, o motivo da sua formação são os circos que rodeiam uma única montanha.
III. Ur Hanedanının yükselişini çevreleyen etkenler de tam olarak bilinmemektedir.De verblijfplaats van de derde Haagse klok is onbekend.
Akciğer zarı, (pleurae ya da plevra) akciğeri çevreleyen zarımsı iki dokudan oluşur.De pijn (dolor) die optreedt bij een ontsteking wordt door twee factoren veroorzaakt.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.Atmosfera Marsa – powłoka gazowa otaczająca Marsa.
Çevreleyen heykellerde de zodyak sembolleri ile ayların sembolleri görülür.Zamknięte wrota północne dekorują znaki zodiaku i symbole miesięcy.
Kubbesi ve onu çevreleyen duvarların bir kısmı 1950'lerde yıkılmıştır.Brama i część murów zostały zrekonstruowane w latach 60.
Ayrıca farklı alanlarda dolaşmak için parkı çevreleyen dar bir demiryolu hattı da mevcuttur.Oprócz tego na dachu miałby również znaleźć się specjalny pociąg krążący po jego obwodzie.
Şam Kapısı (Kudüs), Kudüs'ü çevreleyen tarihi bir kapı.Widoczna wieża jest Wieżą Dawidową znajdującą się w Jerozolimie.