çetin ile cümle

çetin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Tedy mnozí z učedlníků jeho, slyševše to, řekli: Tvrdáť jest toto řeč. Kdo ji může slyšeti?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Viele nun seine Jünger, die das hörten, sprachen: Das ist eine harte Rede; wer kann sie hören?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Vtedy mnohí z jeho učeníkov počujúc to povedali: To je tvrdá reč; kto ju môže počúvať?!
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Wiele ich tedy z uczniów jego słysząc to, mówili: Twardać to jest mowa, któż jej słuchać może?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Πολλοι λοιπον εκ των μαθητων αυτου ακουσαντες, ειπον Σκληρος ειναι ουτος ο λογος τις δυναται να ακουη αυτον;
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Аз те прославих на земята, като свърших делото, което Ти Ми даде да върша.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многие из учеников Его, слыша то, говорили: какиестранные слова! кто может это слушать?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многі ж слухавши з учеників Його казали: Жорстоке се слово; хто може його слухати?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.ורבים מתלמידיו כשמעם אמרו קשה הדבר הזה מי יוכל לשמע אתו׃
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.فقال كثيرون من تلاميذه اذ سمعوا ان هذا الكلام صعب. من يقدر ان يسمعه.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門 徒 中 有 好 些 人 聽 見 了 、 就 說 、 這 話 甚 難 、 誰 能 聽 呢
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門徒 中 有 好些 人 聽見 了 、 就 說 、 這話 甚難 、 誰能 聽呢
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.A bola náramne krutá bitka toho dňa, a porazený bol Abner i mužovia Izraelovi pred služobníkmi Dávidovými.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Aquel día la batalla fue muy dura. Abner y los hombres de Israel fueron derrotados por los servidores de David
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.És felette erõs harcz lõn azon a napon, és megvereték Abner és az Izráel népe a Dávid szolgái által.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.I byla bitva velmi veliká v ten den, a poražen jest Abner i muži Izraelští od služebníků Davidových.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.I była bitwa bardzo sroga dnia onego, a porażon jest Abner i mężowie Izraelscy od sług Dawidowych.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.In vnel se je zelo trd boj tisti dan, in hlapci Davidovi porazijo Abnerja in može Izraelove.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Ja sinä päivänä syntyi hyvin kova taistelu; mutta Daavidin palvelijat voittivat Abnerin ja Israelin miehet.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.그날에 싸움이 심히 맹렬하더니 아브넬과 이스라엘 사람들이 다윗의 신복들 앞에서 패하니라
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.La battaglia divenne in quel giorno molto dura e furono sconfitti Abner e gli Israeliti dai seguaci di Davide
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Samme Dag kom det til en meget hård Kamp, i hvilken Abner og Israels Mænd blev drevet på Flugt af Davids Folk.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Sedan begynte en mycket hård strid på den dagen; men Abner och Israels män blevo slagna av Davids folk.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Setelah itu terjadilah pertempuran yang sengit, dan Abner serta tentara Israel dikalahkan oleh anak buah Daud
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Striden blev meget hård den dag, og Abner og Israels menn blev slått av Davids folk.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Trong ngày đó có một chiến đấu rất dữ, Áp-ne và những người Y-sơ-ra-ên đều bị các tôi tớ của Ða-vít đánh bại.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.И в оня ден сражението стана много ожесточено; и Авенир и Израилевите мъже бяха победени от Давидовите слуги.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.И произошло в тот день жесточайшее сражение, и Авенир с людьми Израильскими был поражен слугами Давида.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.ותהי המלחמה קשה עד מאד ביום ההוא וינגף אבנר ואנשי ישראל לפני עבדי דוד׃
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.وكان القتال شديدا جدا في ذلك اليوم وانكسر ابنير ورجال اسرائيل امام عبيد داود.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.那 日 的 戰 事 兇 猛 、 押 尼 珥 和 以 色 列 人 、 敗 在 大 衛 的 僕 人 面 前
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.那日 的 戰事兇 猛 、 押尼珥 和 以色列人 、 敗 在 大衛 的 僕人 面前
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››A ciasna jest brama i wąska droga, która prowadzi do żywota; a mało ich jest, którzy ją znajdują.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Dar strîmtă este poarta, îngustă este calea care duce la viaţă, şi puţini sînt ceice o află.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››e porque estreita é a porta, e apertado o caminho que conduz � vida, e poucos são os que a encontram.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››for den port er trang, og den vei er smal som fører til livet, og få er de som finner den.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››생명으로 인도하는 문은 좁고 길이 협착하여 찾는 이가 적음이니라
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››lebo je tesná brána a úzka cesta, ktorá vedie do života, a málo je tých, ktorí ju nachádzajú.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Maar de poort naar het leven is nauw. En de weg erheen smal. Weinig mensen vinden hem.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Mais étroite est la porte, resserré le chemin qui mènent à la vie, et il y en a peu qui les trouvent.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Mert szoros az a kapu és keskeny az az út, a mely az életre visz, és kevesen vannak, a kik megtalálják azt.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››mutta se portti on ahdas ja tie kaita, joka vie elämään, ja harvat ovat ne, jotka sen löytävät.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Nebo těsná jest brána a úzká cesta, kteráž vede k životu, a málo jest nalézajících ji.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››och den port är trång och den väg är smal, som leder till livet, och få äro de som finna den.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Pero ¡qué estrecha es la puerta y qué angosto el camino que lleva a la vida! Y son pocos los que la hallan
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Song cửa hẹp và đường chật dẫn đến sự sống , kẻ kiếm được thì ít .
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Song cửa hẹp và đường chật dẫn đến sự sống, kẻ kiếm được thì ít.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››thi den Port er snæver, og den Vej er trang, som fører til Livet og de er få, som finde den
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››toda tesna so vrata in ozka je pot, ki vodi v življenje, in malo jih je, ki jo najdejo.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Und die Pforte ist eng, und der Weg ist schmal, der zum Leben führt; und wenige sind ihrer, die ihn finden.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Επειδη στενη ειναι η πυλη και τεθλιμμενη η οδος η φερουσα εις την ζωην, και ολιγοι ειναι οι ευρισκοντες αυτην.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››вузкі бо ті двері, й тїсна та дорога, що веде до життя, і мало таких, що їх знаходять.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Понеже тясна е портата и стеснен е пътят, който води в живот, и малцина са ония, които ги намират.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››потому что тесны врата и узок путь, ведущие в жизнь, и немногие находят их.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››ומה צר הפתח ומוצק הדרך המביא לחיים ומעטים הם אשר ימצאוהו׃
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››ما اضيق الباب وأكرب الطريق الذي يؤدي الى الحياة. وقليلون هم الذين يجدونه
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››引 到 永 生 、 那 門 是 窄 的 、 路 是 小 的 、 找 著 的 人 也 少
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››引到 永生 、 那門 是 窄 的 、 路 是 小的 、 找 著 的 人 也 少
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Da Dronningen af Saba hørte Salomos Ry, kom hun for at prøve ham med Gåder.
Saba Kraliçesi, RABbin adından ötürü Süleymanın artan ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamaya geldi.Da dronningen av Saba hørte Salomos ry, som skyldtes Herrens navn, kom hun for å sette ham på prøve med gåter.

İlgili Sayfalar