Ana içeriğe geç
Sözlük

çetin ile cümle

çetin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Görkem Çetin, Zerrin ÇakmakkayaEMAIL OF TRANSLATORSІван ПетрущакEMAIL OF TRANSLATORS
Görkem Çetin, Zerrin ÇakmakkayaEMAIL OF TRANSLATORSצוות התרגום של KDE ישראלEMAIL OF TRANSLATORS
Kongo'nun bugün bu kadar çetin bir yer olmasını açıklayan kilit noktalardan birisi Koltan .coltan je jedním z klíčových prvků, které vysvětlují, proč je Kongo dnes tak drsným místem.
Müzakereler çetin, sinirler gergin, ilerleme yavaş, sonra ikiye on kala başbakanlardan biri bağırıyor,협상은 어려웠고, 긴장 상태는 높았으며, 진전은 더디었고, 2시 10분전에, 한 총리가 소리를 질렀죠,
Müzakereler çetin, sinirler gergin, ilerleme yavaş, sonra ikiye on kala başbakanlardan biri bağırıyor,Negocjacje są trudne, napięcie wysokie, a postępy powolne, a o 13:50 jakiś premier krzyczy:
Müzakereler çetin, sinirler gergin, ilerleme yavaş, sonra ikiye on kala başbakanlardan biri bağırıyor,Vyjednávania sú náročné, napätie rastie, pokrok je pomalý a potom, 10 minút pred 14.00, premiér skríkne,
Müzakereler çetin, sinirler gergin, ilerleme yavaş, sonra ikiye on kala başbakanlardan biri bağırıyor,המשא ומתן הוא קשה, המתח בשיאו, ההתקדמות איטית, ואז, 10 דקות לפני השעה 2, ראש ממשלה קורא בקול,
Müzakereler çetin, sinirler gergin, ilerleme yavaş, sonra ikiye on kala başbakanlardan biri bağırıyor,مع صعوبة المفاوضات و الشد المتصاعد و مع التقدم البطئ ، بعدها بعدة دقائق يصرخ رئيس للوزراء:
Müzakereler çetin, sinirler gergin, ilerleme yavaş, sonra ikiye on kala başbakanlardan biri bağırıyor,そして あと10分で2時 という時になって ある首相が声をあげます 「あと10分で結論をださなければ」
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門 徒 中 有 好 些 人 聽 見 了 、 就 說 、 這 話 甚 難 、 誰 能 聽 呢
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Có nhiều môn đồ nghe Ngài, thì nói rằng: Lời nầy thật khó; ai nghe được?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Có nhiều môn_đồ nghe Ngài , thì nói rằng : Lời nầy thật khó ; ai nghe được ?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Da sagde mange af hans Disciple, som havde hørt ham: "Dette er en hård Tale; hvem kan høre den?"
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Entonces, al oírlo, muchos de sus discípulos dijeron: --Dura es esta palabra; ¿quién la puede oír
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.kan azért, a kik hallák [ezeket] az õ tanítványai közül, mondának: Kemény beszéd ez; ki hallgathatja õt?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.제자 중 여럿이 듣고 말하되 이 말씀은 어렵도다 누가 들을 수 있느냐 한대
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Många av hans lärjungar, som hörde detta, sade då: »Detta är ett hårt tal; vem står ut med att höra på honom?»
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Mange av hans disipler sa nu, da de hørte det: Dette er en hård tale; hvem kan høre den?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Mnogi torej učencev njegovih, ko so to slišali, reko: Trda je ta beseda; kdo jo more poslušati?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Molti dei suoi discepoli, dopo aver ascoltato, dissero: «Questo linguaggio è duro; chi può intenderlo?»
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Muitos, pois, dos seus discípulos, ouvindo isto, disseram: Duro é este discurso; quem o pode ouvir?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Niin monet hänen opetuslapsistansa, sen kuultuaan, sanoivat: "Tämä on kova puhe, kuka voi sitä kuulla?"
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Plusieurs de ses disciples, après l`avoir entendu, dirent: Cette parole est dure; qui peut l`écouter?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Tedy mnozí z učedlníků jeho, slyševše to, řekli: Tvrdáť jest toto řeč. Kdo ji může slyšeti?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Viele nun seine Jünger, die das hörten, sprachen: Das ist eine harte Rede; wer kann sie hören?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Vtedy mnohí z jeho učeníkov počujúc to povedali: To je tvrdá reč; kto ju môže počúvať?!
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Wiele ich tedy z uczniów jego słysząc to, mówili: Twardać to jest mowa, któż jej słuchać może?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Πολλοι λοιπον εκ των μαθητων αυτου ακουσαντες, ειπον Σκληρος ειναι ουτος ο λογος τις δυναται να ακουη αυτον;
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Аз те прославих на земята, като свърших делото, което Ти Ми даде да върша.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многие из учеников Его, слыша то, говорили: какиестранные слова! кто может это слушать?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.Многі ж слухавши з учеників Його казали: Жорстоке се слово; хто може його слухати?
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.ורבים מתלמידיו כשמעם אמרו קשה הדבר הזה מי יוכל לשמע אתו׃
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.فقال كثيرون من تلاميذه اذ سمعوا ان هذا الكلام صعب. من يقدر ان يسمعه.
Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, ‹‹Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?›› dediler.他 的 門徒 中 有 好些 人 聽見 了 、 就 說 、 這話 甚難 、 誰能 聽呢
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.A bola náramne krutá bitka toho dňa, a porazený bol Abner i mužovia Izraelovi pred služobníkmi Dávidovými.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Aquel día la batalla fue muy dura. Abner y los hombres de Israel fueron derrotados por los servidores de David
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.És felette erõs harcz lõn azon a napon, és megvereték Abner és az Izráel népe a Dávid szolgái által.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.I byla bitva velmi veliká v ten den, a poražen jest Abner i muži Izraelští od služebníků Davidových.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.I była bitwa bardzo sroga dnia onego, a porażon jest Abner i mężowie Izraelscy od sług Dawidowych.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.In vnel se je zelo trd boj tisti dan, in hlapci Davidovi porazijo Abnerja in može Izraelove.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Ja sinä päivänä syntyi hyvin kova taistelu; mutta Daavidin palvelijat voittivat Abnerin ja Israelin miehet.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.그날에 싸움이 심히 맹렬하더니 아브넬과 이스라엘 사람들이 다윗의 신복들 앞에서 패하니라
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.La battaglia divenne in quel giorno molto dura e furono sconfitti Abner e gli Israeliti dai seguaci di Davide
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Samme Dag kom det til en meget hård Kamp, i hvilken Abner og Israels Mænd blev drevet på Flugt af Davids Folk.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Sedan begynte en mycket hård strid på den dagen; men Abner och Israels män blevo slagna av Davids folk.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Setelah itu terjadilah pertempuran yang sengit, dan Abner serta tentara Israel dikalahkan oleh anak buah Daud
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Striden blev meget hård den dag, og Abner og Israels menn blev slått av Davids folk.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.Trong ngày đó có một chiến đấu rất dữ, Áp-ne và những người Y-sơ-ra-ên đều bị các tôi tớ của Ða-vít đánh bại.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.И в оня ден сражението стана много ожесточено; и Авенир и Израилевите мъже бяха победени от Давидовите слуги.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.И произошло в тот день жесточайшее сражение, и Авенир с людьми Израильскими был поражен слугами Давида.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.ותהי המלחמה קשה עד מאד ביום ההוא וינגף אבנר ואנשי ישראל לפני עבדי דוד׃
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.وكان القتال شديدا جدا في ذلك اليوم وانكسر ابنير ورجال اسرائيل امام عبيد داود.
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.那 日 的 戰 事 兇 猛 、 押 尼 珥 和 以 色 列 人 、 敗 在 大 衛 的 僕 人 面 前
O gün savaş çok çetin oldu. Davutun adamları Avnerle İsraillileri yenilgiye uğrattılar.那日 的 戰事兇 猛 、 押尼珥 和 以色列人 、 敗 在 大衛 的 僕人 面前
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››A ciasna jest brama i wąska droga, która prowadzi do żywota; a mało ich jest, którzy ją znajdują.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››Dar strîmtă este poarta, îngustă este calea care duce la viaţă, şi puţini sînt ceice o află.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››e porque estreita é a porta, e apertado o caminho que conduz � vida, e poucos são os que a encontram.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››for den port er trang, og den vei er smal som fører til livet, og få er de som finner den.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››생명으로 인도하는 문은 좁고 길이 협착하여 찾는 이가 적음이니라
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››lebo je tesná brána a úzka cesta, ktorá vedie do života, a málo je tých, ktorí ju nachádzajú.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod