Mezarı Ali Paşa Camii'in mezarlığında Çemberlitaş yönünde olan kısımdadır.Tomba di Muhammad Ali Pasha all'interno della moschea.
Kenarı bir çemberdir.La sala è un passetto.
İstanbul Çemberlitaş'ta bir kütüphane kurdurdu.Alberto fece costruire a Dresda un castello.
Sonuç olarak, çember, diskin dönüşüne karşı direnen bir elektro mıknatıs olur (Lenz yasasının bir örneği).Обод, таким образом, становится электромагнитом, который сопротивляется вращению диска (пример правила Ленца).
Tablo hayatı, ressamın gördüğü şekilde, yani kapalı bir çember olarak betimler.«Прогулка заключённых» символизирует жизнь, подобную, по мнению художника, замкнутому кругу.
Brocard üçgeni, Brocard çemberi içinde ortaya çıkar.Треугольник Брокара вписан в окружность Брокара.
Çember şeklinde bir dans ve koro kombinasyonudur.При хоре функционируют оркестр и танцевальная группа.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Карогоды с девками по улице водили.
Güneş haçı, çember içine alınmış bir haç sembolüdür.Солнечный крест — древнейший символ, представляющий собой равносторонний крест, располагающийся внутри круга.
Çemberlitaş Sütunu, İstanbul'un yedi tepesinden birinin üzerinde bulunan tarihi sütun.Администрати́вно-жило́е зда́ние на пло́щади Кра́сных Воро́т – одна из семи реализованных сталинских высоток.
Tam çemberdirler.Голени прямые.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Такая связка рассматривается как один перевал.
Ekvator haricindeki enlem paralelleri büyük çember değillerdir.А вот из параллелей только экватор является большим кругом.
İki çemberin kesişim noktalarının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).На ней два коротких перрона (у каждого пути).
Robert ve Ranulf birlikleri kanatları çöken Stephen'ın ordusunun merkezini çember için alır.Кавалерия Роберта и Ранульфа окружила центральную часть войска Стефана вместе с ним самим.
Bunlar çok kaba biçimde yapılmış çemberlerdir.Состоят из слабо отсортированных обломков.
C 'de S1 birim çemberini düşünelim.Рассмотрим верхнее подмножество S1.
Bu iki çemberin diğer kesiştiği nokta Q olsun.Назовём угол между этими прямыми α.
Hekimoğlu çemberi yarar fakat ağır yaralanır.Ведьмак спасает его, но получает серьёзное ранение.
Çember kapanıyor".Занавес опущен".
Erkekler çember bırakacak biçimde saçlarını tıraş ederler.Мужчины заплетают волосы в косу.
Çemberler birbirlerine bağlıdır.Впадины изолированы друг от друга.
Hilbert uzayında Riemann çemberinin bir içine yerleştirmesi yoktur.В настоящее время на месте ворот Расёмон не осталось даже фундамента.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.خيوط حرير يا أنا يا البنات.
Saldırılar Mısır'da "cehennemin çemberi" olarak tanımlandı.تم وصف الهجمات بأنها "دائرة الجحيم."
Sonuç olarak, çember, diskin dönüşüne karşı direnen bir elektro mıknatıs olur (Lenz yasasının bir örneği).تصبح بالتالي حافة القرص أشبه ما تكون بمغناطيس كهربائيّ يقاوم الدوران (مثال عن قانون لنز).
Her üçgen devirseldir; bir başka ifadeyle tüm üçgenlerin bir çevrel çemberi bulunur.جميع المثلثات هي مضلعات دائرية، أي يوجد دائرة محيطة لأي مثلث.
Çemberlitaş semtiyle sınırları oldukça belirsizdir.وتكون العلاقات الدقيقة بين هذه الفروع الحيوية غير واضحة بعض الشيء.
Bu çemberin merkezi çevrel özek (çevrel çemberin merkezi) olarak isimlendirilir.وسط هذه المنطقة الدائرية يسمى نقرة الشبكية.
Buharlaştırılan bu atomlar, vakum çemberi içindeki her noktaya yapışarak ince bir film oluşmasını sağlarlar.كل متجة يتم رسمه يمثل حركة تحرك الهواء عند تلك النقطة.
16. yüzyılda İmparatorluk Çemberleri Almanya'nın Tarihî HaritalarıCírculos Imperiais do século XVI Mapas Históricos da Alemanha
İki çemberin kesişim noktalarının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).As duas faces do mal (The Two Faces Of Evil).
Adaların stratejik önemi, Pasifik Büyük Çember rotalarını kontrol etmelerini sağlıyordu.O valor estratégico da ilha era sua habilidade para controlar as rotas do Grande Círculo do Pacífico.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Eu fui muito longe nessa caminhada, com as meninas.
Herhangi bir merkez ve herhangi bir yarıçap ile bir çember tanımlamak mümkündür.3- Pode-se traçar um círculo com qualquer centro e com qualquer raio.
Çemberler, arama veya konuşma gibi belirli etkinlikleri göstermek için canlanır.Os círculos são animados para indicar certas atividades tais como a pesquisa ou a fala.
Bu suretle bir kare ve çember birbirlerinin homeomorfudurlar, fakat bir küre ve delinmiş küre değildirler.Assim, um quadrado e um círculo são homeomórficos para o outro, mas uma esfera e um toro não são.
Bu kuruluşta “kalite çemberleri” konusunda önemli çalışmalar yaptı.O Comité emitiu importantes recomendações sobre a questão do branqueamento de capitais.
Çocuklar: Deveye binen, hayvanlarla ilgilenen ya da çember oyunu oynayan çocuklar.A maioria das vítimas são crianças que agrupam animais ou jogam nos campos.
Bu kuşatma çemberi Sovyet 19., 20., 24. ve 32. Orduları çok geniş bir bölgede kuşatmış oldu.Quatro exércitos soviéticos (19.º, 20.º, 24.º e 32.º) foram cercados numa enorme bolsa a oeste da cidade.
Her meridyen, bir büyük çemberin yarısıdır ve tüm meridyenler aynı uzunluktadır.Um octógono regular tem todos os lados de mesmo tamanho e todos os ângulos com a mesma medida.
İkinci olarak Alman birliklerinin güvenerek planladığı Alman savunma çemberleri, neredeyse tümüyle aşıldı.De Duitse linies, waarop de Duitse troepen vertrouwden, werden vrijwel geheel onder de voet gelopen.
İnsanın etrafında bir ateş çemberi oluşturur.In een hoek is een vuurtje gestookt.
Amaç halkı bir ateş çemberine almaktır.De hand voor iemand in het vuur durven steken.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Als zodanig kan men deze bewijsvoering zien als een cirkelredenering.
Bu üç çemberin ortak tek noktası, ABC üçgeninin birinci Brocard noktasıdır.Dit punt heet het eerste Brocardpunt van de driehoek ABC.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Het blijkt om een drieling te gaan, allemaal meisjes.
Bu nokta üçgenin iç teğet çemberinin merkezidir.Dit is het zwaartepunt van de raakpuntendriehoek.
Operasyon planına göre dış çember, 102.104 Strijkkwartet nr. 2 op.
Hekimoğlu çemberi yarar fakat ağır yaralanır.Dan overleeft het schot maar is wel dodelijk gewond.
Halay, toplu halde yan yana dizilerek bir çember oluşturmak suretiyle oynanır.Hij speelde gebruikelijk simpel de snare op elke tel, met een stevige (enkele) bassdrum eronder.
Bazı silahlarda gez ve arpacık veya her ikisi de bir çemberin içinde bulunur.Sommige wapens zijn alleen in een van beide modes beschikbaar.
Bu üç çemberin ortak tek noktası, ABC üçgeninin birinci Brocard noktasıdır.Te trzy okręgi posiadają wspólny punkt - pierwszy punkt Brocarda trójkąta ABC.
Ukrayna'nın performansında erkek dansçı Igor Kuleshyn çember içinde dönerek eşlik etmiştir.Podczas prezentacji na scenie piosenkarce towarzyszył Igor Kuleszyn tańczący na kołowrotku.
Çember kapanıyor".Koło się zamyka.
Brocard üçgeni, Brocard çemberi içinde ortaya çıkar.Trójkąt Brocarda jest wpisany w koło Brocarda.
Bir timsah etrafında çember şeklinde dans eden altı çocuktan oluşur.Przedstawiała sześcioosobową grupkę rozbawionych dzieci tańczących wokół krokodyla.
Hekimoğlu çemberi yarar fakat ağır yaralanır.Grodzisko jest dobrze zachowane, lecz mocno zarośnięte.
Bir sonraki kartuşu ateşleme çemberine yükleme.Zatrzask magazynka na spodzie chwytu pistoletowego.
Çemberlitaş'taki eve sık sık gelir gider.Coraz częściej zaczyna bywać w domu pana Rouault.