çelişkili ile cümle
çelişkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.Інформація про нього вкрай мізерна і суперечлива.
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.Внесе нечиста, не винесе і пречиста.
Constanze Manziarly'nin ölümü hakkında bilgiler çelişkilidir.Відомості про загибель отаманші Марусі є суперечливими.
Bundan sonra 1902 yılına kadarki yaşamı ile ilgili bilgiler çelişkilidir.Výrazný rozdíl oproti situaci v roce 1910 má následující důvod.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Vztah s otcem měla vždy problematický.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Následky takové chyby jsou nepředvídatelné.
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."Rezultatul era o situație paradoxală: germanii nu erau capabili să se apropie de Leningrad dinspre nord.... "
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.Prin el însuși el nu conține nimic neclar sau contradictoriu.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Informațiile referitoare la moartea sa sunt contradictorii.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Efectul acestor sisteme este însă controversat.
Herhalde, incillerdeki çelişkili hikâyeler değil..Nu prea găsești cuvinte de prisos în povestirile sale...
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Între el și tatăl lui erau neînțelegeri majore.
Yine çelişkili bir sonuç çıkar.Din nou contradicție!
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."Az eredmény paradox helyzet volt: a németek nem tudták megközelíteni Leningrádot észak felől..."
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Kapcsolata távolságtartó apjával igen ambivalens volt.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Halálával kapcsolatban ellentmondásosak a források.
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.Bennem semmi sem erős, határozott.
Diocletianus hâlen tarihin en gizemli ve çelişkili karakterlerinden biridir.Disraeli kétségtelenül egyike volt kora legérdekesebb alakjainak.
Omurgalı dentisyonunun evrimsel kökeni çelişkilidir.Szekfű Gyula életműve ellentmondásokkal teli.
Diğer otçul dinozorlarla çelişkilidir, aynı zamanda stegosaurlarda Gastrolith bulunmamıştır.Megmarad az elsődleges sejten belüli emésztés, mivel e stádiumban még nincs gastrocoel és gastroporus.
Talepler temelde birbiriyle çelişkili idi.A pontok alapvetően ellentmondásosak.
Filistin nüfusunun ebatı politik nedenlerle çelişkilidir.Armenialaisten todellisesta osuudesta kiistellään.
Quintillus'un saltanatı ile ilgili birkaç kayıt çelişkilidir.Myös Quintilluksen kuolintavastakin on epäselvyyksiä.
Böylece okuyucu çoğu zaman tek bir olayın çelişkili açıklamaları varmış gibi görür.Ετσι ο αναγνώστης συχνά συναντά αντιφατικές εξηγήσεις του ίδιου γεγονότος.
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.Από μόνο του δεν συμπεριλαμβάνει τίποτα ασαφές ή αντιφατικό.
Demetre çelişkili birisi olarak bilinmektedir.Ο Ροβεσπιέρος σήμερα θεωρείται αμφιλεγόμενο πρόσωπο.
Passi'nin adının ne olduğuna dair çelişkili bilgiler mevcuttur.Υπάρχουν διάφορες ερμηνείες του ονόματος Άβετ.
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."Resultatet var en paradoksal situation: tyskerne kunne ikke nærme sig Leningrad nordfra..."
Hakkında yetersiz ve çelişkili belgeler vardır.Beviserne er mangelfulde og modstridende.
Kentin kontrolünün hangi tarafta olduğu konusunda çelişkili haberler yayıldı.Det er desuden opført under hvilken forvaltningsenhed byen hører.
Whybray, varsayımların mantıksız ve çelişkili olduğunu ileri sürer.Ved ankomsten optrådte Wenche Behring mistroisk, fordringsfuld og desorienteret.
Bunun nedenleri hakkında dolaşan söylentiler çelişkili.Temaene omkring denne uenighed er omtalt oven for.
Quintillus'un saltanatı ile ilgili birkaç kayıt çelişkilidir.Det har blitt påpekt flere begrensninger i Quintilianus’ verk.
Flaman köklerine tavrı biraz çelişkilidir.Melanisme hos flamingoer er svært sjelden.
Hadis ihtilafı, birbiriyle çelişen, çelişkili hadisleri ele alır.Rukun-rukun yang diperselisihkan adalah sebagai berikut: Tertib, Bersambungan (Muwalah).
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.Dengan sendirinya, itu tidak akan mewujudkan sesuatu yang tidak jelas atau kontradiktif.
Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır.Namun hasil yang didapat justru beragam, bahkan sebagian besar bersifat kontradiktif.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Rincian kematiannya diperdebatkan.
Yine çelişkili bir sonuç çıkar.Kemudian ada sebuah hal kontroversial lainnya lagi.
J.-C. (İspanyolca) ^ Bu Sezar'ın kitabında bulunan çelişkili bilgilerden biridir.MIN Cepogo, merupakan salah satu Madrasah ibtidaiyah negeri yang ada di Jl.
Quintillus'un saltanatı ile ilgili birkaç kayıt çelişkilidir.Một vài tài liệu về Triều đại của Quintillus khá mâu thuẫn.
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."Kết quả của sự từ chối này là quân Đức không thể tiến đến Leningrad từ phía Bắc..."
Yine çelişkili bir sonuç çıkar.Tuy nhiên, kết luận này còn chứa đầy mâu thuẫn.
Yine antik kaynaklarda ölüm nedeniyle ilgili olarak çelişkili bilgiler vardır.Có sự mâu thuẫn giữa các nguồn về thương vong.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.彼女と何かを口論していた父は、明らかに苛立った感じだった。
Quintillus'un saltanatı ile ilgili birkaç kayıt çelişkilidir.クィンティッルスの帝位の記録は矛盾に満ちている。
Hadis ihtilafı, çelişkili hadisleri ele alır.論争や喧嘩に発展する様相をフレーム(Flame、炎)と呼ぶ。
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.彼の死については矛盾した意見がある。
Yine çelişkili bir sonuç çıkar.于是得出矛盾结论。
Bundan sonra gelişenler hakkında çeşitli ve birbiriyle çelişkili anlatımlar vardır.이 후 다양한 출판물과 저서들이 나오고 있는 추세다.
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."독일군은 북부에서 레닌그라드로 접근할 수 없다..."
Kentin kontrolünün hangi tarafta olduğu konusunda çelişkili haberler yayıldı.도시가 어느쪽에 속하는 건지에 대해서 사람들의 의견의 차이가 있다.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.그의 죽음에 대해선 의문점이 있다.
Sonuç, çelişkili bir durum: Almanlar Leningrad'a kuzeyden ilerleyemedi."התוצאה הייתה סיטואציה פרדוקסלית: הגרמנים לא יכלו לפנות ללנינגרד מצפון...".
Slager çelişkili polis raporu ardından cinayetle suçlandı.סלאגר מואשם בהמשך ברצח לאחר שעלו סתירות בין הדיווח של השוטר לבין העדות המצולמת.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Обстоятелствата около смъртта му са спорни.
Yabancılaşma terimi, çeşitli ve bazen çelişkili anlamlarla çağlar boyunca kullanılmıştır.Съществуват различни и понякога противоречиви дефиниции на термина.
Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.Нещо повече: самото това равенство започва да изглежда подозрително и дори нежелано.
Constanze Manziarly'nin ölümü hakkında bilgiler çelişkilidir.Данните за живота на Константин Манасий са твърде оскъдни.
Diğerleri için kaynaklar karmaşık ve birbirleri ile çelişkili "bilgiler" vermektedirler.Ostali stupnjevi Nepoznat broj odlikovanih, a među poznatijima su:.