çelişkili
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•birbiriyle çelişen, biri diğerini çürüten, tutarsız (ifâde v.s.)
•Çelişme durumunda olan
Diğer Dillerde
Rusçaпротиворечивый, противоречащий
Возможно, вы увидите в этом противоречие. — Bu size çelişkili gelebilir.
Etimoloji
çelişki + -li
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Her şey çelişkilidir.
The whole thing is contradictory.
Bu çelişkili görünüyor.
This seems contradictory.
Bu size çelişkili gelebilir.
Now this may sound contradictory to you.
Çelişkili olmaktan hoşlanmam.
I don't like being contradicted.
Yine çelişkili bir sonuç çıkar.
Then, there is an additional twist.
Tom çelişkili olmaya katlanamaz.
Tom can't stand being contradicted.
Tom'un çelişkili duyguları vardı.
Tom had conflicting feelings.
Siz çelişkili sözler söylüyorsunuz.
You are surely caught in contradictions.,
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.
The accounts of his death are contradictory.
Siz elbette çelişkili sözler içindesiniz.
You are surely caught in contradictions.,
Konuyla ilgili çelişkili görüşlerimiz var.
We have conflicting opinions on the matter.
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz.
But we scientists are inconsistent.