çelişkili ile cümle
çelişkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Constanze Manziarly'nin ölümü hakkında bilgiler çelişkilidir.Die Angaben über den Tod von Constanze Manziarly sind widersprüchlich.
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.An sich enthielte es nichts Unklares oder Widerspruchsvolles.
Bundan sonra 1902 yılına kadarki yaşamı ile ilgili bilgiler çelişkilidir.Sein Lebensweg nach 1902 ist weitgehend unbekannt.
Etnik kökeni hakkında çelişkili bilgiler vardır.Über die ethnische Herkunft gibt es widersprüchliche Angaben.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Die Beziehung zu seinem distanziert wirkenden Vater war stets ambivalent.
Kentin kontrolünün hangi tarafta olduğu konusunda çelişkili haberler yayıldı.Widersprüchliche Angaben gab es zunächst darüber, auf welcher Seite der Grenze die Geschosse einschlugen.
Yabancılaşma terimi, çeşitli ve bazen çelişkili anlamlarla çağlar boyunca kullanılmıştır.Begriffe werden uneinheitlich und manchmal widersprüchlich benutzt.
Hadis ihtilafı, birbiriyle çelişen, çelişkili hadisleri ele alır.Schenker streitet die gegen ihn erhobenen Vorwürfe ab und zeigt sich erbost.
Hakkında yetersiz ve çelişkili belgeler vardır.Über die Paarung gibt es wenige und widersprüchliche Angaben.
17. yy’da Quakerlere karşı olan toplumsal ve politik tutum çelişkilidir.Die gesellschaftliche und politische Haltung zu den Quäkern im 17. Jahrhundert war kontrovers.
Quintillus'un saltanatı ile ilgili birkaç kayıt çelişkilidir.Die Einordnung der Gattung Quintinia war umstritten.
Öte yandan, ilk yayın tarihi ile ilgili çelişkili bilgiler de bulunmaktadır.Zum Erstflug gibt es widersprüchliche Angaben.
Bu yaklaşımlarda belli sorunlar ve çelişkili görüşler vardır.Dabei stößt er auf Fragen oder Widersprüche.
Bundan sonra 1902 yılına kadarki yaşamı ile ilgili bilgiler çelişkilidir.Sa vie après 1902 est mal connue.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Les anecdotes sur sa mort sont contradictoires.
Bu çelişkili gibi görünüyor olabilir ama sıkı çalışma ve iyi planlama sayesinde yapılamayacak iş değil.Cela semble paradoxal, mais on pourrait l'arranger avec beaucoup de planification et de labeur.
Bundan sonra gelişenler hakkında çeşitli ve birbiriyle çelişkili anlatımlar vardır.Ensuite Nous les avons séparés et fait de l'eau toute chose vivante.
Herhalde, incillerdeki çelişkili hikâyeler değil..Mais d'histoires entre homos, non.
Kentin kontrolünün hangi tarafta olduğu konusunda çelişkili haberler yayıldı.Se pose alors la question de quelle ville pour abriter le gouvernement.
Constanze Manziarly'nin ölümü hakkında bilgiler çelişkilidir.Las informaciones sobre la muerte de Manziarly son contradictorias.
Hadis ihtilafı, çelişkili hadisleri ele alır.Es quien suscita las discordias y disputas.
Kendisini iki birbiriyle çelişkili ruhsal duygu arasında bulur.Desterrar todo espíritu de división entre vosotros.
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.La realidad de su obra y su vida, sin embargo, es mucho más contradictoria y compleja.
Demetre çelişkili birisi olarak bilinmektedir.El rey Demetrio fue considerado una persona bastante polémica.
Bu birincil kaynaklar çelişkili ve fazla abartılı olarak tanımlanırlar.Estas versiones primarias, no obstante, se describen como contradictorias y llenas de grandes exageraciones.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.I dettagli della sua morte sono contrastanti.
Yine çelişkili bir sonuç çıkar.Ancora una volta si giunge a una contraddizione.
Öte yandan, ilk yayın tarihi ile ilgili çelişkili bilgiler de bulunmaktadır.Del pari, piuttosto contraddittorie sono le notizie precise relative ai suoi primi anni da uomo.
Bu yaklaşımlarda belli sorunlar ve çelişkili görüşler vardır.Su quest'aspetto le opinioni sono incerte o divise.
Slager çelişkili polis raporu ardından cinayetle suçlandı.L'agente Slager è stato incriminato con l'accusa di omicidio di Stato.
(Üçlü:Di opposti affetti un vortice /"Birbirleriyel çelişkili hisler girdabı etrafımı dönerek sarmakta.")'Un-popolo-senza-terra-ritorna-a una-terra-senza-persone'".
Bununla birlikte Platea'ya çekilmesi bu durumla çelişkili gibi görünmektedir.La loro presenza nel Belize è considerata dubbia.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Сведения о его смерти противоречивы.
Hakkında yetersiz ve çelişkili belgeler vardır.О нём имеются только отрывочные и противоречивые сведения.
İçinde hiçbir şeyi somutlaştırmadı temiz olmayan ya da çelişkili.Само по себе это не означает ничего неясного или противоречивого.
Kendisine uzak duran babası ile olan ilişkisi sürekli çelişkiliydi.Вопрос о том, кто был его родителями, остаётся весьма спорным.
Passi'nin adının ne olduğuna dair çelişkili bilgiler mevcuttur.На Памире есть перевал его имени.
Diğerleri için kaynaklar karmaşık ve birbirleri ile çelişkili "bilgiler" vermektedirler.По ним, по фигурам и некоторым знакам (senales) в фигурах они узнавали свои дела, сообщали их и обучали.
Omurgalı dentisyonunun evrimsel kökeni çelişkilidir.Информация об интенсивности аромата противоречива.
Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.Сейчас его лидерство стало явным и неоспоримым.
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.Но сведения об этой его жене неточны и противоречивы.
Bu yaklaşımlarda belli sorunlar ve çelişkili görüşler vardır.У этой проблемы есть несколько вариантов, разные и решения.
Ancak bu konuda çelişkili bilgilerde mevcuttur.Об этом говорят косвенные данные.
Passi'nin adının ne olduğuna dair çelişkili bilgiler mevcuttur.لا يوجد اتفاق حول أصل اسم باتشوكا.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.لكن نجاح تلك المبادرات محل جدال.
Omurgalı dentisyonunun evrimsel kökeni çelişkilidir.وبالتالي فإن بعض المعلومات عن القشرة السمعية البشرية مازالت متضاربة.
Bundan sonra gelişenler hakkında çeşitli ve birbiriyle çelişkili anlatımlar vardır.Depois disso, sucederam-se leituras diferentes, com uma repetição desta.
Bundan sonra 1902 yılına kadarki yaşamı ile ilgili bilgiler çelişkilidir.Sua vida após 1902 é incerta.
Whybray, varsayımların mantıksız ve çelişkili olduğunu ileri sürer.Nele, Caplan mostra que ambas, escolhas e decisões, são inerentemente irracionais.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Os relatos sobre sua morte são contraditórios.
Bir görüşe göre bunun sebebi Hint Yahudilerinin çelişkili kimlikleridir.Acredita se que sua extinção se deve aos conflitos com os índios tabajaras.
Fakat Kıptiler (Mısır), Maruniler (Lübnan) ve Süryaniler (Irak) Arap tanımını çelişkili bulmaktadır.De achterwanden en zijwanden hebben nissen die zijn versierd met typisch Arabische muqarnas.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Het resultaat van dergelijke brieven was echter averechts.
Bundan sonra 1902 yılına kadarki yaşamı ile ilgili bilgiler çelişkilidir.De geschiedenis van het schip in de periode tussen 1902 en 1916 is onduidelijk.
Passi'nin adının ne olduğuna dair çelişkili bilgiler mevcuttur.Er bestaat enige verwarring omtrent de naam bisque.
Kentin kontrolünün hangi tarafta olduğu konusunda çelişkili haberler yayıldı.Historycy toczą spór, o jaką współczesną miejscowość chodziło.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Prawdziwość tak jednomyślnych wyników jest wątpliwa.
Buna karşın hayatına dair bilgiler bir o kadar da çelişkili ve karmaşıktır.Data kring dess nuvarande trend är dock både bristfällig och motsägande.
Omurgalı dentisyonunun evrimsel kökeni çelişkilidir.Definitionen av rum i fysik är omtvistad.
Ölümü hakkındaki anlatımlar çelişkilidir.Повідомлення про його смерть суперечливі.