çekmek ile cümle
çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom bir fotoğraf çekmek için cep telefonunu çıkarıverdi.Tom zückte sein Mobiltelefon, um ein Foto zu schießen.
2015 yılında Proje Sexploration ile uzayda ilk pornoyu çekmek istediler.Das 2015 begonnene Projekt Sexploration hatte den Dreh des ersten Pornofilms im Weltraum zum Gegenstand.
Ona göre bu olay, insanların dikkatini başka yere çekmekten başka bir davranış değildir.Nur ist diese für den Menschen nicht so erfassbar, wie sie ist.
Polis dedektifi Williamson'ın ofisinde kapalı kapıların ardında her satıcıyı sorguya çekmektedir.Die Polizei verhört nacheinander jeden Mitarbeiter im Büro von Williamson.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Der deutlich sichtbare Mittelleiter störte viele Kunden.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.Sie lassen manchmal Köder auf die Wasseroberfläche fallen, um Fische anzulocken.
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.Ein gleichzeitiges Betreiben ist nicht möglich.
Doğada ve doğal malzemelerle eserlerini yaratmakta ve fotoğraflarını çekmektedir.Trinks fotografierte Natur und Landschaft.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Seine Haut ist auf seinem ganzen Körper rein.
Ama Alcina'nın kendine gösterdiği vefasızlıktan bilmekte ve bundan büyük ızdırap çekmektedir.Alles, was Alcina bleibt, ist Bluff, aber ihr Schicksal ist besiegelt.
Görevi havayı motorun içine çekmektir.Diese bewegt die Last in Richtung Motor.
Albüm işindeki psychedelic öğeler ile dikkat çekmekteydi.Er hatte Psychologen während seiner Drogentherapien getäuscht.
Özellikle Çin Halk Cumhuriyeti bu yatırımlarda başı çekmektedir.Besonders in der Volksrepublik China sind diese Bestrebungen außerordentlich stark.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.Die Cité Portugaise lockt ausländische Besucher an.
Bu misk kokusu üreme döneminde dişileri çekmek için kullanılır.Dieser Geruch verschwindet aber bei der Zubereitung.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Auch für Touristen ist er von großem Interesse.
Hafif endüstri şeker ve rom imalatı ile dikkati çekmektedir.Die Leichtindustrie zeichnet sich durch die Zucker- und Rumproduktion aus.
Hepsi, video çekmek için sadece 4 müzik seçmiştir.Zu Trendsetter wurden vier Musikvideos gedreht.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Neue Herausforderungen werden erforderlich.
Yaptıkları işi webin fotoğrafını çekmek olarak adlandırmaktadırlar.Vor der Aufnahme wird es inszenierte Fotografie genannt.
Düğünlerde en başta keşkek dikkat çekmektedir.In der Ehe treten erste Spannungen auf.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Eine Zeit lang hieß es, Quentin Tarantino habe Interesse an der Regieführung angemeldet.
Dikkat çekmek ve kızıl renk anlamı vardır.Weiterhin soll es die Bedeutung rote Farbe, roter Stoff haben.
İkisi de hem aşıktır, hem de girdikleri çıkmazda acı çekmektedir.Beide verliebten sich ineinander und zogen sogleich zusammen.
Bir röportajında film çekmekten çok çektiği filmlerin mesajı olmasını önemsediğini belirtmiştir.Ihm ist klar, auf dem gefundenen Film ist etwas Wichtiges zu sehen.
Artık Angelus insanları incitmek istememektedir, çünkü vicdan azabı çekmektedir.Weil Nicholas nichts mehr zu verlieren hat, willigt er ein.
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.Nun ist nur noch David bei Bewusstsein.
Exploratorium 1969 yılında açıldı ve şimdi yılda bir milyondan fazla ziyaretçi çekmektedir edildi.Sie findet jährlich im August statt und zieht bis zu einer Million Besucher an.
Doğası, bitki ve kuş türleriyle ziyaretçi çekmektedir.Es wird gerne von Natur- und Vogelbeobachtern, Wanderern und Hobby-Fotografen in Anspruch genommen.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Er vertritt auch libertäre Ansichten.
Buna örnek olarak açlık, susuzluk, yorgunluk, acı çekmek ve ölüm sayılabilir.Beispiele dafür sind Hunger, Durst, Müdigkeit, geschlechtliche Erregung.
Fakat 2008 Temmuz'unda atının tekrar sakatlanması üzerinde adaylığını geri çekmek zorunda kaldı.Im Juni 2008 musste sie ihre Teilnahme jedoch zurückziehen, da Toytown erneut verletzt war.
İlin bu nitellikleri her yıl çok sayıda turisti ilde bulunan olağandan değişik doğa niteliklerine çekmektedir.Jedes Jahr gibt es hier eine große Krötenwanderung, die unter Naturfreunden viel Beachtung findet.
Hayvanı önden çekmek için kullanılan ipe ise yular denir.Das Sammeln der Tiere, die ein Rudel bilden, nennt man rudeln.
Fotoğraf çekmek için yaptığın tüm şey şu butona basmaktır.Tout ce que tu as à faire est d'appuyer sur ce bouton pour prendre la photo.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.L'opération fut un succès, cependant la famille Schuldiner était en grande difficulté financière.
Edis, ilk şarkısını "muhtemelen ilgi çekmek amacıyla" 10 yaşındayken yazdı.Edis a écrit sa première chanson à l'âge de dix ans "juste pour attirer l'intérêt".
Exploratorium 1969 yılında açıldı ve şimdi yılda bir milyondan fazla ziyaretçi çekmektedir edildi.Il a été ouvert en 1969 et attire des millions de visiteurs chaque année.
Bu haliyle bile turistlerin ilgisini çekmektedir.Il attire ainsi bien des touristes.
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.Il est également impossible de pousser et de tirer simultanément.
Yaratıkların kendilerine çekmek için Morpheus ile ilişkili Mr. Sandman şarkısını kullandığını öğrenirler.Ils trouvent que la chanson associée à Morpheus, Mr. Sandman, attire les créatures à eux.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir.""Toute pensée profonde tend vers l'Esprit".
Cezasını çekmek için Rusya'nın Nijni Tagil şehrine gönderilmiştir.Il fut expédié à Nijni Taguil en Russie pour purger sa peine.
Chiwenga, kopya çekmek suçundan harp akademisinden atılmak üzereydi.Chiwenga faillit être renvoyé de l'université du personnel pour avoir triché.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Elle porte ses cheveux longs.
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.Alia s’éveille à la conscience à cet instant.
GSM operatörleri belli noktalarda çekmektedir.Les émetteurs du GEE envoient des impulsions à des instants précis.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Il se signala par ses prises de position libérales.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Sa peau est fine sur tout son corps.
Tanrı, ona Mısır’da acı çekmekte bulunan Yahudileri Mısır’dan çıkartma görevini verir.Dieu lui ordonne alors de conduire son peuple hors d'Égypte.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Le temps de s'accoutumer à de nouvelles règles.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.Son authenticité attire de nombreux touristes.
Yalnızlık çekmektedir.Je suis solitaire.
Mozaikler hem duvar hem de zeminde dikkat çekmektedirler.Les mosaïques recouvrent alors les sols mais aussi les murs.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Elle peint alors des personnages féminins.
Kore filmlerinin bu başarısı Hollywood'un da dikkatini çekmekte gecikmemiştir.Ce film a suffisamment de succès au Québec pour retenir l'attention des studios d'Hollywood.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Il conserve sa position à la cour jusqu'à la fin de sa vie.
Bu vadiler çeşitli türdeki bitki örtüsü ve kuşları ile turistlerin ilgisini çekmektedir.Ceci est lié à la symbiose évolutive entre certaines plantes et ces oiseaux.
Newport Limanı'ndaki evinin yer aldığı bölge hala ilgi çekmektedir.La zone du Vieux Port d´Algorta est aussi très fréquentée.
Ancak Tyrion cezayı bir cüce olarak zaten çekmektedir.Tyrion est condamné à mort.