çekmek ile cümle

çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yolun panoramik görüntüsü özellikle dikkat çekmektedir.机房的立面值得格外注意。
Kimse rolünden tam olarak çıkamamıştır ve her biri gündelik hayata adapte olmakta zorluk çekmektedir.不得其人,終日默然。
Ve iddia ediyorum, cehennem, sevememekten ötürü acı çekmektir."聞詩紿曰:「必欲我行,毋殺人,毋縱火。
Alzheimer hastalığından acı çekmektedir.(會得糖尿病。
Özellikle büyükçe küpeleri ile dikkat çekmektedir.尤其她硕大的隆胸引人注目。
Konutlaşmada bu durum özellikle dikkat çekmektedir.这在装修时尤其应该注意。
Grimoalde ise hala gayet büyük bir vicadan azabı çekmektedir.菊花 梅花 牡丹,有大富大貴之意。
Özellikle kimya ve ilaç sanayisi başı çekmektedir.尤其化学和加工工业在这里定居。
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.1989年,亞洲吸引將近一半的向發展中國家的資本淨流入。
Her filmi çekmek 30 gün alacak.电影的拍摄日期只有30天。
El dikkati oraya çekmek istermişcesine cinsel organının üstündedir.戀足者對於足部的喜愛不一定遠高於性器官。
Yaptıkları işi webin fotoğrafını çekmek olarak adlandırmaktadırlar.拍摄照片的摄影家被称作photographer。
Bu da sanayi yatırımlarını şehre çekmektedir.然而,这项业务也对公司带来了财政风险。
Diğer manastırlar kadar tanınmış olmamakla birlikte gelen yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.外人關中舊僧道恒等以為顯異惑眾。
Sancak gönderi: Kıç tarafa güverteden sancak çekmek için dikilmiş gönder.우현 우현이란, 선체에서 배꼬리에서 뱃머리로 향하여 우측에 있는 뱃전이다.
Sitenin anonim topluluğu ve kültürü sıklıkla medyanın dikkatini çekmektedir.이 익명의 커뮤니티와 문화는 가끔 미디어의 주목을 받기도 한다.
NASA fırlatışı önce Mart sonra da Eylül 1986'ya çekmek zorunda kaldı.NASA는 1986년 3월, 나중에는 9월까지 발사일을 연기하도록 압력을 받았다.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...제자 처벌하였다....
Özellikle dış atışlardaki isabet yüzdesi ile dikkat çekmektedir.특히 서양화의 구상 계열에서 그의 영향력은 컸다.
Yalnızlık çekmektedir.외로움을 탄다.
Şehirde önemli iki ekonomik sektör ilgiyi çekmektedir.도시에는 두 개의 주요 상업 지구가 있다.
Şelale ülkeye çok sayıda turist çekmektedir.경인지방에서 관광객들이 많이 찾아온다.
Buralar her yıl dünyanın birçok bölgesinden milyonlarca gezgini kendine çekmektedir.이 지방은 세계적인 관광지로, 매년 수백만 달러를 벌어들이고 있다.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.미디어 관심을 끄는 데 중요한 것은 바로 아이디어 그 자체입니다.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.신기종 호기심이 많고, 의리가 있으며, 뻔한 거짓말을 많이 한다.
Zira insanın yazgısı, Adem'in işlediği günahtan dolayı, sonsuz ceza çekmektir.이방인의 주인공 뫼르소는 그의 죄로 사형을 선고받은 죄인이다.
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^이곳은 매년 약 6000명의 방문자들이 방문하고 있다.
Dubai'de yaşamakta olan göçmenler ve turistik amaçlı ziyaretçiler tarafından ilgi çekmektedir.또한 두바이를 방문하는 관광객들에게 꽤 많이 알려진 지역이기도 하다.
Yıllık 500.000'den fazla ziyaretçi çekmektedir.매년 50만명 이상의 방문객들이 찾고 있다.
Çünkü dizide her şey aleyhine olduğundan bu durum onu daima kavgaya çekmektedir.그가 관직에 등용되면 바로 따라서 그를 파직하라는 상소가 항상 있었다.
Brookers, 9 yaşından beri video çekmektedir.카스파어는 9세 때 피겨 스케이팅을 시작했다.
Minnettar Belle hayatını kurtarmak için teşekkür olarak onun yaraları dikkat çekmek için kaleye geri döner.이때 갑자기 야수가 나타나 늑대들을 물리치고 쓰러지자, 벨은 성으로 돌아와 자신의 생명을 구해준 것에 감사하며 그의 상처를 보살펴준다.
2012 yılından beri eğlence ve oyun içerikli videolar çekmektedir.פורסמו גם עיבודים לספרים ומשחקי וידאו מאז 2012.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.לעיתים נוהגים להשליך למים עיסת לחם על מנת למשוך את הדגים.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.התחלתי לצייר טיפוסים מבין הנשים.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.מדאו ידועה בדעותיה הליברליות.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.קוונטין טרנטינו הביע עניין לצלם את הטרילוגיה.
Bu küçük reklamverenleri çekmek için yapıldı.פרסום זה נעשה לתפוצה מוגבלת.
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.טקס חילופי המשמרות מושך תיירים רבים.
22 Eylül 2012'de, cezasını çekmek üzere tutuklandı ve Evin Cezaevi'ne nakledildi.ב-22 באוגוסט 2013 שוחרר מובארכ למעצר בית.
Buralar her yıl dünyanın birçok bölgesinden milyonlarca gezgini kendine çekmektedir.הבטחה זו מביאה בכל שנה אל המקום עשרות אלפי איש מכל רחבי העולם.
Şehirde önemli iki ekonomik sektör ilgiyi çekmektedir.לאזורי התעשייה בעיר שני חלקים עיקריים.
Atletik yapısı ile dikkat çekmektedir.היצירה משמשת אטרקציה תיירותית.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.אכפת לו מאוד מן השיער שלו.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Отличава се с либерални възгледи.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Голям е и броят на преселниците от други части на Бразилия.
Gallu demonları, talihsiz mağduları yeraltına çekmektedir.Демоните Галлу отвежда жертвите от злополуки в подземния свят.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.В купа преобладават млади сини звезди, образувани в последните 100 милиона години.
Günümüzde kentteki tarihi kazılarda bulunan yapılar turistik ilgi çekmektedir.В днешно време останалите исторически обекти около града привличат туристи.
Osmanlı kuvvetleri bütün hatlarını Rusçuk-Kadakyoy arasındaki mevkiye çekmek zorunda kaldı.Противникът е принуден да се изтегли от цялата линия към направлението Русе – Кадъкьой.
Orphe bakışlarını sevgili eşinden uzak tutmakta güçlük çekmektedir.Той не може да откъсне погледа си от любимата.
Ama ta yaşlığına kadar uzaklıkta bulunan insan figürlerinin nasıl perspektife alınacağında zorluk çekmekteydi.Но може да бъде зададен въпроса, дали интереса към градските изгледи не е много по-стар.
2005 yılında yapılan araştırmaya göre Afrika'da yaklaşık 380 milyon insan kıtlık çekmektedir.По данни на ООН през 2005 около 850 милиона души страдат от хронично недохранване.
Son zamanlarda, bu yöntem çeşitli nedenlerden dolayı tepki çekmektedir.В днешно време тази теория е ревизирана по няколко причини.
Uçuşan nanoparçacıkları ve nanofiberleri içine çekmek fibröz gibi birçok akciğer hastalığına sebep olabilir.Вдишването на наночастици и нановлакна може да доведе до редица белодробни заболявания включително фиброза.
Bütün cep telefonu operatörleri çekmektedir.Има покритие на всички мобилни оператори.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Той е прочут с бързината си.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Наблюдава се умствено изоставане.
Yaptıkları işi webin fotoğrafını çekmek olarak adlandırmaktadırlar.По традиция продуктът на фотографията е наричан снимка.
Selge antik kentini Pamphylia' kentlerine bağlayan taş yollar dikkat çekmektedir.Тук са се фокусирали главните улици на Древния Филипопол.
İlgili Sayfalar