çekmek ile cümle
çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her filmi çekmek 30 gün alacak.Всичко строежа отнема 30 месеца.
Plovdiv'de kürek çekmek için tasarlanmış bir spor tesisidir.Гребната база в гр.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.Operacija je bila uspješna, međutim, obitelj Schuldiner se mučila financijski.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Pisanice su bojale djevojke.
Program sırasında, birkaç gün içinde şarkı için bir video klip çekmek istediğini ifade etti.Tijekom gostovanja potvrdila je kako će početi snimati videospot za nekoliko dana.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Redatelj Quentin Tarantino angažirao ga je tri puta.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Rečeno je kako trči nevjerojatnim brzinama.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.Iskusila sam da željeti trpljenje znači više nego trpjeti.
Büyük kafasıyla dikkat çekmektedir.Prepoznatljiv je po svojoj velikoj glavi.
Yılmaz Odabaşı, yazarlık uğraşının yanı sıra, fotoğraf çekmekte ve resim çizmektedir.Osim pisanja povremeno se bavio fotografijom i crtanjem.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Stoga je od velike važnosti pridržavati se sljedećih pravila.
Hafif endüstri şeker ve rom imalatı ile dikkati çekmektedir.Industrija se većinom bavi proizvodnjom šećera i ruma.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Bog – bez napora, on protresa sve stvari pomoću mišljenja svog uma.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.Ponekad prati ribarske brodove da sa njih pojede riblje iznutrice.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Država je čak, podržavala naseljavanje imigranata u ove dijelove Brazila iz više razloga.
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Danas privalči oko 100,000 posjetitelja svake godine.
Bu işleme "harbi çekmek" denir.Takav rad se nazivao tlakom.
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.Taktiež nie je možné simultánne tlačiť aj ťahať.
Gözlerinin çevresinde bir grilik dikkat çekmektedir.V očiach je okrúhla zrenica.
NASA fırlatışı önce Mart sonra da Eylül 1986'ya çekmek zorunda kaldı.NASA bola nútená odložiť dátum štartu až na 1. marec a potom na august 1986.
Film yönetmeni James Cameron kurtarma operasyonunun filmini çekmektedir.Záchranné práce natáča slávny režisér James Cameron.
Şelale ve çevresinde çok sayıda turist çekmektedir.Mestom a okolím prechádza množstvo turistických trás.
"Uyarlama senaryo çekmek istemezdim".Ale to ešte nebola záruka, že môj scenár vyberú.
Onlar çekmek veya bozonların yoğunlaşmasını alışverişinde birbirlerini iterler.Fermióny sa priťahujú alebo odpudzujú navzájom pomocou výmeny bozónov.
Bacağı bütün vücuttaki kanını çekmektedir.Pomáha srdcu pretláčať krv do celého tela.
Eyalet günümüzde festival kenti olarak anılmakta ve kaliteli şarabıyla birçok turistin ilgisini çekmektedir.Štát je známy festivalmi a výborným vínom.
Başına taktığı beyaz bandana ile dikkat çekmektedir.Bola pomenovaná podľa Bielych plies, ktoré v nej ležia.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Nebojte sa fotografovať farebne.
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.Vzorom bola pre ňu poľsko-francúzska vedkyňa Marie Curiová.
Yalnızlık çekmektedir.Ťažko znášajú samotu.
Nesirlerinde de mizah dikkati çekmektedir.Teraz prúdi rovnako aj v jeho žilách.
Son dönemde, demokratik anayasa üzerine çalışmalarıyla dikkat çekmektedir.V posledných chvíľach vraj hodnotil svoju vládu.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.Krajina bola otvorená aj voči návštevám cudzincov.
Kompleks, güzel ve iyi korunmuş Orta Çağ freskleriyle dikkat çekmektedir.Kompleks je zaslovel zaradi čudovitih, dobro ohranjenih srednjeveških fresk.
Yıllık 2 milyon ziyaretçi çekmektedir.Letno pritegne 2 milijona obiskovalcev.
Alzheimer hastalığından acı çekmektedir.Zdravljenje Alzheimerjeve bolezni.
Fotoğraf çeken telefonlar sayesinde fotoğraf çekmek günlük bir eylem haline gelmiştir.Z njim je fotografiranje Sonca postalo vsakdanja stvar.
Psikopati sözcüğü, Yunanca psych yani "zihin, ruh" ve pathos yani "dert, acı çekmek, hastalık"tan türemiştir.Beseda patologija je iz grščine πάθος, pathos, "čutiti, trpeti"; in -λογία, -logia.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Nihče ji nima ničesar očitati za vse razen za njeno katoliško vero."
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.Poleg Kircherja je egipčanske hieroglife raziskoval tudi francoski učenjak Nicolas Freret.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.Bolj ljubim čast, kot pa se bojim smrti.
Program sırasında, birkaç gün içinde şarkı için bir video klip çekmek istediğini ifade etti.Povedala je, da bodo čez nekaj dni začeli snemati videospot za novo prihajajočo pesem.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Glava je bila del plena četrte križarske vojne.
AVEA gamer bayırına çıkınca, VODAFONE Aktepeye çıkınca çekmektedir.Ko je Jupiter v periheliju, je vse obrnjeno.
Her filmi çekmek 30 gün alacak.Film traja vsega skupaj 30 sekund.
Bununla, onun yapıtlarındaki ayrıntı fazlalığına ve felsefi derinliğe dikkat çekmektedir.Ja, to res kaže na poglobljenost in strokovnost ustvarjalcev.
Buralar her yıl dünyanın birçok bölgesinden milyonlarca gezgini kendine çekmektedir.Vsako leto v svetišče poromajo milijoni ljudi z vsega sveta.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Iki 1997 metų Azija pritraukė kone pusę kapitalo srautų į besivystančias šalis.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Didelį dėmesį skyrė moterų paveikslams.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Aktorė laikosi liberalių pažiūrų.
Doğal ve tarihsel zenginlikleriyle ilgi çekmektedir.Tam įtakos turėjo gamtinės ir istorinės sąlygos.
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.Katės patraukė kačių mylėtojų dėmesį.
Doğada ve doğal malzemelerle eserlerini yaratmakta ve fotoğraflarını çekmektedir.Laisvalaikiu filmuoja ir fotografuoja gamtą.
Cinsellik konulu dizi, cüretkar ve bir o kadar da komik olan sohbetler ile dikkat çekmektedir.Humoras kalbant tiek apie juokingus, tiek ir apie rimtus dalykus.
Video kamera yalnızca video çekmek için özelleştirilmiş kameradır.Filmuoti galima tik nešiojama kamera.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Ji patiria persileidimą.
Nasyonal sosyalistler, yurt dışından turist çekmek için çalışmıştır.Užsienyje yra prašoma verslo partnerių atstovauti ūkio subjektą užsienyje.
Her filmi çekmek 30 gün alacak.Kiekvieną nuotrauką persiųsti užtruko apytiksliai 100 minučių.
Eğer kimseye kontur çekmek istemiyorsa “iyi”der.Jei teisingas žodis, pavyzdžiui, "užsiūti", tai "siūti" netinka.
En sevdiği şey ise insanları çekmek.Mėgstamiausias pomėgis – medžioklė.