çekmek ile cümle
çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Ia juga mempromosikan pengurapan wanita.
Burada "İngiltere ülkesi" terimine dikkati çekmek gerekmektedir.Hal ini mengakibatkan semakin meningkatnya rasa "nasionalisme Inggris".
Genellikle video klipler ve reklamlar çekmektedir.Ia juga sering membintangi sejumlah video klip dan iklan.
İlgi çekmek hoşuna gider.Aku harap mereka mempedulikannya.
Zira insanın yazgısı, Adem'in işlediği günahtan dolayı, sonsuz ceza çekmektir.Menurut Anselmus, Karena dosa itu berasal dari manusia, pengorbanan itu juga harus dilakukan oleh manusia.
Ayrıca köyde üç GSM şebekesi de çekmektedir.Di Desa ini juga terletak SMP Negeri 3 Cikupa.
Gsm şebekeleri de çekmektedir.Bintang-bintang PSM pun bermunculan.
Tükçeye Fransızcadan geçen sigar sözcüğünün kökeni ise Maya dilindeki "sik'ar" (tütün dumanı çekmek) fiilidir.Judulnya dalam bahasa Prancis adalah 'Les Cigares du Pharaon'.
Şarkı içerdiği edebi sözlerle dikkat çekmektedir.Dia sangat menjiwai lagu-lagu yang dinyanyikannya.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Kami perlu jajak pendapat ...
Başına taktığı beyaz bandana ile dikkat çekmektedir.Dia memiliki kerah putih tinggi yang terpasang di jubahnya.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Selama Konsili ia dianggap berpandangan liberal.
İlgi çekmek hoşuna gider.Giữ sự chú ý qua sở thích.
En sevdiği şey ise insanları çekmek.Con mồi ưa thích của chúng chính là con người.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Nó đã tổ chức một cuộc họp quốc tế vào năm 1992 tại Paris để đặt chủ đề trước thế giới và bắt đầu hành động.
Bölgesel olarak Avrupa birliği İsrail’in ihracat yaptıkları arasında başı çekmektedir.Tính theo vùng miền, Liên Minh châu Âu là điểm đến hàng đầu của các mặt hàng xuất khẩu của Israel.
Film yönetmeni James Cameron kurtarma operasyonunun filmini çekmektedir.Đạo diễn phim James Cameron đã quay lại cảnh hoạt động trục vớt.
Bir süre sonra reklam çekmekten sıkılan bu üçlü, bir korku filmi çekmeye karar verdi.Trong thời gian này, bộ ba chán làm quảng cáo và muốn làm một bộ phim kinh dị.
Her zaman kişisel filmler çekmek isterim, özel filmler değil.Đôi khi, tôi lại muốn xem bộ phim mà không có bộ phim ngắn.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Để không bị loại, các cô gái phải làm một bức ảnh chụp.
Özellikle Çin Halk Cumhuriyeti bu yatırımlarda başı çekmektedir.Công ty chủ yếu hoạt động ở Cộng hòa Nhân dân Trung Hoa.
Kazandığı parayı organik kimyaya ilgi çekmek için harcadı.Giải thưởng EMAS khen ngợi nỗ lực về bảo vệ môi trường được thực hiện bởi EMAS.
Yıllık 2 milyon ziyaretçi çekmektedir.Hàng năm tại đây thu hút khoảng 2 triệu khách đến thăm.
Invest in Finland ve diğer programlar yatırım çekmek istemektedir.フィンランドにおける投資と他の計画は投資を引き付けることを試みている。
Sancak gönderi: Kıç tarafa güverteden sancak çekmek için dikilmiş gönder.右舷側に舵を切ることを面舵という。
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.女性の絵描きを見下すような発言をしている。
İsimleri hem erkek hem dişilerin ürettiği misk kokusuna dikkati çekmektedir.そして男性の放出するものの味と匂いを知る。
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.メディアの注目を集めるにあたって、最も重要なのはそのアイデアそのものだった。
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.また同時に放つ事も可能。
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.博物館の企画は子供や若者に重点を置いている。
Günümüzde hentbol özellikle Avrupa kıtasında büyük ilgi çekmektedir.特に今日ではパブでのセッションが広く愛好されている。
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.種小名はフランス人植物学者Père Jean Marie Delavayに由来。
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.趣味は外国のダム鑑賞。
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^毎年、約10万人の来訪者がある。
En sevdiği şey ise insanları çekmek.好みのタイプは、引っ張ってくれる人。
Aygıttan video çekmek için iMovie (sürüm 4 ve sonrası) da kullanılabilir.iMovie 4及びそれ以降のバージョンでは iSightからの映像を取り込んで加工する事ができる。
Yıllık 500.000'den fazla ziyaretçi çekmektedir.そして1年に50万以上の訪問者がある。
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.一方でエドワードの言うことは素直に聞いている。
Arkadaşlarıyla birlikte kısa film çekmek ve yazmayı seviyor.友人と外食したり映画に行ったりするのが好きだ。
Yonca bunların başını çekmektedir.陽子は深々と頭を下げる。
Bunun dışında, okuyucunun dikkatini çekmek için bu unsur zekice önceden ima edilebilir.^ 展開的には読者に考えさせるため、あえて不明にしているとも受け取れる描き方ではある。
Yüzündeki beyaz boyasıyla dikkat çekmektedir.顔の中央を白く塗るのが特徴。
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.母に作ってもらった猫のぬいぐるみを大切に持っている。
Hayatı boyunca dikkat çekmek ve saygı görmek için çabalıyor." diyor.彼はある種の尊敬と注目を集めるために人生の全てを捧げた」と述べた。
Ziyarete açık olan kubbe pek çok turistin ilgisini çekmektedir.大規模なクアパークのライトアップが多くの訪問客を惹きつける。
Dedektif Diyaz öfke kontrolü konusunda sıkıntılar çekmektedir.知的障害者は、怒りの制御に苦労する場合がある。
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.長髪をたなびかせていた。
Sınıftaki huzursuz kızlar arasında kendini yetiştirmekte büyük zorluk çekmektedir.クラスで孤立していく真彩のことを心配している。
Şehirde önemli iki ekonomik sektör ilgiyi çekmektedir.経済の領域においては二つのことが非常に重要である。
Basta Kissik Vadisi olmak üzere doğal güzellikleri dikkat çekmektedir.小笠山の自然風景を観察できる。
Kupa çekmek (bardak çekmek): Anadoluda eski bir halk tedavi yöntemi.民間療法(みんかんりょうほう)とは、古くから民間で見出され伝承されてきた方法によって行う治療法のことである。
Ateşleme için çanta dışındaki pimi çekmek yeterli oluyordu.このピンは撃針が前に飛び出すのを防止するための物だった。
Mağaralar ortalama 25 metreden uzunluklarıyla dikkat çekmektedirler.樹高は25m程度に達する中型種。
Yaşamak, acı çekmektir.生きることは苦しむこと。
Şehir ve çevresindeki verimli kaynaklar binlerce yıldır insanları şehre çekmektedir.位於城市和其周圍的豐富泉水在這數千年來吸引不少人來居住。
NASA fırlatışı önce Mart sonra da Eylül 1986'ya çekmek zorunda kaldı.NASA被迫延後發射日期,先延至1986年3月,然後又延至1986年9月。
Geniş kabiniyle dikkat çekmektedir.擁有銳角般的外觀。
En sevdiği şey ise insanları çekmek.他最喜歡的事情就是激怒大家。
Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir.上映一直會放聲大笑!
İkisi de hem aşıktır, hem de girdikleri çıkmazda acı çekmektedir.二人懼且怒,遣人結張璁,謀去重。