çekmek ile cümle
çekmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne var ki, Pan Afrikan Kongresi eylemi on gün öne çekmek istemiştir.Texasin kongressi oli hyväksynyt osavaltioksi tulemisen yhdeksän kuukautta aikaisemmin.
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Paikalla käy noin 100 000 vierailijaa vuosittain.
Brookers, 9 yaşından beri video çekmektedir.Sanders on näytellyt televisiosarjoissa 9-vuotiaasta asti.
En az altmış üyesi olduğu düşünülmekte ve Ülker yıldız kümesine benzerliğiyle dikkati çekmektedir.Tähtiä joukossa on ainakin 60, ja se muistuttaa kooltaan ja iältään hyvin paljon Seulasia.
2012 yılından beri eğlence ve oyun içerikli videolar çekmektedir.Tammikuusta 2010 alkaen pelin keskusteluja ja siihen ladattuja videoita on valvottu jatkuvasti.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Nyt murhaajan paljastaminen on entistäkin tärkeämpää.
Öncelikle, her şeyden elini eteğini çekmek gerekliydi.Oli tärkeää käyttää kaikki, mitä saatiin käsiin.
Bu albümde sebzeler dünyasına dikkat çekmek istedi.Tämä artikkeli käsittelee Audioslaven albumia.
Fotoğraf çekmek istiyorum.Haluan ottaa valokuvia.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Έγινε διεθνής συνάντηση, επίσης, το 1992 στο Παρίσι ώστε να δημοσιοποιηθεί το θέμα και να αναληφθεί δράση.
Dahası, Dünya'da atmosferin bileşiminin de fiilen sabit kaldığına dikkat çekmektedir. ^ Bkz.Επιπρόσθετα, παρατήρησε, η ατμοσφαιρική σύσταση της Γης είναι σταθερή.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Η πόλη επίσης, στεγάζει μετανάστες από διάφορα μέρη της Τανζανίας.
Yöre, katedralleriyle dikkat çekmektedir.Στην πόλη δεσπόζει ο καθεδρικός ναός της.
22 Eylül 2012'de, cezasını çekmek üzere tutuklandı ve Evin Cezaevi'ne nakledildi.Στις 16 Ιουλίου του 2007 συνελήφθη στην οικία της και οδηγήθηκε να δικαστεί στην Ντάκα.
Kısa zamanda hızlanmasıyla dikkat çekmektedir.Ιδιαίτερα εντυπωσιακή είναι η επιτάχυνση σε αυτήν την ταχύτητα μέσα σε ελάχιστο χρόνο.
Ayrıca, mahalle batısında ve güneyinde Çekmeköy ilçesiyle de sınırdaştır.Επίσης, τόσο στα ανατολικά του όσο και στα δυτικά του έχει ανοιχτά μέτωπα.
Yeni Cami, geniş ana mekanı, cemaat yeri revakları ile dikkati çekmektedir.Η Κάπιτολ, η εξαιρετικά προηγμένη μητρόπολη, ασκεί πολιτικό έλεγχο στην υπόλοιπη χώρα.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Υπήρξε γνωστός για τις φιλελεύθερες θέσεις του.
Edis, ilk şarkısını "muhtemelen ilgi çekmek amacıyla" 10 yaşındayken yazdı.Έγραψε τα πρώτα της τραγούδια σε ηλικία 10 ετών, τα οποίο είχαν ύφος παραμυθιού.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Η απανθρωπιά τους υπερέβη κάθε φαντασία σκληρότητας».
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Προσελκύει όλο το χρόνο χιλιάδες επισκέπτες.
Gaga "Provokatif olmak sadece insanların dikkatlerini çekmek için değildir."At provokere handler ikke kun om at få folks opmærksomhed.
"Uyarlama senaryo çekmek istemezdim"."Vi var ikke ude på at skrive pladekontrakt.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.Hoben domineres af varme blå stjerner som er dannet inden for de sidste 100 millioner år.
Peter Jackson ve Fran Walsh, The Hobbit filmini çekmekle 1995 yılında ilgilenmeye başladı.Peter Jackson og Fran Walsh havde interesse i at virkeliggøre Hobbitten allerede i året 1995.
Cep telefonları da çekmektedir.Også telefonrelæer har været benyttet.
Bölgenin kendine özgü doğası ve kültürel yapısı, çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekmektedir.Rügens specielle natur- og kulturlandskab tiltrækker mange turister.
Yalnızlık çekmektedir.Singlen floppede.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Han var altid let genkendelig med sit lange hår.
Çöküntüler ve sel yarıkları da dikkati çekmektedir.Halve indsigter og konturerne af et liv tegnes.
Konutlaşmada bu durum özellikle dikkat çekmektedir.Denne adfærd foregår især i skumringen.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Straffen blev lagt til hans sluttid i løbet.
Kompleks, güzel ve iyi korunmuş Orta Çağ freskleriyle dikkat çekmektedir.Den har en stor og velbevaret middelalderbykerne.
Özellikle müzik sektöründe ve listelerinde ilgi çekmek isteyenler için tasarlanmıştır.Listen er især beregnet for musikbranchen og dem, der har en interesse i hitlister.
Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir.Satrup Herreds våbenbillede er en le.
İlgi çekmek hoşuna gider.Han elsker at blive lagt mærke til.
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.Museets formål er at inspirere industrien.
Bu bilim merkezleri her yıl 300 milyonun üzerinde ziyaretçi çekmektedir.Antallet af besøg af disse skibe er op til 300 hver år.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.Stjernehopen er dominert av varme blå stjerner, som er blitt dannet i de siste 100 millioner år.
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.Oppmerksomheten fra media gjorde henne enda mer kjent.
Yapıların örtü sistemlerinde ise ikili bir durum dikkati çekmektedir.Utviklingsarbeidet i prosjektmenighetene har et dobbelt sikte.
Yıllık 500.000'den fazla ziyaretçi çekmektedir.Utstillingen har over 500 000 besøkende hvert år.
Doria ilk olarak Türkleri denize çekmek üzere tasarlanmış birkaç manevra gerçekleştirdi.Henrik planla først en rask sjøreise.
Şehrin 30 km kuzeyinde ise "Ventspils Uluslararası Radyo Astronomi Merkezi (VIRAC) ilgi çekmektedir.30 kilometer nord for Ventspils finnes en tidligere sovjetisk radioastronomisk installasjon.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Hun hadde også tatt til orde opptak av kvinner.
Özellikle, Doğuş Katedrali ile dikkat çekmektedir.Spesielt er det verdt å få med seg katedralen.
İlin bu nitellikleri her yıl çok sayıda turisti ilde bulunan olağandan değişik doğa niteliklerine çekmektedir.Antall språkbrukere synker fra år til år grunnet naturlig frafall av språkbrukere.
Başına taktığı beyaz bandana ile dikkat çekmektedir.Det siktes da til den hvite flekken fuglen har på hodet.
Şimdi cezamızı çekmek zorundayız...Men det endelige oppgjøret venter...
Gelecekteki Viking Rollo ile başlayan olaylara dikkat çekmek önemlidir.Se alle artikler som begynner med Wollert Konow.
Bu işlemede battal çekmek denirdi.Planen var å plassere et batteri der.
As: Oyuncu yere as attığında kendi hariç tüm oyuncular bir ek kart çekmek zorundadır.Hvis en spiller legger på et ess, må alle andre spillere trekke et kort hver.
Olup biteni anlamakta güçlük çekmektedir.Det er vanskelig for meg å forstå det.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Quentin Tarantino debuterte med filmen De hensynsløse.
Göç edilen iller arasında başı İstanbul ve Kocaeli çekmektedir.Bygda ligger mellom bygdene Igeldas og Stabbursnes.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Byen har også bussforbindelse til andre byer i Brasil.
Brookers, 9 yaşından beri video çekmektedir.Brodack telah membuat video sejak ia berusia 9 tahun.
Özellikle, Doğuş Katedrali ile dikkat çekmektedir.Kota ini terkenal terutama oleh situs Katedral Kelahiran.
1997 yılına kadar Asya, gelişmekte olan ülkelere akan sermayenin neredeyse yarısına yakınını çekmekteydi.Sebelum tahun 1999, Asia menarik hampir separuh arus modal ke negara berkembang.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.Balapan tersebut menarik pembalap dari seluruh dunia.