çekme ile cümle
çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.אכפת לו מאוד מן השיער שלו.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Отличава се с либерални възгледи.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.1971 г. – Виетнамската война: Австралия и Нова Зеландия изтеглят своите войски от Виетнам.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Голям е и броят на преселниците от други части на Бразилия.
Gallu demonları, talihsiz mağduları yeraltına çekmektedir.Демоните Галлу отвежда жертвите от злополуки в подземния свят.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.В купа преобладават млади сини звезди, образувани в последните 100 милиона години.
Günümüzde kentteki tarihi kazılarda bulunan yapılar turistik ilgi çekmektedir.В днешно време останалите исторически обекти около града привличат туристи.
Osmanlı kuvvetleri bütün hatlarını Rusçuk-Kadakyoy arasındaki mevkiye çekmek zorunda kaldı.Противникът е принуден да се изтегли от цялата линия към направлението Русе – Кадъкьой.
Orphe bakışlarını sevgili eşinden uzak tutmakta güçlük çekmektedir.Той не може да откъсне погледа си от любимата.
Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.Тя трябва да достави удоволствие на читателя.
Bu olay ilk başlarda pek dikkat çekmedi.Отначало ние не забелязахме нищо особено.
İster Şeytana ister Tanrıya inansınlar onlar kendilerini geri çekme nedenleridir."Вие същества, ако искате да сте щастливи, доверете му се!”
Ama ta yaşlığına kadar uzaklıkta bulunan insan figürlerinin nasıl perspektife alınacağında zorluk çekmekteydi.Но може да бъде зададен въпроса, дали интереса към градските изгледи не е много по-стар.
Bu iki konuşmayı sayısız gösterimler takip eder ve Marconi uluslararası dikkatleri üzerine çekmeye başlar.С тази шега двамата си резменят няколко реплики и Аристофан започва своето изложение.
Çekme gerilmesi Hooke kanunu Elastisite modülüМодул на срязване Закон на Хук Твърдост
Bir çekme sisteminde her bir ürün montaj prosesinin başlangıcı, başka bir ürünün bitişi ile tetiklenir.По време на всеки спринт екипът създава завършени парчета от даден продукт.
2005 yılında yapılan araştırmaya göre Afrika'da yaklaşık 380 milyon insan kıtlık çekmektedir.По данни на ООН през 2005 около 850 милиона души страдат от хронично недохранване.
Son zamanlarda, bu yöntem çeşitli nedenlerden dolayı tepki çekmektedir.В днешно време тази теория е ревизирана по няколко причини.
Uçuşan nanoparçacıkları ve nanofiberleri içine çekmek fibröz gibi birçok akciğer hastalığına sebep olabilir.Вдишването на наночастици и нановлакна може да доведе до редица белодробни заболявания включително фиброза.
Bütün cep telefonu operatörleri çekmektedir.Има покритие на всички мобилни оператори.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Той е прочут с бързината си.
Grup bu performansı ile epey dikkat çekmeyi başardı.Освен това, групата възприема доста бързо тези влияния.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Наблюдава се умствено изоставане.
Yaptıkları işi webin fotoğrafını çekmek olarak adlandırmaktadırlar.По традиция продуктът на фотографията е наричан снимка.
Örnek olarak onaltıncı yüzyıldan beri saray İç çekme Köprüsü'yle hapishaneye bağlanmıştır.През първата половина на ХХ век, към църквата е пристроен притвор с камбанария.
Bugünkü Büyük Çekmece yakınlarına kadar ulaşmıştır.Мястото на церемонията е близо до днешното кметство.
Pratyahara ("Tecrit"): Dış nesnelerden duyu organlarını geri çekmedir.Пратяхара: отдръпване на сетивата от външни обекти.
Selge antik kentini Pamphylia' kentlerine bağlayan taş yollar dikkat çekmektedir.Тук са се фокусирали главните улици на Древния Филипопол.
Her filmi çekmek 30 gün alacak.Всичко строежа отнема 30 месеца.
Plovdiv'de kürek çekmek için tasarlanmış bir spor tesisidir.Гребната база в гр.
Frank her şeyi bırakarak hapishanede cezasını çekmeye başlar, Carl da ara sıra onu ziyaret etmektedir.Frank odustaje i biva osuđen na zatvorsku kaznu, dok mu s vremena na vrijeme u posjet dolazi Carl.
Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır.Ne uspijeva uloviti pažnju slušatelja.
Ameliyat başarılı geçer; fakat Schuldiner ailesi maddi güçlükler çekmektedir.Operacija je bila uspješna, međutim, obitelj Schuldiner se mučila financijski.
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.CBS je bio zainteresiran za produciranje filma Batman in Outer Space.
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.Isključeni su jedino oni, koji se ne odazovu pozivu.
Ayrıca Kastamonu çekme helvası da çok sevilmektedir.Također jako voli svog plišanog medvjedića Pucka.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Pisanice su bojale djevojke.
Program sırasında, birkaç gün içinde şarkı için bir video klip çekmek istediğini ifade etti.Tijekom gostovanja potvrdila je kako će početi snimati videospot za nekoliko dana.
Varg Vikernes, bu resmi kendisinin çekmediğini iddia eder.Ali Varg Vikernes razumio je to kao pravu prijetnju.
Quentin Tarantino üçlemeyi filme çekmek konusunda ilgisini dile getidi.Redatelj Quentin Tarantino angažirao ga je tri puta.
Disney seriyi filme çekmeyi planlamıştır.Naređuje Madisonu da snimi film.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.U slobodno vrijeme voli štrikati, čitati i provoditi vrijeme sa svojim prijateljima i obitelji.
Daha sonraki yıllarında Parkinson hastalığından da acı çekmeye başlamıştır.Posljednjih godina svog života patila je i od Parkinsonove bolesti.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Rečeno je kako trči nevjerojatnim brzinama.
Rick, kızı bulur fakat aylakları geri çekmeye çalışırken onu kaybeder.Rick ju uskoro pronađe, ali opet izgubi nakon što pokuša odvući s nje pažnju nadolazećih zombija.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.Iskusila sam da željeti trpljenje znači više nego trpjeti.
Büyük kafasıyla dikkat çekmektedir.Prepoznatljiv je po svojoj velikoj glavi.
Bundan sonraki her kart çekme aşamasında ise yalnızca tur oyuncusu bir kart çeker.Nakon toga svaki igrač iz špila izvuče jednu karticu zadataka.
Yılmaz Odabaşı, yazarlık uğraşının yanı sıra, fotoğraf çekmekte ve resim çizmektedir.Osim pisanja povremeno se bavio fotografijom i crtanjem.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Stoga je od velike važnosti pridržavati se sljedećih pravila.
2000'lerin başında Erener, "Kumsalda" ve "Kendime Yeni Bir Ben Lazım" şarkılarıyla dikkat çekmeye devam etti.Za vrijeme Glee turneje Heather je nastupila s pjesmom "I'm a Slave 4 U".
Hafif endüstri şeker ve rom imalatı ile dikkati çekmektedir.Industrija se većinom bavi proizvodnjom šećera i ruma.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Bog – bez napora, on protresa sve stvari pomoću mišljenja svog uma.
İlk kez yedi - sekiz yaşlarındayken film çekmeye merak saldı.Prvi put su vidjeli film kad im je bilo sedam, tj. deset godina.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.Ponekad prati ribarske brodove da sa njih pojede riblje iznutrice.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Država je čak, podržavala naseljavanje imigranata u ove dijelove Brazila iz više razloga.
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^Danas privalči oko 100,000 posjetitelja svake godine.
Bu durum alaşımın vuruş ve çekme dayanımını artırır.Kroz seriju pratimo njezin emocionalni pad i uspon.
Bu işleme "harbi çekmek" denir.Takav rad se nazivao tlakom.
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.Taktiež nie je možné simultánne tlačiť aj ťahať.
İlgili Sayfalar