çekme ile cümle
çekme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğraf çekmeye 26 yaşında hobi olarak başladı.Thời điểm bắt đầu câu chuyện được 26 tuổi.
Bir süre sonra reklam çekmekten sıkılan bu üçlü, bir korku filmi çekmeye karar verdi.Trong thời gian này, bộ ba chán làm quảng cáo và muốn làm một bộ phim kinh dị.
Her zaman kişisel filmler çekmek isterim, özel filmler değil.Đôi khi, tôi lại muốn xem bộ phim mà không có bộ phim ngắn.
Uçağın gövdesinden geriye kalanlar maceraperestlerin ilgisini çekme ihtimaline karşı yakıldı.Những phần còn lại của thân máy bay bị đốt để chống những người tò mò đến tham quan.
Herkesin kafasında çekmeceler var.Nam giới có một đĩa hút trên mỗi đầu.
Yine bu dönemden itibaren oyun günümüzdekine çok benzeyen kendinden çekmeceli modele dönüştürülmüştür.Không hiểu từ khi nào nó trở thành những con bài bằng chất liệu cứng như hiện nay.
Çekme sırası pot 1 ile başladı ve pot 4 ile bitti.Lễ bốc thăm liên tục được bắt đầu với nhóm 1 và được kết thúc với nhóm 4.
Hali hazırdaki hedef, Başkan Richard Nixon'ın orduyu geri çekme kararı ile ters dönmüş oluyordu.Vụ này dẫn đến việc tổng thống Richard Nixon phải từ chức.
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.Để không bị loại, các cô gái phải làm một bức ảnh chụp.
Özellikle Çin Halk Cumhuriyeti bu yatırımlarda başı çekmektedir.Công ty chủ yếu hoạt động ở Cộng hòa Nhân dân Trung Hoa.
Cep telefonu çekmemektedir.Ôi, không!" trước khi điện thoại bị tắt.
Niye bu dikkatimi çekmelidir?Tại sao điều này xác định tôi?
Buna karşın hiçbir zaman bir çizgi roman kahramanı uyarlaması film çekmedi.Sau đó, ông không hề xuất hiện trong tiểu thuyết Anh hùng xạ điêu.
Kazandığı parayı organik kimyaya ilgi çekmek için harcadı.Giải thưởng EMAS khen ngợi nỗ lực về bảo vệ môi trường được thực hiện bởi EMAS.
Yıllık 2 milyon ziyaretçi çekmektedir.Hàng năm tại đây thu hút khoảng 2 triệu khách đến thăm.
Hızlı başlatma, odaklanma ve çekme.720p HD kameraya kaydına sahiptir.Điều đáng chú ý nhất đây là điện thoại đầu tiên có thể phát và quay 720p HD.
Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır.Tấn Bỉ ý không chịu nghe theo.
Ayrıca Kastamonu çekme helvası da çok sevilmektedir.Cô bé cũng rất mến mộ Trạng Tí.
Invest in Finland ve diğer programlar yatırım çekmek istemektedir.フィンランドにおける投資と他の計画は投資を引き付けることを試みている。
Ta-Ha suresi 'Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik' sözleriyle başlar.この恐るべき事実は諸君がよく考へなければならないことであり我等は誓つてこのことが絶対事実であることを保証するものである。
CBS de "Batman in Outer Space" adlı bir filmi çekmeyi tasarlıyordu.CBSは『Batman in Outer Space』の映画の製作に興味を抱いていた。
"Birlikte prova yapmışlardı; ama henüz birlikte hiçbir şey çekmemişlerdi.毅然とした態度で臨むも関羽らに受け入れられることはなかった。
Bu namazı kılanlar mahşer sıkıntısı çekmezler.また礼拝が世俗の豪華さに妨げられないようになっている。
Sancak gönderi: Kıç tarafa güverteden sancak çekmek için dikilmiş gönder.右舷側に舵を切ることを面舵という。
Ancak taşıdıkları suyun azlıklarından dolayı fazlaca dikkat çekmemektedirler.降水量は多く、明瞭な乾季は見られない。
Bense kadınların resmini çekmekten korkarım.女性の絵描きを見下すような発言をしている。
Şarkıyı duyduğumda çekmem gereken şeyin bu olduğunu düşündüm."「僕がやりたかったのは、こういう音楽」と感じたものと思われる。
İsimleri hem erkek hem dişilerin ürettiği misk kokusuna dikkati çekmektedir.そして男性の放出するものの味と匂いを知る。
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.1971年 - ベトナム戦争: オーストラリア・ニュージーランドがベトナムからの撤兵を宣言。
O çekmecelerden birine girmiyorsanız hemen damgalanıyorsunuz.この時、1人でも乗り込めなかったら失格になる。
Böylece medyanın dikkatini çekmek zapin kendisinden daha önemli oldu.メディアの注目を集めるにあたって、最も重要なのはそのアイデアそのものだった。
Dikkat çekmemek için ışın kılıcını saklamaktadır.光の宿っていない虚ろな目をしている。
Son çekmecesinde Muhammed'in portresini görünce Mekkeliler şaşırır.最後の戸を開けると、そこにはムハンマドの肖像画があったので、メッカの人は驚いたのだった。
Deniz topçuluğundaki başarılarıyla dikkat çekmeyi başarır.見事野砲陣地奪取を成功させる。
Oysa bu yazılar insanların dikkatini çekmez.しかし、その警告の言葉は人間にはよく分からない。
Çocuklarda ise bir ilgi çekme yolunu yansıtabilir.その子によって興味を示すものがある。
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.精神疾患を抱えていることは疑いようがなく、法廷に出頭したり裁判を受ける能力もない。
Aynı anda itip çekmek de mümkün değildir.また同時に放つ事も可能。
Üzülmeyi ve acı çekmeyi sever.涙や悲しみが大嫌い。
Çünkü müzenin hedefi çocukların ilgisini çekmektir.博物館の企画は子供や若者に重点を置いている。
Bu süre içerisinde dikkat çekmemesi için bir klonu yapıldı.クローンとして造られたため、今までの記憶がない。
Günümüzde hentbol özellikle Avrupa kıtasında büyük ilgi çekmektedir.特に今日ではパブでのセッションが広く愛好されている。
Bunlar arasında genç bir Fransız öğrenci Marie Jaell dikkat çekmektedir.種小名はフランス人植物学者Père Jean Marie Delavayに由来。
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.趣味は外国のダム鑑賞。
Her yıl yaklaşık 100.000 ziyaretçi çekmektedir. ^毎年、約10万人の来訪者がある。
Görünüşe göre bu kitap herhangi bir dinsel açıdan kitaba karşı tepki çekmemek için yazılmıştı.この文献では帝の後の一文字が読めないため、あらゆる仮説が出されている。
Iaijutsu: Kılıcı kınından çekme ve kınına sokma sanatı.また剣の使い手であり剣先から邪気を放つこともできる。
En sevdiği şey ise insanları çekmek.好みのタイプは、引っ張ってくれる人。
Bu olay ilk başlarda pek dikkat çekmedi.まあ、だから後先全く考えてなかった。
Dustür Partisi olayı prostesto etmek için telgraflar çekmeye başladı.ミサトは、事態の打開をすべく、象形文字の解読に取りかかった。
Geçmişteki idam yöntemlerinde acı çekmeyle ilgili minik kuşkular olmuştur.以前体罰問題で処罰されてしまった経験がある。
Aygıttan video çekmek için iMovie (sürüm 4 ve sonrası) da kullanılabilir.iMovie 4及びそれ以降のバージョンでは iSightからの映像を取り込んで加工する事ができる。
O sırada ilgi çekmeyen albüm, ancak grubun ünlenmesinden sonra tekrar yayımlandığında başarılı olmuştur.)結婚後アルバムを発表していなかったところに突如ベストアルバムがリリースされたことで当時話題になった。
Yıllık 500.000'den fazla ziyaretçi çekmektedir.そして1年に50万以上の訪問者がある。
Edward bu sırada vicdan azabı çekmektedir.一方でエドワードの言うことは素直に聞いている。
Arkadaşlarıyla birlikte kısa film çekmek ve yazmayı seviyor.友人と外食したり映画に行ったりするのが好きだ。
Herkesin kafasında çekmeceler var.全員顔に入れ墨がある。
Sinekleri çekmemek için çukura ışık girmesi önlenmelidir.建物の外気を取り込む場合に蚊や蝿が侵入するのを防ぐ目的で使われる。
Bulunduğu rehabilitasyon merkezinden izin alarak teklinin klibini çekmeye gitti.暖房装置を直すために戸外へ出てきた彼を警察は逮捕した。
Yonca bunların başını çekmektedir.陽子は深々と頭を下げる。
İlgili Sayfalar